Cüzdan Duâsı Gerçek mi?

Geçen Cuma günü, Ramazân-ı Şerîf'in son cuması, baldız bir mesaj iletti ve "Böyle bir şey var mı?" diye sordu. Etrafımda azıcık meraklı ve azıcık hoca olarak tanındığım için bu tarz sorular gelir bana zaman zaman. Severim de zaten bu tarz soruların peşine düşmeyi. Gelin birlikte bakalım o mesaja ve yazımıza devam edelim:

Cüzdan Duâsı

Görselde de yazdığı üzere Ramazân ayının son cuma günü selâ ile ezân-ı Muhammedî arasında Araf Sûresi'nin 10. âyeti ile Sâd Sûresi'nin 54. âyeti birlikte yazılır ve cüzdan içine konulursa hiç çıkartmamak kaydıyla para sıkıntısı çekilmeyeceği iddia ediliyor. 

Ben biraz araştırdım ve internette bu duânın cüzdan duâsı olarak geçtiğini bolluk, bereketlik için uygulandığını öğrendim. Kimisinde farklı şartlar var. Mesela diyor ki bir yıl sonra yine aynı vakitte yani Ramazân-ı Şerîf'in son cumasında selâ ile ezân arasında eskisi çıkarılıp suya atılacak ve yerine yenisi koyulacakmış. Kimisi vakti geniş tutmuş selâdan ikindi vaktine kadar demiş. Kimisi de demiş ki sadece Araf Sûresi'nin 10. âyeti yeter. 

Üstte de gördüğünüz üzere duânın çeşitli varyasyonları var. Aslolan şu ki böyle bir duânın geçerli mâkul bir kaynağı yok. En azından ben rastlayamadım. Evet iki ayet de "geçim" ve "rızık" konularından bahsediyor ki anlamlarını buraya yazmakta fayda var:

“Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.” (A'raf, 7/10)

“Bu bizim verdiğimiz rızıktır ve onun biteceği de yoktur.” (Sad, 38/54)


Evet bu iki ayetin berekete sebep olacağı doğrudur ve haktır. Mümkündür böyle bir şey ancak işte bir yıl cüzdanda taşı, sonra suya at vs. gibi şartlara bağlanması açıkçası mâkul değil. Ayrıca erkekler cüzdanlarını genelde arka ceplerinde taşır ki göbek altıdır ve makata yakındır. Bir ayetin böyle bir bölgede taşınması ne kadar doğrudur? Yoksa sadece hanımefendilere yönelik bir duâ mıdır bu? Allâh'tan böyle bir kural yoktu gördüğüm yerlerde. 

Hz. Allâh'ın âyetleri arasında rızık ve bereket gibi konulardan bahseden başka ayetleri de varken neden bu iki ayet tercih ediliyor acaba? Bunun da kesin bir kaynağa dayanması lâzımdır. 

Yukarıda da yazdığım gibi kesinlikle duânın gücüne inanırım. Hatta şu an dünya ayaktaysa bunun ağzı duâlı sıbyanlar, talebeler, yaşlılar sâyesinde olduğunu bilirim. Duâ ile nâmümkün olan bir şey mümkün hâle muhakkak gelebilir ancak böyle herhangi bir delile dayanmayan bir uygulama bana doğru gelmiyor. 

Gelin ben size bolluk - bereket için, rızık genişliği için, cüzdanınızın dolu olması için, bol bol zekat verebilmeniz için birkaç yöntem söyleyeyim. Bu aciz nefsime de bir hatırlatma olsun aynı zamanda:

  • Her akşam aksatmadan Vâkıa Sûresi okuyun.
  • Yemeklerden sonra muhakkak yemek duâsı okuyun.
  • Yemeklerden sonra tabağınızı sünnetleyin.
  • Masaya dökülen ekmek kırıntılarını muhakkak toplayın ve yiyin.
  • Bol bol şükredin ve "Elhamdülillah" deyin.
  • İşlediğiniz küçük - büyük tüm günahları terk edin.
  • Rabbimizi bol bol zikredin.
Bu vesile ile bayramınızı tekrar tebrik ediyorum. Umarım sonraki bayramlarda ailelerimizle birlikte güzel günler geçiririz. Duâlarınızda şu fakiri de unutmayın.