Cuma, Mayıs 26, 2017

DİB Sn. Mehmet GÖRMEZ'e Açık Mektup

Ali Eren, Vakit Gazetesi
20 Haziran 2015

⚠Sayın Hocam!

Önceleri, Ramazan gecelerinde sahur yemeğine son verme ve oruca başlama vakti / imsak girdiği zaman, müezzinler salâ okurlardı.

Sahur yemeğine geç kalkmış olanlar, bir taraftan alel-acele yemek yerken bir taraftan da kulakları müezzinin salâ sesinde olurdu.

Müezzin salâya başlayınca ağzındaki son lokmayı yutar ve yiyip içmeyi keserdi.

Sonra sabah namazını kılmak için müezzinin ezan sesini bekler, ezan okununca da sabah namazını kılardı.

Bunda bir sıkıntı yoktu.

✅Fakat ne olduysa ve niçin lüzum görüldüyse, Diyanet tarafından müezzinlerin sahurda salâ okumaları yasaklandı. O yasaktan beri sadece sabah ezanı okunuyor.


Böyle olunca, ya birçok kimsenin sabah namazı olmuyor veya birçok kimsenin orucu olmuyor.

✔Şöyle ki:

İki kişi düşünün…

➖Birisi sahur yemeğine normal vakitte kalkmış, yemeğini yemiş, abdestini almış, sabah namazını kılmak için müezzinin sesini bekliyor.

➖Diğeri sahur yemeğine geç kalkmış. Bir taraftan yemek atıştırırken, bir taraftan da kulağı müezzinin sesinde.

Müezzin Allâhü ekber diye sabah ezanına başlayınca, vaktin geldiğini anlıyor ve ağzındaki son lokmayı yutup yemeğe son veriyor.

Bu durumda, birisi “Allâhü ekber”le sabah namazının sünnetine başladı, diğeri aynı anda ağzındaki son lokmayı yuttu.

Başka bir ifadeyle: Aynı anda biri namaza başladı diğeri oruca…

Böyle şeyler olduğunu nereden biliyorum?

Komşularımızdan ve câmi cemaatinden.

Bir kısmı ezanı duyunca sabah namazına başlıyor, diğeri ezan okunurken son lokmasını yiyor.

Şimdi…✳

Eğer o anda gece bitip sabah olduysa, sahur yemeği yiyenin orucu olmadı. Çünkü oruca geceden başlamak farz.

Yok, eğer daha sabah olmadı ve gece devam ediyorsa, bu durumda da namaz kılanın namazı olmadı. Çünkü vakit girmeden namaz câiz değil.

Çünkü bu durumda ikisi de yemek yeme ve namaza başlama işini aynı saniyelerde yapmış oluyorlar.

Diğer bir mahzur:❌

Teknik olarak, müezzinlerin hepsinin saatlerinin, -memleket saat ayarı gibi- saniye olarak birbirinin aynısı olması mümkün değil. Çünkü hepsinde aynı anda gonk vurmuyor.

Nitekim ezanı birbirlerinden birer-ikişer hatta üçer beşer dakika erken veya geç okuyabiliyorlar.

Böyle olunca, vaktinden bir dakika önce ezan okuyan müezzine göre sabah namazı kılanın namazı kesinkes olmuyor.

Vaktinden bir dakika sonra sahur yemeği yiyenin de kesinkes orucu olmuyor.

Sayın Hocam!✔

Diyanet güzel bir ikaz olan salâ okumaya niçin engel oluyor?

Önce salâ okunup sahur yemeği yeme vaktinin geldiği bildirilse, sonra da ezanla sabah namazının vaktinin girdiği bildirilse ne mahzuru var?

Böylece hem oruç tutanın orucu hem de namaz kılanın namazı garanti altına alınmış olmaz mı?

Malûmunuz olduğu üzere, oruçla ilgili hükümleri bildiren Bakara sûresi 187. âyetin sonunda, “Bu (hükümler) Allah’ın (yasak) sınırlarıdır. Sakın sınırlara yaklaşmayın” buyuruluyor.

Salâyı yasaklayıp, ezanı gece ile gündünüz tam birleştiği anda okutmak, -sınırlara yaklaşmamak şöyle dursun-Müslümanları getirip tam o sınırın üstüne bırakmak değil midir? Yani âyetin emrine ters olmuyor mu?

❎Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından yani kendi yayınınız olan, Sahih-i Buharî Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercüme ve Şerhi’nin 6. Cilt, 268. Sahife, 912. Hadiste, “Peygamberimiz’in sahur yemeği yiyip, 50 âyet okuyacak kadar bir vakit geçtikten sonra sabah namazı kıldığı” beyan buyuruluyor.  

❎Diyanet’in aynı eserinin 269. sahifesinde 50 âyet okuma zamanının 18 dakika olduğu yani sahur yemeği ile sabah namazı arasında 18 dakikalık bir zaman geçmesi icap ettiği yazılı bulunuyor.

Yani sahur yemeği ile sabah namazını aynı saniyeye almanın mahzuru ortada.

🚰Lütfen "temkin"li ve ihtiyatlı hareket ederek ezandan 15-20dk evvel yemekle irtibatı kesmeye gayret edelim ve bu yazıyı dostlarımızla paylaşalım inşâAllah.

---------

Ben de geçen sene bu konuda şöyle bir yazı kaleme almıştım. Okumanız faydalı olacaktır:

17,5 Saatlik Orucu 17,5 Dakika İçin Heba Etmeyin!

8 yorum:

  1. İftara da dikkat etmek lazım. Ezan bir kaç dakika erken okunabiliyor. Allahüekber denir denmez ağzımıza bir şey atmayalım. Temkinli vakitlerle kıyaslayalım.

    YanıtlaSil
  2. Yazının sonunda yahudilerin Davud yıldızı dedikleri sembol var. Bunu da söylemeden geçemedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikkat etmemişim hiç. Uyarı için teşekkürler...

      Sil
  3. Çok faydalı bir yazı, teşekkürler. Hayırlı ramazanlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size de hayırlı Ramazanlar efendim.

      Sil
  4. Merhabalar Recep Hilmi Tufan Kardeşim.
    Yazınızı okudum ve çok yararlı buldum. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Ben artık bu Diyanet İşleri Başkanlığının ibadetlerle ilgili uygulamalarına güvenmiyorum. Yazınızda bahsettiğiniz şekilde eskiden olduğu gibi orucun başladığını sala ile, sabah namazının vaktinin girdiğini de ezan ile duyurmak pekala mantıklı bir uygulamadır. Bu uygulamanın neden terk edildiğini Diyanete bir sormak lazım aslında. Oruç, insanın bedeni ve ruhi terbiyesini amaç edinen farz ibadetlerden biridir. Sabah ezanı okunduğunda ortalık zifiri karanlık olup, sahur vaktinin bu saatlerde bittiğini sanmıyorum.

    Kur'an-ı Kerim'de orucun başlangıç ve bitiş zamanını bildiren tek bir ayeti kerime vardır. Türkçesi şöyledir: "Tan yerinde beyaz çizgi, siyah çizgiden(iplik) sizce ayırt ediline kadar yiyin, için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın." (Bakara,187. Ayet) Ayeti kerimede geçen siyah ve beyaz iplik, bazı sahabeler tarafından gerçek dikiş ipliği manasında anlaşılmış ve Cenab-ı Peygambere sorulmuştu. Hz. Peygamber, beyaz iplikten maksadın gündüzün aydınlığı ve siyah iplikten maksadında gecenin karanlığı olduğunu açıklamış. O halde burada anlaşılması ve tespit edilmesi gereken husus gece ile gündüzün birbirinden ayrıldıkları çizgidir.
    Selam ve dualarımla. Hayırlı bayramlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de bahsettiğiniz şekilde ayette bahsedilen beyaz çizgiyi gözle görmek özellikle bu sanayi kentlerindeki kirliliklerde mümkün değildir diye düşünüyorum. O yüzden de 1500 seneden beri devam edegelen şekliyle ibadetlerimizi yapıyoruz. Sabah namazı vaktiyle alakalı olarak da şöyle bir bilgiye eriştim. Bu bilgi de açıklayıcı olacaktır konuyu.

      *) Sabah Namazının Vakti:

      Ikinci fecrin doğmasından güneşin doğmasına kadar olan süre, sabah namazının vaktidir. Ikinci fecir; sabaha karşı doğu ufkunda yayılmaya başlayan bir aydınlıktan ibarettir. Bununla sabah vakti girmiş, yatsı namazının vakti çıkmış ve oruç tutacaklar için bu ibadet başlamış olur. Bu yüzden buna "fecr-i sadık" denir. Bunun karşıtı, birinci fecirdir. Bu, doğu ufkunun ortasında yükseklere doğru, iki tarafı karanlık ve uzunlamasına bir hat şeklinde yayılan bir beyazlıktır. Bu beyazlık kısa bir süre sonra kaybolur ve kendisini bir karanlık izler. Bundan sonra ikinci fecir doğar. Bu birinci fecre, sabahın gerçekten girdiğini göstermemesi ve yalancı bir aydınlık olması yüzünden "fecr-i kâzib" adı verilmiştir. Bu fecir gece hükmündedir. Bununla ne yatsı namazı çıkmış ve ne de sabah namazı vakti girmiş olmaz. Oruç tutacakların bu süre içinde yiyip içmeleri de caizdir.

      Zira Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: Fecir (şafak) iki tanedir. Birincisi yemeyi içmeyi haram kılan ve kendisinde namaz kılmayı helal kılan fecirdir. Ikincisi ise, sabah namazını kılmak caiz olmayan, fakat yemek içmek helal olan fecr-i kâzibtir" (es-San`ânî, Sübülüs-Selâm, 2. baskı, t.y., I,115). "Sabah namazının vakti ikinci fecrin doğmasından, güneşin doğuşuna kadardır" (Buhârî, Mevâkît, 27; Ebû Dâvûd Salât, 2; Ibn Mâce, Salât, 2; Nesâî, Mevâkît,15; Ahmed Ibn Hanbel, II, 210, 213, 223).

      Sil