Bir Mim Gelir Momentos'tan!

Evet bayram da düğünler de geldi geçti ve tekrar normal hayatımıza döndük. Birazdan evden çıkıp müşteri ziyaretlerime başlayacağım ben de. Uzun zamandır buraya içerik girişi yapmamışım. Allah'tan Momentos beni mimlemişti de konu bulmada sıkıntı yaşamadım. Mimi ilk başlatan Edischar; beni mimleyen ise Momentos

Şimdi geçelim sorulara:
  • Boş vaktinizde neler yapıyorsunuz?
Benim boş vakitlerimde yaptığım tek şey bloglarımla vakit geçirmek. Televizyon, dizi, film vs. izlemeyi çok sevmem. Sürekli bir şeyler paylaşmak isterim nedense. Bunu da sosyal medya adreslerimden ve bloglarımdan yapmaya çalışırım. Bloglarla vakit geçirme olayına mailleri takip etme, başka bloglara yorum yapma vs. gibi alt uğraşlar da ekleniyor hâliyle. Bunun yanı sıra artık bir yandan da kitap okumaya başlasam çok iyi olacak. Elime yeni geçen Dale Carnegie'nin eseri "Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı" ile başlayacağım bugün içinde.
  • Gününüzü nasıl planlıyorsunuz?
Açıkçası hafta içi çalışma günlerim zaten müşteri ziyaretleri ile belirlenmiş ve planlanmış durumda. Çalışma saatleri haricinde kalan vakitlerimi ve hafta sonumu da çok etkin bir şekilde planladığım söylenemez ancak belirli bir plan dâhilinde hareket etmeyi severim. Yapmam gerekenleri zaman ve mekan hatırlatmalı olarak Google Keep'e eklerim. Google Keep ile ilgili bir yazı yazmıştım zamanında. Okumak isterseniz tıklayınız lütfen
  • Hedefleriniz var mı? Varsa neler?
Hedeflerim tabii ki var ancak o hedeflere ulaşmak için gerekli motivasyonum yok sanki. Hem maddî hem mânevî sahada bir sürü hedefim, hayalim ve vizyonum var ancak şu an fark ettim ki onları buraya yazabilecek kadar olgunlaştıramamışım bile. Acaba benim somut bir hedefim yok mu gerçekten? O yüzden mi bu motivasyon eksikliği? Bu konularda oldukça tecrübeli blog yazarı arkadaşlarımız var. Benim bu ikilemde kalışıma bir çare olabilirler belki. 
  • İngilizce nasıl geliştirilir?
Öncelikle şunu söyleyeyim ki İngilizce okullarda öğretilen şekilde kesinlikle geliştirilemez. Hiç özel İngilizce kursuna gitmedim ancak eğer oralarda da bu şekilde öğretiliyorsa oralardan da bir cacık olmaz. Lisede yabancı dil ağırlıklı programda okumuş, üniversitede de İtalyan Dili ve Edebiyatı okumuş biri olarak söyleyebilirim ki dil öğrenmek için yapabileceğiniz en güzel şey eğer imkanınız varsa o dilin konuşulduğu topraklara gidip o dili konuşanların huyunu, suyunu görüp bilmeniz. Ben 3 aylığına Güney Afrika'ya gitmiştim 2008'de ve döndüğümde konuşurken zorlanıyordum. İngilizce ve Türkçe düşünmeye başlıyorsunuz çünkü. Dönüş uçağında hostesin Türkçe hitabına İngilizce cevap vermişliğim vardı istemsiz olarak. O topraklara gidemiyorsanız da o dili konuşan sanal arkadaşlıklar kurabilirsiniz. Günümüzde bu işler için bir sürü site, uygulama vs. var. 

Bu mimi kimler yaptı kimler yapmadı takip edemedim ancak ben bu sefer mimleyeceğim kişileri sağ tarafta (mobilde altta) bulunan İzleyiciler sekmesinden seçeceğim. Yer tarifi yaptım ki eğer takip etmiyorsanız tıklayıp takip edin. :) Beni son zamanlarda izlemeye alan ve mimlenen 5 kişi şöyle:
  1. GeCe (Gkhn)
  2. Mithad Selim
  3. Dert Anası Gülhan
  4. Kedi Mırıltısı
  5. Aydınlık Yüz
ReHiTu beni mimleseydi kesin yapardım diyen varsa da yapsın lütfen. Bana davetiye gelmedi diye düğüne gelmeyen eltiler gibi kapris yapmayın lütfen. :)