Kesimsiz Kurban da Nedir?

Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldı. Kendi vücuduna karşılık günahlarına kefaret olması açısından kurban kesmek isteyen Müslümanların birçoğu kurbanlıklarını aldı ancak hâlâ almayanlar da var. Kurban ibadetini ticârî bir kazanç kapısı gören, işi gereken hassasiyetle yapmayan birçok vakıflar, kurumlar, marketler de maalesef çoğaldı. 


Maalesef diyorum çünkü sair zamanlarda Müslümanlıkla uzaktan yakından alakası olmayan hatta Müslümanlığa ve Müslümanlara dil uzatan bir sürü vakıf, dernek vs. bu bayramda bir anda Müslümanın kurban parasını elinden alabilmek adına devasa reklamlar, afişler ve televizyon reklamları yayımlıyorlar. Müslümanlıkla bağı varmış gibi görünen birçok dernek ve vakıf da var ki onlar da maalesef Müslümanların iyi niyetini suistimal ediyor. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki kimin aslında ne olduğu belli değil. O yüzden Müslüman uyanık olmalı. 

Bu boy boy afişlerle bu bayram şöyle yapın böyle yapın diyen ve Müslümanlıkla alakası olmayan dernekler "kesimsiz kurban" diye bir terim ortaya atmışlar. Yani nedir bu "kesimsiz kurban"; siz kurban paranızı vereceksiniz o vakfa veya derneğe onlar o kurban parasını nakdî olarak değerlendirecek. Sözde siz kurban kesmiş olacaksınız. Var mı öyle bir şey arkadaş? Kan akacak kan!

Bu konuda İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü TÜRKKAN'ın TBMM kürsüsünden Haziran 2019'da yaptığı şu konuşmayı izlemenizi tavsiye ediyorum:



Lütfü TÜRKKAN'ın konuşmasında eleştirdiği kurumlardan Kızılay, fazla toplanan hisselerin parasını nakit olarak bazı dernek ve kurumlara nakit olarak aktarıyor. Peki bu şekilde oraya hisse parası verenlerin kurban ibadetleri yerine gelmiş oluyor mu? Tabii ki hayır!

Diğer eleştirdiği kurum LÖSEV. "Kesimsiz kurban" terimini ilk ortaya çıkaran kurumlardan. Kurban olunacak hayvanlar bellidir. Kurbanda da o hayvanlardan kan akıtılması gerekmektedir. Bu, bu kadar açık ve sarihtir. Kurban parasıyla hediyeler alınıp verilse, direkt parası fakirlere verilse kurban ibadeti yerine gelmiş olmaz. Sadece iyilik yapmış, sadaka vermiş olursunuz. O da güzel bir şey ama kurbanın yerini tutmayacağını lütfen bilin.


Bir diğer eleştirdiği kurum veya kurumlar ise hâlâ aramızda olan FETÖ'nün kurumları. Kurban parası topluyorsunuz ama nerede kesiyorsunuz cevabı hiçbir zaman alınamamış bir oluşumdu onlarınki!

Peki Lütfü TÜRKKAN'ın bu araştırma önergesi meclisten gerekli desteği aldı mı tabii ki hayır! Kurban Bayramı yaklaşınca yeniden gündeme gelmiş ama bakalım bir sonuç çıkacak mı?

2013 Nisan tarihli bir haberde de Mehmetçik Vakfı, LÖSEV ve Deniz Feneri Derneği'nin yetkililerinin "kurban yolsuzluğu"ndan dolayı hapis ve para cezaları aldığını okuyoruz. İlgili yazıya ulaşmak için şuraya tıklayınız.

Peki kurban ibadetimizi hakkıyla yerine getirmiş olabilmek için nereleri tercih etmelisiniz? Bu konuda ayrıca bir yazı kaleme almak gerek aslında ama ben madde madde bahsedeyim:


  • Kurban ibadetinin farkında olan bir ekip olmalı
  • Tüm süreçler şeffaf olmalı
  • Yurt içinde ise kesimleri görebilme şansınız olmalı
  • Yurt dışında ise en azından kesildikten sonra bilgilendirilmelisiniz.
  • Ticârî bir kaygı içinde olmayan kurumlar olmalı
  • Allah rızası çalışan ve kurban ibadetinin bilincinde olan ekipler olmalı
  • Dînî bir vecibe olan Kurban ibadetini yine dînî faaliyetlerini desteklemek amacıyla insanlara sunan kurumlar olmalı
Şu anda aklıma gelenler bu şekilde. Birkaç gün sonra başka bir yazımda direkt isim vererek de sizleri özellikle yurt dışında kurban kestirebileceğiniz yerlere yönlendireceğim. Yurt dışında kurban kesimini ben ikinci ve üçüncü kurbanlarım için tercih ediyorum çünkü fiyatı 100,00$ gibi mâkul bir fiyat. Konuyla ilgili daha önce de benzer bir yazı yayımlamıştım. Okumak için tıklayın lütfen.

Yorum Gönder

42 Yorumlar

  1. Bir tek kurban bayramında mı lazım oluyormuş para löseve? Diğer zamanlar yardım yapılsa olmuyor mu? Maksat insanların dini vecibelerini yerine getirtmemek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylenecek çok şey var Müfred Hanım. Umarım insanların uyanmasına vesile olabiliriz.

      Sil
    2. Beslenme yüz şeklimizi, sağlığımızı etkiliyor, bundan eminiz. Peki, beslenme duygusal bozukluklarda da etkili midir? Mesela beslenme şeklimiz ile depresyon, şefkat duygumuz, sevme duygumuz, vicdanımız, homoseksüellik, istismarcılık, intihar, uyuşturucu bağımlılığı arasında bir bağ olabilir mi?

      Size tuhaf gelecek ama duygusal bozukluklar ruhsal değil, kimyasal bozukluklar. Kimyanız bozulursa ruh haliniz de bozuluyor. Vücut kimyanızdaki değişiklikler, beslenme şeklinizle çok ilişkili. Örneğin depresyon başta gelişmiş ülkeler olmak üzere bütün dünyada çığ gibi büyüyen bir salgın hastalık. Gelişmiş ülkelerde hafıfinden ağırına yüzde 20'lere varan depresyon oranları var. Bütün yeni çıkan ilaçlara rağmen artış durdurulamıyor. Dünya Sağlık Örgütü tehlikenin artmaması için tedbirler almaya çalışıyor.

      "B12 vitamini yetersizliği olanlarda en az iki kat fazla depresyon riski vardır. B12 vitamini yetersizliği ülkemizde çok yaygın. Tabii en büyük risk vejetaryenlerde ve az et yiyenlerde. "

      Üstteki yazıyı şuan okumaya başladığım bir kitaptan aldım. İnsanları daha fazla hasta etmek ve depresyona sokmak istiyorlar herhalde.

      Hz. Allah'ın hikmetinden sual olunmaz. Helal eti kendimize haram etmeyelim.

      Sil
    3. Dediğiniz gibi Allah'ın helal kıldığı etler var; haram kıldığı etler var. Biz helalinden yiyip içelim. Bir de yanlış anlaşılan bir konu var ki sanki biz hayvanı keserken ona eza ediyoruz. Tam tersine hadîs-i şeriflerde hayvana güzel davranılması gerektiği anlatılıyor. Fazilet Takvimi'nin dünkü yaprağında şu hadîs-i şerîf vardı mesela:

      Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Bir hayvanı boğazlayacağınız (kurban edeceğiniz) zaman (eziyet etmeden) güzelce kesiniz. Kesecek olanınız bıçağını güzelce bilesin ve böylece keseceği hayvanı rahat ettirsin (ona eziyet çektirmesin).” (Sahîh-i Müslim)

      Sil
  2. Hmmm...Yıl içinde bol bol günah işleyelim, sonra kefaret için başka bir tür canlıyı öldürelim ve Allah bizi affetsin. Hiç aklım yatmadı. Kaldı ki, Ahmet'in işlediği suçun / günahın cezasını niye koyun / dana çeksin? Ahmet cinayet işledi, gitti dana kesti iki cinayet işlemiş oldu. Ağzı var dili yok bir canlıyı öldürerek. Bir de ne kadar kolay "Kan akacak kan" diyebiliyorsunuz şaşırdım valla. Bir canlının kafasını kesmek herkese göre değil. Biliyorsunuz benim gibi pekçok insan bu yüzden et yemiyor, sebzeyle besleniyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günah işlemeyen yoktur da madem konusunu açtınız günah işlesek de işlemesek de kurban kesilir. 18 bin âlemi belli bir nîzam ve intizâm içinde yaratan Yüce Mevlâ, şeriatında insan kanını haram kılmışken günahlara kefaret olması açısından bazı hayvanların kurban edilebileceğini açıkça belirtmiştir.
      Ayrıca dînî konularda akıl terazisini çok fazla kullanmamak gerekir. Dinden çıkmaya kadar gider çünkü sonu.
      Et yemeyen insanlara saygım var. Hayvan hakları savunucularına da saygım var. Ben de aynı saygıyı onlardan bekliyorum.

      Sil
  3. Bu benzer bir şey duymuştum abi. İzlediğim bir dizide denk gelmiştim. "Biz kurban kesmiyoruz. Kurban kesen yerlere parasını veriyoruz. Onlar kesip, ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorlar" diye. Ama bu dediğini ilk defa duydum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurban kesen yerlere parasını gönderip gerçekten kesildiğine inanıyorsa onda problem yok ki ben de öyle yapıyorum. Evde 3 ayrı kurban kesiliyor ve sadece bir tanesinin eti eve giriyor. Diğerleri bahsettiğin gibi kurban kesilen yerlere Kur'ân Kursları'na gidiyor hibe olarak.

      Burada bahsedilen olay kurbanın parasını veriyorsunuz ancak o parayla kurban kesilmiyor da direkt nakit yardım yapılıyor. (O da yapılıyorsa tabii.) İşte bu durumda kurban ibadetini yerine getirmemiş oluyorsunuz.

      Sil
  4. Yanıtla butonu çalışmadığı için buradan yanıtladım.
    Önce günahların kefareti için kurban kesiliyor dediniz. Şimdi günah işlemesek de bir canlıyı keseceğiz diyorsunuz. Bu ikisi birbiriyle çelişiyor farkındasınız değil mi? O zaman sebepsiz bir yere niye bir hayvanı öldürelim? Hani tanrı çok merhametliydi? Aklımızı kullanmayalım tamam o zaman olur. Zaten demişsiniz ya aklını kullanan dinden çıkar diye. Demek ki, din akla zarar bir şey.

    Ben dini vecibelerini yerine getiren (namaz, oruç, Hac vs.)insanlara saygı duyuyorum. Kurban hariç. O konuda da komşularıma (çoğu kesiyorlar) sövüp saymıyorum tabii ki de ama ben koyunları, danaları seviyorum Recep bey, komşularıma onların kafasını kestikleri için saygı da duymuyorum. Kimse kusura bakmasın. Benim mutfakta bitince yıkayıp duruladığım minik bir reçel kavanozum var. Sinek ya da güve kelebeği denir görünce, bir duvara ve fayansa konmasını bekliyorum. Konunca o kavanozu üstüne kapatıyorum ve sonra avucumla kavanozu tekrar kapatarak balkona çıkıp avucumu açıyorum dışarı uçuyorlar. Bunu o sinek ya da güve kelebeğini öldürmemek için yapıyorum. O yüzden kurban kesilmesine saygı duyamam kusura bakmayın. Ben bu konuda çok hassasım. Ayrıca naçizane öneririm bir canlının kendi elinizle kafasını kesmeyin hiç mi psikolojim bozulur diye korkmuyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanıtla butonu çalışıyor bende. :) Siz muhtemelen üstteki "yanıtla" butonuna değil de alttaki "yanıtlar" butonuna basıyorsunuz.

      Günah işlemeyen biri var mı gösterin bana? Günah işlemediğini iddia eden biri olabilir mi? Her gün binlerce günahın içine dalıyoruz. En basitinden yola attığımız bir çöp bile günah değil mi?

      Din akla zarar bir şey değil sadece bazı konuları kıt aklımızla anlayamayız. Mesela Kur'ân-ı Kerîm'de geçen miraç hadisesi var. Dakikalar belki de saniyeler içerisinde Peygamberimiz 7 kat göklere çıkıyor döndüğünde ise yatağı hâlâ sıcak oluyor. Akşamdan sabaha bile gidip gelse akla sığan bir şey mi? İnkar edildiğinde Kur'ân'ın bir ayeti inkar edilmiş olur ki bu da küfre götürür, dinden çıkarır insanı.

      Hayvanlar konusundaki hassasiyetinizi çok iyi anlıyorum. Takdir ediyorum. O yüzden uzatmayalım bu konuyu.

      Ben kendim kesmiyorum zaten hayvanı; kesemiyorum daha doğrusu. O yüzden tavsiyeniz için de çok teşekkür ederim.

      Saygılarımla...

      Sil
    2. Hmmm... üstteki yanıtla butonuna tıkladım şimdi oldu. :)
      Bence de uzatmayalım. Bu konuda anlaşamayacağımız belli.
      Sadece siz değil hiçbir dinci ile anlaşamam ben.
      Ama günah işlemeyen biri var mı gösterin bana demişsiniz bu konumuzun tamamen dışında onu belirteyim. O ayrı bir konu, kurban ayrı bir konu.

      Twitter'da 'aklın gözü' isimli bir sayfa var. Kendisini tanımam, etmem ama din ve akıl konusunda onu naçizane herkese sadece size değil tavsiye ediyorum. Ayrıca din konusunda da çok bilgili birisi.

      Rica ederim. Saygılarımla....

      Sil
    3. Orada duralım ama "dinci" ayrı bir şey; "dindar" ayrı bir şey. "Dinci"ler maalesef "dini kullanan kişiler veya kurumlardır. Ben o yüzden "dinci" değilim ve sizin gibi onlarla ben de anlaşamam.

      Aklın Gözü'nü takip edeceğim.

      Sil
    4. Çok güzel konulara değinmişsiniz, fakat benim de bir sorum olacak; 18 bin alemi belli bir nizam ve intizam içinde yaratan yüce mevla neden benim için hayvanları kurban edip kan akıtın demek yerine her müslüman kurban yerine bir fidan dikip büyümesinden mükellef olsun dememiştir? Böylece her sene kan içindeki sokaklar yerine insan ırkına bir kaç yüz yıl daha hediye etmiş olurduk.
      Löseve gelicek olursak bana göre iyilik iyiliktir, mühim olan niyettir fakat belki dediğiniz gibi algı yapıp ibadetten alıkoymak isteniyor.

      Konu çok derin ve konuşulacak sayısız nokta var fakat okuyunca sormadan edemedim. :)

      Sil
    5. Konu hep böyle güzel niyetlerle çarpıtılıyor ama olsun. İslâm dininde fidan dikmek, ağaç yetiştirmek de tavsiye edilmiştir. Bunu yapan çokça enbiya ve evliya da olmuştur. Fidan dikmeyin, ağaç yetiştirmeyin diyen yok senede bir defa kurban kesip geriye kalan günlerde istediğiniz iyiliği yapın. Ağaç yetiştirmenin sadaka-i câriye kabul edildiği bir dinde bunu karşı argüman olarak kullanmanız çok doğru olmadı sanki.

      LÖSEV'e de kurban bayramı haricinde yardım yapıldığında kimse bir şey demiyor ama kurban parasını vererek kurban kesmeden kurban ibadeti eda edilmiş de olmuyor.

      Yorumlarınınızı her daim beklerim. Katkınız için teşekkür ederim.

      Sil
    6. Keşke herkes belirtilen yerlerde kesse de sokaklar kan revan olmasa. Burda sorun ibadette değil bu şekilde yapanlarda. Bu yüzden her zaman dediğim gibi belli belirsiz kişilerin söyledikleri ve yaptıkları genele maledilemez.

      Sil
    7. Çok doğu GeCe (Gkhn).

      Ben bayramda kesim işlerini belirttiğiniz gibi belirlenen bir yerde yaptığım için sokakların durumunu bilmiyorum ancak bu konuda belediyeler titiz çalışmalar yapmalı.

      Sil
  5. Ticari zihniyete sahip insanları çoğu rant peşinde.Gerçek bir samimiyet göremiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaygılarınızda çok haklısınız Yurdagül Hanım.

      Sil
  6. Kimse burger gibi markalara ses çıkartmıyor. Yada zenginlerin bir parça ete binlerce para ödediği nusret gibi markalara kimse ses çıkartmıyor kurbana gelince vay efendim katliyam demiyor hergün yediği tavuk nerden geliyor.

    Malesef dinin hangi ibadeti kaldi ki amacından saptırılmayan .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Artık insanlara bir şeyleri anlatmak, kabul ettirmek çok çok zor. Herkes her konuda kendince en iyisini biliyor. Bizim görevimiz doğru bildiklerimizi anlatmak.

      Sil
  7. Tabi ki hasta çocuklara da yardım yapılmalı ama insanların ibadetlerine karışmaya kimsenin hakkı yok.Sadece müslümanlıkta değil hiçbir dinde olmaması lazım bence.

    YanıtlaSil
  8. her dinde buna benzer ibadetler mevcut kurban keserek günahlardan kurtulunmuyor. Burada amaç kesilen kurbanın dinin belirtiği gibi ihtiyaç sahiplerine dağıtarak aynı ölçülerde sevaba girmek günahlarının karşılığında sevabını artırmak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel açıkladın abi yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  9. kan akıtılmadan kurban olmaz. allahın emri olarak eğer kurban vazifesini yerine getirmek isteniyorsa kan akıltılması gerekir. yeni yeni icatlar çıkarıyorlar. kesimsiz kurban olur mu hiç üstad.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı görüşteyiz ve maalesef sosyal medyada bu görüşte olan kişi sayısı çok çok azaldı.

      Sil
  10. I have heard about it :3

    YanıtlaSil
  11. hıms yerini tutmuyor diyorsun pekii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmuyor be ablam; olsa dükkan senin. :)

      Sil
  12. Ya kardeşim ne saçma sapan işler bunlar... Kurban da bir ibadet, hastaya yardım da... Resmen ticari bir yaklaşım olmuş bu adına sözde kampanya denen şey. Ne demek "kurban kesme, hasta bir çocuğa yardım et"! Hasta çocuğa da yardım edilir, aç çocuğa da.
    Burada ben tabiri caizse "pastadan pay almaya çalışma çabası" görüyorum. Bir kitleyi kullanarak başka bir kitleden yardım toplama çabası...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bir durum tespiti. Tebrik ederim.

      Katkınız için de ayrıca teşekkürler...

      Sil
  13. Yeni gelen nesilde kurbanlığı kesebilecek kişilerin sayısı giderek azalıyor. Kasaplara iş düşüyor ama onlarda tam kapasite çalışıyor. Hal böyle olunca kurbanı kesmekle uğraşamayan kitle çareyi kurban kesimi yaptığını iddia eden kurumlara veriyor.
    Aslında hakkıyla uygulansa sistem mantıklı. Türkiye'de yaşayan bir vatandaş olarak Afrika'nın ıssız bir köşesindeki aç insana kurban eti yardımı edebilmek çok zor. Bunu yapacağını söyleyen kurumlar, hizmeti hakkıyla yaparlarsa yardım ihtiyaç sahiplerine ulaşacaktır.
    Vakıflara güven FETÖ'dan sonra azaldı. Kimin ne olduğu belli olmuyor. Geriye bir tek devlet kurumları kalıyor. Onlar hakkında da bir dolu söylenti mevcut.
    Şimdi bir de karşıt görüşlüler pastadaki payı istiyor. Ortalık kurbanlık pazarından daha kötü kokuyor.
    Allah (C.C.), hayır için elden çıkan yardımı cebine indirenlerden misliyle geri alsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Maalesef FETÖ'nün islam dinine verdiği zararı bazıları tarafından dinsiz diye yaftalanan kesim vermedi. :(

      Sil
  14. Have a pretty weekend :)

    YanıtlaSil
  15. Bloğunuza yeni denk geldim ve yazınızı geç de olsa okudum. Sizinle tartışmaya giren hanımefendi (bücürükveben) bir yazı paylaştı bu konuyla ilgili bende dayanamadım yorum yaptım fakat gördüm ki birçok kişi kendisi gibi düşünüyor ve aynı yönde yorum yapmış. Açıkcası benim gibi düşünen insanları göremeyince kendi yazısında üzülmüştüm ama sizin yazımızda ki yorumları okuyunca yalnız olmadığımı anladım:) Maalesef ki son yıllarda deizm diye birşey iyice yaygınlaştı ülkemizde, dinin siyasete alet edilmesiyle. Yıllardır ülkeyi yönetenlerin payı büyük bunda. Gerçekten anlayarak okunsa Kur'an ve hadisler yeterince açıklayıcı ama insanlar bunları değil de neüdüğü belirsiz insanların söyledikleri ve yaptıklarını örnek göstererek kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyor. OKU! İşte herşey bunda bitiyor. Elinize, yüreğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @GeCe (Gkhn)

      Ben sizin blogunuza yukarıya bıraktığınız yorumda denk gelip ziyaret etmiştim ve siz de dönüp tekrar bana ziyarette bulundunuz; teşekkür ederim.

      Bücürük ve Ben (Müjde Hanım) blogunda ne yazmış okumadım ancak kendisiyle önceki yazışmalarımızda kendisine de söylediğim üzere ne benim bilgilerimle onun fikirleri değişir ne de onun bilgileri ile benim fikirlerim değişir. Artık doğru bilgiye ulaşmak çok zor ve insanlar sadece kendi bilgilerinin doğru olduğunu iddia ediyor.

      Sil
  16. Dinide insan kandırmaya alet ediyorlar ya... Çok yazık!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Perylog;

      Maalesef "din" kandırmaya en müsait araç günümüzde. Çünkü kimse detaylı bir şekilde okumuyor ve öğrenmiyor dinini.

      Sil
  17. Merhaba Recep Hilmi, gözden kaçırdığım bu bilgi için teşekkür ederim.

    Maalesef ülkede her şey para kazanmak için bir araç olarak kullanılıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle. Ticarette "her yol mübah" görülmeye başlandı nedense. Nerede kaldı eski "helal - haram" kavramları. :(

      Sil

Yorumlarınız için teşekkürler!