Cumartesi, Nisan 29, 2017

Afyonkarahisar'ın Fenomenleri: Garahisarlıyın
Afyonkarahisarlı olduğumu önceki yazılarımda da belirttim herhalde. Hâliyle her ne kadar Bursa'da yaşasak da bir tarafımız Afyon'da. Afyonkarahisar esasında güzel şehir ancak daha da gelişebilmesi gerekiyor.

Neyse biz asıl konumuza dönelim. Sizlere Afyon'un bağrından kopup gelmiş sosyal medya fenomenlerini tanıtacağım. Adı Garahisarlıyın. Tek bir kişi değiller. Kimdir kim değildir tam bilmiyorum da zaten ama tahminimce üniversite okumak için Afyon'a gelen ve Afyon'un  kültürel zenginliklerini kendi yetenekleriyle harmanlayan birkaç öğrencinin açtığı sosyal medya hesabı diye nitelendirebiliriz sanki. Çok iyi Afyonluca konuşmaları ya çok yetenekli olmalarından kaynaklanıyor ya da kökleri Afyon'a dayanıyor olabilir. :)

Ben Garahisarlıyın hesabının ilk olarak Facebook sayfalarını görmüştüm. Sonradan Twitter, Youtube, Instagram gibi mecralara da el attılar. Her birinde gerçekten güzel paylaşımlar yapıyorlar. Afyon'da o kadar çok tanınmışlar ki hazırladıkları kısa filmlerde veya farklı çalışmalarda yerel firmalardan reklamlar da alıyorlar.

Ben yazılarımı önceden düşünmeden, yazarken aklıma gelenleri yazıyorum. Şu anda aklıma gelen bilgi yukarıdaki Garahisarlıyın sayfası ile ilgili ilk tanıtım cümlemi çürütebilir ve aslında onu silerek bunu yazmam gerekirdi ama olsun böylesi daha iyi. (Yazar niçin böyle yazdığını açıklayarak konuyu daha da karmaşık hâle getirmiştir.) Garahisarlıyın sayfasının arkasında bildiğim kadarıyla Batu Medya var. Garahisarlıyın sayfası sayesinde hem yeteneklerini müşterilere gösteriyorlar hem de takipçilerine keyifli anlar yaşatıyorlar. (Bu arada adamlar hakkında yazı yazıyorsun bir gir sayfalarına da bilgi al dedim kendi kendime. Kapak fotoğrafının altında Powered by Batu Medya yazıyor. O yüzden Garahisarlıyın'ın arkasında Batu Medya var; kesin bilgi yayalım. :))

Neyse fazla saçmalamadan ben beğendiğim videolardan, işlerden bir kaç tane koyayım aşağıya:







Cumartesi, Nisan 22, 2017

Arabayatağı'nda Lavaş Yerken...
Bu konuda daha önce yazdığımda da belirtmişimdir muhakkak ancak yine de değineyim dedim. Eskiden Kelimelerin Soyağacı adında bir blogum vardı ve oldukça yüksek hitleri de vardı ancak sonradan soğudum ve tamamen kapattım. Şu an pişmanım.

Neyse bu konularda yazmaya zaman zaman burada devam edeceğim artık. Bugün Bursa'da bir semt olan Arabayatağı'nın ve lavaşın kökenlerini didikleyeceğiz birlikte. Arabayatağı ve lavaşı neden birlikte yazdığımı ben de bilmiyorum ancak ikisinin de aklıma gelmesinin sebebi dünkü kermes idi. 


Dün Arabayatağı'ndaki kermese uğradım ve orada söylemesi ayıp lavaş arası döner yedim. Orada yerken isimlerinin nereden geldiği aklıma takıldı. İsimlerin kökenine ineceğim ancak bahsi geçmişken kermeslerden bahsetmek istiyorum. Kermes sezonu başladı baharın kermesi ile. Bugün bizim mahallemizdeki kermes de açıldı. 

Bursa'daki kermesleri görmek için Bursa Etkinlik Takvimi'ni; Türkiye genelindeki tüm kermesleri takip etmek için de Kermes Haber'i takip edebilirsiniz. 

Asıl konumuza gelelim:

* ARABAYATAĞI
Arabanın yatağı olur mu hiç diye düşünüyor değil mi insan? Arabayatağı semti 93 Harbi'nden sonra Artvin'den gelenlere tahsis edilmiş bir bölgeymiş. Eskiden İnegöl ve Yenişehir tarafından (Bursa'nın doğusundan) gelen arabalar buraya park edermiş. Çok fazla araba olduğu için de bu semte Arabayatağı adı verilmiş. Oldukça ilginçmiş.

Şu an Fenerbahçe'de oynayan Volkan ŞEN de bu semtte doğmuş ve Arabayatağıspor altyapısında yetişmiştir.

Arabayatağı fotoğrafı ekleyeyim derken Çin'den araba yatağı fotoğrafı buldum ya la. :)


* LAVAŞ
Lavaş ismi de olduğu gibi Farsça'dan dilimize geçmiş. Farsça لواش yassı ekmek, yufka anlamına geliyormuş. 


Olsa da yesek diyorsanız en yakınınızdaki kermese uğrayın. :)


Cumartesi, Nisan 15, 2017

Araç Radyosundaki TA, TP ve AF Nedir?
Özellikle yeni araçların donanımları da hâliyle teknolojiyle uyumlu olarak gelişmiş oluyor. Bunu en basitinden bir araç radyosunda bile farkedebiliyorsunuz. Araçlarla birlikte kullanım kılavuzları da veriliyor ancak ben hiç zannetmiyorum birinin açıp da bu kılavuzu incelediğini. Radyosunu falan kurcalaya kurcalaya öğreniyoruz. Ekranda bir ışık yandığında öğreniyoruz aracın farklı fonksiyonlarını da.

Şu an çalıştığım firmanın kiralık aracı olan 2016 model Ford Focus kullanıyorum. Muhtemelen anteninde olan bir sıkıntıdan dolayı uzun yolda TRT FM bile çekmiyor. İlk zamanlar neden çekmiyor acaba diye kurcalarken radyo ekranında TP, TA ve AF yazılarının yanıp söndüğünü gördüm. Bunlar neyin kısaltması acaba; çekip çekmemesi ile alakası var mıdır araştırayım dedim ancak bugüne kısmet oldu. Öğrenince bu kısaltmaların açılımlarını bloga da yazayım dedim.
TP: Traffic Programme'ın kısaltması. TP aktif konumdayken henüz ülkemizde yaygın olmayan trafik ile ilgili anonsları da alabileceğiniz radyo istasyonlarını da frekans aramalarında görmenizi sağlıyor.

TA: Traffic Announcement'ın kısaltması. TA aktif konumdayken ise o anda trafikle veya farklı bir konu ile ilgili bir duyuru geldiğinde radyo veya diğer medya çalar yayını kesilerek anons başlıyor. Tünellerde olan sistem de bu sanırım. 

Yukarıdaki konu aslında çok faydalı bir özellik ancak maalesef bizim ülkemizde gereken değeri görememiş. Düşünsenize bulunduğunuz bölgedeki bir afeti veya olağanüstü trafik durumunu radyo yayınından öğrenebildiğinizi.  

AF: Alternative Frequency'nin kısaltması. Bu özellik açıkken ise dinlemiş olduğunuz radyo kanalının daha iyi kalitede yayın yapan farklı bir alternatif frekansı varsa yayın otomatik olarak o frekansa aktarılıyor. Böylece yayını daha kaliteli bir şekilde dinlemeye devam ediyorsunuz.

Sizin de araç radyoları ile ilgili eklemek istediğiniz bilgiler varsa lütfen yorum olarak belirtiniz.

Cumartesi, Nisan 08, 2017

Dünyadaki En Büyük Türk Bayrağı Mut'ta
Mersin Mut'tan birkaç arkadaşım vardı üniversite dönemimde. Nerelisiniz dediğinizde Mutluyum derlerdi de hoşuma giderdi. İnsanın Mutlu olası geliyor böyle söyleyince. :)

Mut ismini ne zamandır duymuyordum ki az önce şu görseli gördüm.


İnternette her gördüğüne, her okuduğuna güvenmeyen biri olarak doğruluğunu araştırayım dedim ve hemen Google Haritalar'ı açtım. Mut'u arattırdım çok fazla yakınlaştırmadan bile o şanlı bayrağımız uydudan net bir şekilde görünüyor. Siz de tekrar Google Amca'ya sormayın diye aşağıya koydum ben haritayı. :) Şimdi haritanın sol alt köşesine bakın yavaşça.



Bayrak tam Mut Merkez'de değil ancak Mut'taki Karaeksi Milli Parkı'nın Mut'a bakan yamacında bulunuyor. Oldukça güzel bir görüntü. Gidip yerinde görmek lazım. Kısa bir süreliğine Mutlu oluruz belki de böylece. :)

Aşağıdaki fotoğraf da yine Google kullanıcısı Ahmet AT'a ait olan olay yerinden bir fotoğraf. Aramızda giden var mı bu güzel yere?


Pazar, Nisan 02, 2017

Asansör Kullanım Kılavuzu
Şimdi oturup da burada asansörlerde dikkat edilmesi gereken kurallar, nasıl kullanılması gerektiği gibi konulara girmeyeceğim. Bunları okumak istiyorsanız lütfen en yakın asansöre bininiz. :)

Yakınınızda asansör yoksa ben sizin için uzun bir araştırmadan sonra aşağıdaki kuralları buldum. Yine dayanmadı gönlüm sayfayı kapatıp asansöre gitmenize. :)


Benim burada üzerinde duracağım konu ilk madde. Ne demiş orada beraber tekrar okuyalım:
"Hangi kat ve doğrultuya gitmek istediğinizden emin olunuz, varsa yalnızca gidilecek yöne (aşağı/yukarı) ait çağırma butonuna basınız."

Özellikle insan yoğunluğunun çok olduğu AVM, iş merkezi ve plazalarda bu konu çok önem arzediyor. Asansör çabuk gelsin mantığıyla insanlar sadece gideceği yöne değil her ikisine de basıyor. Aslında bu bilinçsiz davranışla asansörlerin yoğunluğunun daha da uzun sürmesine sebep oluyor. Şimdi şöyle düşünün: Kalabalığın fazla olduğu bir saatte 6 katlı bir binanın 4. katındasınız ve 1. kata inmek istiyorsunuz. Hem aşağı hem de yukarı yönlerine bastığınızda alt katlardan dolup da üst katlara gidecek olan kabini üst kata çıkmayacağınız hâlde durdurmuş oluyorsunuz. Asansörün dönüşü için de böylece vakit kaybı yaşatmış oluyorsunuz. Bir de uyanıklık yapıp alt kata ineceğiniz hâlde nasılsa dönecek diye üst kata giden kabine bindiyseniz vay hâlimize!

Maalesef biz Türk milleti olarak birlikte yaşama kültüründen çok çok uzağız. Toplu taşımada nasıl davranılır; metroda - trende inenlere nasıl öncelik verilir; trafikte nasıl davranılır gibi birçok şeyi önemsemiyoruz. Bence böyle bir ders olmalı ve tüm eğitim hayatı boyunca öğretilmeli. Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler dersleri vardı eskiden şimdi neler oldu bilmiyorum. Bu derslerin amacı bu olmalı. Öyle kuru kuruya da değil tabii ki. Esaslı bir öğretim modeli uygulanmalı.

İçimiz karardı evet. Neyse şu trajikomik karikatürü sizin yorumlarınıza bırakayım da ben kaçayım.