Cumartesi, Nisan 30, 2016

Kur'ân-ı Kerîm'e Hürmet

Her zaman söylerim adımız müslüman ancak müslümanlıkla uzaktan yakından alakamız yok maalesef. Sözde müslümanız ancak özde müslümanlık yok. Ne taharetimiz tam, ne abdestimiz tam, ne de namazımız tam. Namazda okunacak duaları bile bilmeyen bir sürü sözde müslüman var.

Bir de müslüman olduğunu söyleyip de haramları hiç çekinmeden, haya etmeden, marifetmiş gibi işleyenler de var. Hatta o haramları işleyenler dışarıdan bakıldığında tesettürlü olanlar tarafından da rahatça işlenebiliyor. Bu arada tesettürü de sadece saçları kapatmak olarak algılayan sözde müslümanlarımız da var. Saçını kapatıyor ancak daracık pantolon giymekte, sigara içmekte beis görmüyor. Ahir zamanda yaşadığımızın her türlü kanıtı var maalesef. Hz. Allah başta nefsim olmak üzere hepimize ve de aşağıdaki videodaki gençlere hidayet nasip eylesin.


Şimdi gelelim asıl konumuza. Biraz önce haberleri okurken Karar.com haber sitesinde yeni başlamış olan Sevda Kuşun Kanadında filmi ile ilgili bir haber dikkatimi çekti. Bir İmam Hatip Lisesi'nde Kur'ân-ı Kerîm dersinin de geçtiği bir video vardı. Bu video ile aklıma daha önceleri de zaman zaman sorguladığım şu sorular geldi: Acaba İmam Hatip'lerde Kur'ân-ı Kerîm ve diğer dinî derslere girmeden önce abdest alınıyor mu? Abdest alınması için öğrencilere vakit veriliyor mu? Öğrencinin abdest alıp almadığı denetleniyor mu? Kur'ân-ı Kerîm normal bir kitap gibi mi görülüyor yoksa ona ayrı hürmet ediliyor mu? Bu ve benzeri sorular her zaman aklıma gelmiştir. Filmdeki o sahnede de Kur'ân-ı Kerîm okunurken içeriye hocalar giriyor ve Kur'ân-ı Kerîm önlerinde olmasına karşın öğrenciler ayağa kalkıyor. Hocalar da içeriye girdiğinde ayakta olduğu için Kur'ân-ı Kerîmler göbeklerinden aşağıda kalıyor. Biz Kur'ân-ı Kerîm göbekten aşağıda tutulmaz diye terbiye edildik. Mukaddesata hürmet etmemiz gerektiği öğretildi bizlere. Ancak aşağıdaki videoda göreceksiniz ki maalesef Kur'ân-ı Kerîm ayaktakilerin göbeklerinden aşağıda kalıyor. Suudi Arabistan'ın onca zenginliğine rağmen gelişememesinin tek sebebi Kur'ân-ı Kerîm'e saygı göstermemelerindendir. Kur'ân-ı Kerîm'i yastık niyetine kullanmaktan bile haya etmezler çünkü.


Yukarıdaki sorularım ile ilgili bilgisi olanlar cevap yazabilirse sevinirim. Hz. Allah bizleri hakikî müslümanlardan eylesin.

Pazartesi, Nisan 11, 2016

TTNet Informer'dan Mail Geldi
8 Nisan'da mail adresime TTnet Informer'dan "Hesabınıza Borç Kaydedilmiştir" başlıklı aşağıdaki mail geldi:


Maili alır almaz mailde de geçen 444 1 444 Türk Telekom Müşteri Hizmetleri'ni aradım. Çünkü ben bireysel bir kullanıcıyım ve faturalarımı zamanında ödemeye çalışan birisiyim. Ki bu kadar yüksek bir kullanımım da yok zaten. Telefonun karşı ucundaki bayana derdimi anlattım. Hesap numarasını söyledim ancak 821 ile başlayan bir hesap numarası Türk Telekom'a ait değil dedi. Yanlışlıkla mı gönderildi acaba dediğimde ise dediğim gibi Türk Telekom Sabit İnternet bölümünde 821 olarak başlayan hesap numarası yok belki diğer Türk Telekom servislerinde vardır dedi. Ben de sadece sabit internet kullandığımı söyledim. Sonra benim bilgilerim üzerinden benim internet ve telefon bilgilerime erişti ve sizin normal faturanız gözüküyor, böyle bir borcunuz yok dedi. Mailde ne yazıyor dediğinde hemen telefondan okumaya başladım. Okurken Şubat borcu demesi dikkatimi çekince hemen gönderen kısmına baktım. Mail uretim@koctekkablo.com adresinden gelmiş. Hemen engelleyip kara listeye aldım. Bayana da bu bilgiyi yetkililerle paylaşmasını istedim.

Eve geldiğimde maili dikkatlice inceleyince içinde bulunan birkaç efatura için tıklama linkinin farklı yerlere götürebileceğini düşündüğüm için hiç tıklamadım. 


Yukarıda sarı ile işaretlediğim adres efatura.ttnet.com.tr adresi üzerine imleci getirdiğimde çıkan adres. Tıklamadım ancak tehlikeli olabileceğini tahmin edebiliyorum.

Siz de bu tarz gelen mailleri dikkatlice inceleyip ona göre hareket ediniz. 

Cumartesi, Nisan 09, 2016

Bozüyük Çalı Otel 7,9/10
Bozüyük'te konaklanabilecek birkaç otel seçeneği vardı ve aynı firmaya ait Grand Çalı Otel'deki resepsiyonistin konuşmalarını beğenmediğim için Çalı Otel'i tercih ettim. Booking.com'da 10 üzerinden 7,9 puan almış iyi bir otel.

Bilgi alıp rezervasyon yaptırmak için oteli aradığımda telefona çıkan bayan çok ilgili davrandı. 7 Nisan Regâib Kandili gecesi konakladım otelde ve o gece de oruç tutmak için niyetlenecektim. Bunu ilettiğimde gece bana özel bir tabak hazırlayacaklarını söylediler. Benden sonraki arkadaşıma da bilgi vereceğim zaten dedi telefonda bayan.

Otele giriş yaptığımda resepsiyonda başka bir bayan vardı. O da çok ilgili davrandı ve gece bana tabak hazırlanacağını söyledi. Teşekkür edip 207 No'lu odaya çıktık. Halletmem gereken işlerim olduğu için iftar vaktine kadar internet kullanmam gerekecekti. İnterneti ilk açtığımda biraz aksaklık vardı ancak sonradan hiçbir sorun kalmadı. Oda gerçekten çok temizdi ve çok güzel kokuyordu.

Oteldeki tek sıkıntım elektrik tesisatı ile oldu. Banyonun havalandırması ile ışığı tek düğmeden açılıyor ancak havalandırma aşırı derecede rahatsız edici bir şekilde çalışıyordu. Ayrıca odadaki prizlerden birçoğu çalışmıyordu. iPad'imi ilk taktığım priz hiç çalışmadı. Sonrasında başka bir prize taktım ve çalıştığını görünce de bıraktım. Sabah kalktığımda şarj olmadığını görünce çok zor bir günün beni beklediğini anladım. Otel yönetiminin 207 No'lu odanın elektrik tesisatına baktırması gerekiyor.

Odadaki diğer ilginç bir ayrıntı ise klozetin tam duvar dibinde olması. Aşırı kilosu olan birisi kesinlikle o klozete oturamaz. Bunu yapan adam hiç mi düşünmedi acaba bunu. :)

Gece uyanamadığım için maalesef kahvaltı (sahur tabağı) hakkında yorum yapamayacağım ancak sabah çıkışta benim için tabak hazırlandığını, ancak uyandırma taleplerini olumsuz yanıtladığım için rahatsız etmediklerinin bilgisini vermeleri bile işlerini ne kadar iyi takip ettiklerini gösteriyordu. Otel personelinin bu denli özenli çalışmaları hoşuma gitti açıkçası.

Bozüyük civarında konaklamanız gerekirse bu oteli tercih edebilirsiniz.

Pazartesi, Nisan 04, 2016

Nisan Yağmurlarının Şifası

Nisan ayının 14'ünde başlar, Mayıs ayının 14'ünde biter. Bu zaman içinde yağan yağmurlara “Nîsân yağmuru” denir ve çok faydalıdır.

Yılanların zehri, balıkların incisi hatta bal arısının balı gibi pek çok harikulade nimet hep bu yağmurun suyundan oluşur.

Nisan yağmuru zahmetlere rahmet, dertlere devâ, hastalara şifâdır.

Sular içerisinde en saf su Nisan yağmurunun suyudur.

Nisan yağmuru ile çalınan yoğurt tutar. (Tecrübe ile de sabittir.)

Nisan yağmurunda ıslanan yeni elbise çürümez.

Saç dökülmez.

Hele okunan Nisan yağmuru suyu, Allâh’ın izniyle sar’a hastalığına şifâ, ruh hastalıklarına deva, ağrılara karşı çok yararlıdır.

Hattâ: “Çocuğu olmayan kimse bundan içerse, biiznillâh çocuğu olur” denilmiştir. EbusSuud Efendi bu konuya temasla diyor ki: “Bu, içen kimseye faydalıdır; bütün hastalık ve ağrılara karşı yararlıdır. Hattâ çocuğu olmayan kimse bundan içerse (biiznillâh) çocuğu olur."

Kim bu sudan bir takım maksat ve arzularının meydana gelmesi niyetiyle içerse arzusu yerine gelir

İbn-i Ömer (r.a.)'ın rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamberimiz (a.s.) şöyle buyurmuşlardır:

Nefsim yed-i kudretinde musahhar olan Allâh-ü Teâlâ’ya yemîn ederim ki, bana Cebrâîl (a.s.) gelip şöyle haber verdi. Kim Nisan yağmurundan bir miktar alır sonra ona 70 Fâtiha-ı Şerîfe, 70 Âyet-ül Kürsî, 70 İhlâs-ı Şerîf, 70 Felâk ve 70 Nâs Sûresi okur ve o sudan yedi gün peş peşe sabahları (aç karnına) içerse, Allâh-ü Teâlâ o kimsenin cesedindeki, hattâ damarlarındaki, kanlarındaki, etlerindeki ve âzâlarının cemisindeki bütün dertleri çıkarır ona âfiyet ihsân eder.

********************

Nisan Yağmuruna Okunacak Duâ ve Sûreler:

1- Salavât-ı Şerîfe 70 defa,

2- İstiğfâr-ı Şerîf 70 defa,

3- Fâtiha-ı Şerîfe 70 defa,

4- Âyet-ül Kürsî 70 defa,

5- Lekad câ eküm 70 defa,

6- Yasîn-i Şerîf 1 defa,

7- Elem neşrah leke 70 defa,

8- İnnâ enzelnâhü 70 defa,

9- Kâfirûn 70 defa,

10- İhlâs 70 defa,

11- Felak 70 defa,

12- Nâs 70 defa,

13- Sübhânallâhi vel hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber ve lâ havle ve lâ guvvete illâ billâhil aliyyil aziym 70 defa,

14- Lâ havle ve lâ guvvete illâ billâhil aliyyil aziym 70 defa,

15- Salavât-ı Şerîfe 70 defa

“Kim ki bu adab - usül üzerine Nisan suyu üzerine okur da bir hafta sabahları aç karnına içerse, kesinlikle ömür boyu itikat hastalığı görmez” buyurulmuştur.

*********************

Nisan Yağmurunu Alma Şekli:

Kap yüksek bir yere konmalı, yağmur direk kaba dökülmeli, oluktan olmaz.


Pazar, Nisan 03, 2016

Şehrullah: Receb-i Şerîf

İdrâk edeceğimiz mübârek Receb ayı, kamerî ayların yedincisidir. “Eşhür-i hurum”dan olan bu ay, Şehrullah yani Allâhü Teâlâ’nın ayıdır. Bu aya oruçlu girmeli ve bu ayda çok ilticâ etmelidir.

Receb ayının 1’inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2’nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3’üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir. Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.

Bu ay Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî’yi bildiren İhlâs Sûresi’ni çok okumak lâzımdır. Bilhassa bu aya hürmet olarak, ayrıca günde 11 defa İhlâs-ı Şerîf okumalı, tevhîd, istiğfâr ve salevât-ı şerîfeyi ihmâl etmemelidir.

Bu ayda 2 kandil vardır:
1. İlk cuma gecesi “Regâib Kandili”,
2. Yirmi yedinci gecesi “Mi’râc Kandili”dir.

Bu ayın birinci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i Şerîf’in ilk onu zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz da kılınabilir. 

Receb ayında her gün, -başında ve sonunda 7’şer Fâtiha ile- 100 İhlâs-ı Şerîf okumak da çok sevâptır.

Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i enbiyâ yapılmalı ve oruç tutulmalıdır. Bu orucu 13, 14 ve 15’inci günlerinde tutanlar, Eyyâm-ı Bıyz’da oruç tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

**************

Böyle mübarek gün ve geceleri dolu dolu yaşamaya, idrak etmeye gayret göstermek gerekiyor. "Ilımlı İslam" anlayışını yaymaya çalışan, bunu da "İslam kolaylık dinidir." diyerek yapanlara itibar etmeyiniz. Geçen Cuma namazında kürsüdeki imam maalesef bu tarz vaaz vererek insanların dini hayatlarını da tehlikeye attı. Edille-i Şeriyye'den sadece kitap ve sünneti kabul ettiği; icmâ-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha'yı ise kabul etmediğini belli eden bir vaaz verdi. Ayağa kalkıp itiraz edesim geldi ancak yapamadığım için ben de konuyla ilgili 2 tweet atabildim. 



Ne demişler? "Yarım doktor candan, yarım hoca dinden, imandan eder!" Özellikle şu yaşadığımız ahir zamanda birinden bir şey duyduğunuzda, işinize kolay gelen bir bilgi ise şeytanın vesveselerine aldırmadan muhakkak başka birilerine de sorun. Eğer nefsinize zor gelen bir şeyse o zaman onu yapmanız sizin için daha hayırlıdır.

Hz. Allah bizleri nefsimizden, şeytandan ve şeytanlaşmış insanlardan korusun. Amin.