Ana içeriğe atla

Nitelikli

Dünyanın İki Farklı Yüzü Tek Fotoğrafta

Uğur GALLENKUŞ ismini daha önce duydunuz mu? Kendisi harika işler çıkaran, olaylara farklı bir bakış açısı ile yaklaşmamızı sağlayan, farkındalık oluşturan, kötünün yanında iyiyi, iyinin yanında kötüyü de görmemize vesile olan, işinde dünya çapında başarılı bir sanatçı. Ben kendisini ilk Quora'daki yabancıların paylaşımından görüp tanıdım. Paylaşımları tüm dünyaca ilgiyle takip edilen birisi. Tüm dünya onu takip ediyor çünkü ortaya koyduğu eserler herkesin ortak dili, ortak kaygıları. 
@ugurgallen kullanıcı adıyla kendisini Instagram'da takip edebilirsiniz. Ben şimdi kendisinin eski paylaşımlarından en çok ilgimi çekenleri, beni düşündürenleri sizlerle paylaşacağım. En güncel paylaşımları için lütfen Instagram'dan takip edin Uğur GALLENKUŞ'u. Bu arada GALLENKUŞ, 1990 Niğde doğumlu genç bir arkadaş. Bu derece güzel işlere imza atması çok sevindirici. 


















Kocaeli'de Lavaboda Poğaça!

"Ne biçim bir başlık ya hu bu? Ne anlatacak gene bu ReHiTu bize? O sıkıcı yazılarından birini mi okuyacağız şimdi yine?" diyenlere de demeyenlere de selamlar olsun!


Uzun zamandır Türkçe Hataları konusunda yazmıyordum. Ancak gördüğüm hataları da fırsat buldukça fotoğraflayıp depoluyordum yazarım bir gün diye. Bu yazıda 3 yazım yanlışından bahsedeceğim ve bunların doğrularından başlıktaki gibi bir cümle uydurdum! İlginizi çekip de geldiyseniz amacıma ulaşmışım demektir. :)

Önce ilk kelime ile başlayalım çünkü en çetrefillisi o! 

* "Kocaeli'de" mi, "Kocaeli'nde" mi?

Bugün attım yukarıdaki cikciklemeyi. Orada asıl değindiğim konu ise bambaşka idi. Kocaeli'deki iki yerel gazeteden biri, Takvim gibi baştan savma habercilik yapmış ve hangisinin doğru haber olduğunu sordum. Henüz cevap gelmedi ama birinin "Kocaeli'de", diğerinin "Kocaeli'nde" yazması beni bu yazıyı yazmaya itti.

Açıkçası bu Kocaeli, Davutoğlu, Sultandağı, Çınaraltı, Nişantaşı, Eminönü gibi sonları ünlü ile biten ve isim tamlaması şeklinde olan özel isimlerin sonlarına gelen eklerin yazılışları hakkında kesin ve kat'i kurallar yoktur. "Kocaeli'nde"yi doğru kabul eden dil bilimciler olduğu gibi "Kocaeli'de"yi doğru kabul edenler de var. Hepsinin de ellerindeki argümanlar kuvvetli. Adamları okusanız veya dinleseniz her iki tarafa da hak veriyorsunuz.

Peki ben neye göre mi "Kocaeli'de"yi doğru kabul ettim? Ben bu tarz kullanımlarda kullanım kolaylığına ve kulağımı tırmalamamasına bakıyorum. "Kocaeli'nde" benim kulağımı tırmalıyor mesela. Tam tersi olarak "Sultandağı'nda" doğru kullanım gibi gelirken "Sultandağı'da" kulağımı fena halde tırmalıyor. Anladınız siz meseleyi! :)

* Lavobo mu, lavoba mı, lavabo mu?

Dilimize Fransızca'dan giren bu kelimeyi doğru kullananların sayısı gün geçtikçe artıyor sanki. Siz ne dersiniz? Aşağıda hem Türkçe hem de İngilizce kamu spotu tarzı uyarıda bulunan levhada iki yanlış kullanımını birden görebiliyorsunuz. Türkçe kısmında başka bir arkadaş düzeltme yapmış ama İngilizce tarafına karışmamış! :)

Adam "medeniyet"in İngilizcesi daha zor olmasına rağmen yazmış ama nedense "sink" veya "washbasin" yazmaktan imtina etmiş. Türkçe bırakmış veya İngilizcesinin aynı olduğunu düşünmüş.


* Poğaça mı, Bohça mı?

Aslında iki kelimenin de yazılışı doğru. Ancak siz gidip de "bohça"yı simitle yan yana kullanırsanız bir gariplik vardır deriz!


Afyonkarahisar'da bir ekmek dolabında "Bohça - Simit Bulunur" yazıyor. "Poğaça"dan bahsettiği belli ama...

Poğaça kelimesini de "poğça", "pohaça" şeklinde yazanlar da var! Onlara buradan sesleniyorum! O yanlış kelimelerin hepsini koyun bohçanıza ve atın çöpe lütfen!

Bu arada Afyon Ekmek firmasında 250gr ekmek 1,00₺ imiş ben bu fotoğrafı çektiğimde. Şimdi baktım tam 1 ay önce çekmişim. Acaba hâlâ 1,00₺ midir yoksa zam gelmiş midir? Sizin orada kaç ₺ ekmek?

Yorumlar

  1. Merhabalar Recep bey, ben 'değirmenden mektup var" bloğundaki yorumunuza teşekkür için geldim bloğunuza :) Recep beyin sayfasını meşgul etmek istemediğimden. Burda da yine hakkı verilerek yazılmış yazınızı gördüm çok mutlu oldum. Yazının ilk başındaki Kocaeli isminin yanına gelecek eklerle ilgili kulak tırmalaması hususuna katılıyorum. Sanki (n) eklenirse kocanın eli gibi de bir mana çıkmış oluyor ayrıca :))

    Tekrar yorum kısmı için verdiğiniz açıklama yardımı için teşekkür ederim. Sevgiler,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aşkolsun sevgili Momentos; orada karşılaşmasak demek ki bloguma gelmeyeceksiniz ha! :(

      Katkınız için teşekkürler...

      Sil
    2. Sevgili Rehitu :) gelmez olur muyum hiç.. ben bir süre bloglara uğramaz olmuştum, ısınma turları yapıyorum. Bu tür yazıların sıkı izleyicisiyim valla..

      Sil
    3. Anlaştık o zaman. :)

      Teşekkürler...

      Sil
  2. Dili zorlaması ve kulak tırmalaması mevzusuna ben de katılıyorum.

    Bir de şu var ki ona şöyle bir çözüm buldum kendimce. Nerelisin dendiğinde sadece Kocaeli diyorum. Yoksa Kocaeliliyim demek çok tuhaf oluyor. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kocaelililili diye sonunu şarkıya, türküye bağlayanlar var kendini durduramayıp o yüzden sizin çözüm güzelmiş! :)

      Sil
  3. Bir de egzos, egsoz, egzoz var.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynen ağabey! Daha biz "herkez"i düzeltemedik ki bunları düzeltelim...

      Sil
  4. Ekmek olmuş 1.50 vallaha diyetteyim artık. :D

    YanıtlayınSil
  5. Resmen güldüm, liyakat diyoruz, adam daha konuştuğu dili bilmiyor. Artık ilkokul terk herhalde....daha vahimini devlet yapmıştı gözünüzden kaçmış olabilir, "Bilmem kaçıncı el işi veya el sanatları semineri mi, sempozyumu mu? festivali mi şu an aklımda kalmadı, işte semineri olsun; uluslararası diye İngilizce afiş asmışlar, afişi yazan para alacak tabii kaç paraysa, işinin ehli birine vermek yerine, malum parti yakını birine vermişler, büyük ihtimalle "Ben İngilizce biliyorum ben yaparım abicim" demiştir. Sonuç tam bir kepazelik, rezalet. El İşi sözcüğünü adam sözlüğe bakmış el; hand, iş de job ikisini birleştirmiş koca salonda afiş handjob yani söylemesi ayıp ......... festivali olarak..!!!!!!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şurada paylaşmıştım o videoyu. Ellen'in diline düşmüştük! :(

      https://www.facebook.com/fenomenbacanaklar/videos/319559188621257/

      Sil
    2. Aaa tereciye tere sattım desenize:)))

      Sil
  6. Sahi şunu da ekleyeyim sonradan aklıma geldi:
    Bu rezaletleri düşünün daha büyük kapsamda kimbilir neler yapıyorlardır? Yandaş ve doğrudürüst dil bilmeyenleri büyükelçi olarak atıyorlar! Bakan filan oluyorlar! Bunlar BM'de, başka ülkelerin liderleriyle, bakanlarıyla acaba nasıl görüşüyorlar? !!! Kimbilir neler yapıyorlardır duymuyoruz yanlarında olmadığımız için.
    Ve yine bu kesim yıllarca onlardan olmadığımız ama dil bilen, işte operaya giden, resim sergisine, heykel sergisine, baleye gidenleri "elit" "monşer" diyerek küçümserdi, aşağılardı.
    Şunu bilseler bir ülkeyi yurt dışında elbette elit, elbette seçkin, elbette monşer denilecek insanlar temsil etmelidir, bir ülke elit insanlar sayesinde ileri gider, bu ayrım değil, doğanın kanunu budur, mecbursunuz elit insanlar olmazsa rezil olursunuz BM salonlarında, büyükelçilik salonlarında, lider zirvelerinde, tabii ki elit olacaksınız, rahmetli Erdal İnönü aynı anda üç farklı ülke lideriyle masada konuşurmuş mesela, tvde tanık olan birisi anlatmıştı, bir Alman liderine dönüyor onunla Almanca şakır şakır konuşuyor (tercümansız), bir İngilize dönüyor İngilizce su gibi konuşuyor, bir Fransız'a dönüyor şakır şakır Fransızca konuşuyor...sadece dil bilgisi de değil tabii yani oradaki yabancılar hangi konuda konuşsa bilecek görgüye, kültüre, entellektüelliğe sahip insanlardı o 'monşer' diye alay ettikleri, Uganda nerede diye sorsanız Güney Amerika diyecek tipler şimdi büyükelçi olmuşlar, tabii bizi rezil edecekler, bizler böyle insanların kıymetini bilmiyoruz bir de alay ediyoruz, yazık:( hayvanat bahçesi müdürü TÜBİTAK'a, bilmem kimin baldızı büyükelçi olarak atanıyor..dünyaya kendimizi güldürüyoruz...:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıklarınızda sonuna kadar haklısınız. "One minute" ile "thank you" ile geçiyor oralarda da görüşmeler. 3 dili geçtim bari İngilizce bilseler...

      Sil
  7. Zamcığın uğramadığı yer mi var abi 😀 Bu arada zamcıkın mı zamcığın mı? 😀 İkilemde kaldım abi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bak şimdi cins bir isim olarak kullandığında "zamcığın" ki senin yorumun başında kullandığın doğru. Ama benim yeni blogdan bahsederken özel isim olduğu için "Zamcık'ın" diyeceksin! Burada en çok bana soracaksın! Ben saksı değilim! :)

      Sil
  8. Ben başlığa gelmedim bunu baştan söyleyeyim:))
    Yazdıklarınızın ben de hatalı olduğunu düşünüyorum. Özellikle Kocaeli sorusunu ablama sormak isterim. Ablam Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, yeni emekli oldu ama çalışmaya devam ediyor. Bir de onun fikrini alayım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Onun fikrini de burada bizimle paylaşırsanız sevinirim. :)

      Sil
  9. Bazı söyleme şekilleri dili zorlayabiliyor. TDK de halkın genel olarak kullanımına uygun olarak güncellemeler yapıyor zaman zaman. Ben 4 yıl Kocaeli' de yaşadım, tam olarak nasıl kullanılmasını gerektiğini hala çözemedim. Ama Kocaeli' nde şeklinde kullanmanın beni zorladığını şu anda daha iyi hissediyorum. Yazı farkındalık yarattı bende. ancak tamamen yanlış yazımlara ben de takılıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazının sizde bir farkındalık oluşturması beni ayrıca sevindirdi. TDK(e) kullanımınız takdire şayan! Yanlış yazımlar beni fena dumur ve sinir ediyor!

      Sil
  10. Selamün aleyküm Teyzo!
    "Bohça"sını hazırlamış bir simit'in ekmek "zamcık"larından ve "civilization" yüklemesinin tamamlanmasından sonra "Kocaeli'ne" gitmesi yadsınamaz "bin 61" gerçekten bir tanesi diye düşünüyorum...

    "Konuşma dili kolaya kaçar" derdi üniversitedeki hocalardan biri... Bence insanlar kolaya kaçma taraftarı...

    Güzel bir yazı olmuş gerçekten! İyi Yayınlar!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ve aleykümselam teyzemin oğlu.

      Tüm kelimeleri kullanarak yazdığın yorum için teşekkürler. :)

      Konuşma dili kolaya kaçsın da yazma dilini kaçırmasın. Sıkıntı orada zaten.

      Benzer yazılarım Dilim Dilim Türkçe'de olacak bundan böyle.

      Sil
  11. Bu makale bir Kocaeli'li olarak ilgimi çekmiş amacına ulaşmıştır sevgili Rehitu. Dilimize sonradan eklenen yada zamanla benimsenen kelimelerin doğru kullanılması köşeniz benim tarafımdan oldukça ilgi çekiyor ve takip ediyor. Hatta bunu daha öncede belirtmiştim hayatıma uyarladım, aslında takıntı oldu diyebilirim. :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Seda Hanım lütfen ukalâlık olarak algılamayın ancak fazlaca yapılan hataya siz de düşmüşsünüz. Kocaelili yazılır kesme işareti ile ayrılmaz.

      O takıntı bende de var maalesef. :)

      Bu tarz yazılarıma bundan sonra dilimdilimturkce.rehitu.com adresinde yer veriyorum.

      Sil
  12. Bu şekilde ne kadar çok yanlış kullanım var. Şimdi örneklere girsek, bitmez bu konu vallahi. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Orası öyle evet. Yanlışlar çok ve bu yanlışları artık dilimdilimturkce.rehitu.com adresinde ele alıyorum. :)

      Sil

Yorum Gönderme

Yorumlarınız için teşekkürler!

Popüler Yayınlar