Salı, Ağustos 22, 2017

Her Aileye Değil Her Bireye Bir Kurban!

Hepinizin bildiği üzere Kurban Bayramı'na çok az kaldı. Kurban Bayramı dolayısıyla da kurbanlık telaşı başladı. Kurbanlık telaşı evdeki herkesi sararken yaptığımız bir yanlış var. Evdeki herkese ayrı ayrı kurban düşerken biz sadece bir kurban kesiyoruz.


İşin maddî boyutunu da konuşacağız ancak bunu yapanların çoğu her ferde ayrı ayrı kurban kesilmesi gerektiğini bilmeyenler. Müslümanlığı Cuma'dan Cuma'ya namaz kılıp Ramazan'da da tutabildiği oruçları tutmak olarak benimseyen büyük bir kitle var maalesef.

Kurban kesmek Hanefî mezhebine göre vâcip bir ibadettir. Kendisine fıtır sadakası vâcip olan kimselere kurban da vâciptir. Yâni nisâba mâlik olan hür, mukîm her müslümana vâciptir. Dînî konular direkt bireyleri ilgilendirir. Yâni tek bir kurban ile tüm âile kurban kesmiş olamaz.

Son devrin büyük İslâm âlimlerinden Üstâzımız Süleyman Hilmi TUNAHAN Hz'leri kurbanla alakalı olarak şöyle buyurmuştur:

"1- Kurban kesmek gadab-ı ilâhîyi söndürür.
2- Rızâ-i ilâhîyi celbeder.
3- Kurban çok kesilen bir memlekette harp olmaz.
4- Eğer bir insan hali vakti yerinde olup da kurban kesmezse, Hz Allah (cc) kurbandan akacak kanı onun ya kendinden veya çoluk-çocuğundan veya malından ticaretinden servetinden varlığından mutlaka bir kan çıkaracaktır.
5- Kurbanda çoluk çocuk ve fakir ve fukara için umumi bir maslahat ve mutlak bir menfaat vardır. Şu sözümü isterseniz defterinize not edin. Sağ olur da bir dahaki sene gelirsem sorarım anlatırsınız. Doktorlar bıçaklarını bilemiş, ameliyat masası başında kurban kesmeyen insanları bekliyor. Kurbanda umûmî bir maslahat ve mutlak bir menfaat vardır. Kurban bayramında afv-ı umûmî tecellî eder.

Maalesef zamanımızda kurban kesmenin değil kesmemenin yolları aranıyor. Adam tatile gidiyor, telefonunu değiştiriyor, gereksiz harcamalar yapıyor ancak kurbana gelince durumum müsait değil diyor. Yine büyük âlimler bir sonraki kurbana kadar taksitle ödeme yapılarak bile kesilebiliyorsa kurban kesilmesinin önemi üzerinde duruyor.

Geçenlerde tarafıma Whatsapp yoluyla gelen benim de Facebook'ta Müslümanca Yaşama Sanatı sayfasına eklediğim "Bir Babanın Kurban Muhâkemesi" başlıklı konuyla alakalı bir mesajı da paylaşmak istiyorum:



İşin maddiyat kısmına gelince şöyle bir tüyo da vereyim. Kurban demek et demek, et yemek demek değildir. Kurbanı et olarak görenlerle kurbanı vahşet diye sınıflandıranlar aynı derecede olayı kavrayamamış kişilerdir. Kurbanınızı yurtdışında da Türkiye'den daha uygun fiyatlara kestirebilirsiniz. 100,00$ yani 350,00 TL gibi bir rakamla bu kurban vazifesini ifâ edebilirsiniz. Bu sâyede kurbanın tamamını ihtiyâcı olan talebeye, kimsesizlere, muhtaçlara bağışlamış oluyorsunuz ki burada tamamını kendi evine getirdiğin kurbandan daha makbuldür diye düşünüyorum şahsen. Bu konuda da kurbanın kesileceğinden emin olduğunuz, ehil makamlara başvurunuz.

Kendimden örnek vermem gerekirse evlendiğimden beri her sene tüm aile efradına ayrı ayrı kurban keserim. Kayra Eymen doğunca ona da kesiyoruz. Bu sene kurbanımızın birini Türkiye'de, birini Medîne-i Münevvere'de diğerini de Moğolistan'da kestireceğiz. Allah şimdiden kabul etsin herkesin kurbanını.

Sâhi bu bayram siz ne kesiyorsunuz? Düğün Dernek'teki espriyi yazmayın lütfen. :)
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

2 yorum: