Haziran 2016 - ReHiTu.com

Pazar, Haziran 19, 2016

1973'ten Beri Sağ Eli Havada

Haziran 19, 2016 4
1973'ten Beri Sağ Eli Havada

Amar Bharati isimli bir Hintli, 1973'ten beri sağ kolunu hiç indirmemiş ve şu an istese de indiremiyor. Tamamen kullanılamaz hâle gelen sağ kolu ve eli zapzayıf kalmış. Tırnaklarını da hiç kesmediği için değişik bir görüntüye kavuşmuş.


1970'e kadar normal bir hayatı; işi, evi ve 3 çocuğu varken 1970'te kendisini Hindu tanrısı Şiva'ya adamış. 1973'te ise Hinduizm'in de ilkeleri arasında yer alan sade bir hayat yaşama mottosuyla sağ kolunu hayattan elini ayağını çekme anlamında havaya kaldırmış ve o tarihten beri de uyurken ve yemek yerken bile hiç indirmemiş.


Bir başka rivayete göre ise kolunu havaya kaldırmasının sebebi yukarıdaki gibi değil de dünya barışına destek olmak istemesiymiş.

Herhalükarda yerel halk tarafından kutsal gözle bakılan Amar Bharati bu hâlinden oldukça memnun görünüyor. Dünyanın dört bir tarafından turistlerin de ilgisini çekmiş olması onu keyiflendiriyordur diye düşünüyorum.

Peki siz elinizi ne kadar uzun süre havada tutabilirsiniz? Ben yarım saatte yorulur bırakırım herhalde diye düşünüyorum. 

Fileto, Göğüs ve Bonfile Arasındaki Farklar

Haziran 19, 2016 10
Fileto, Göğüs ve Bonfile Arasındaki Farklar
Bazen eşim market alışverişlerini bana bırakır. Tavuk eti alınacağı zaman tavuğun kısımlarını ayırt etmekte zorlanıyoruz. Yapılacak yemeğe göre "hani geçen aldığımız kemiksiz vardı ya" gibi ifadelerle tavuğun hangi kısmını alacağımıza karar veriyoruz.

Dün bu konu çok kafama takıldı ve internette araştırma yaptım. Bizim en çok aldığımız tavuk eti bonfile. Çeşitli üreticiler bu kısma fileto ve göğüs eti de diyor. İnternette yaptığım araştırmada öğrendiğim kadarıyla aralarında hiçbir fark bulunmuyor. Asıl ayrıma girdiğinde tavuğun göğüs kısmından çıktığı için göğüs eti diye satılıyor. Göğüs eti diye aslında kemikli ve derileri üzerinde olan haline denirken kemikleri ve derileri ayrılmış hâline de göğüs eti denilebiliyor. Kemikleri ve derileri ayrılmış kısmına ise bonfile de diyen var; fileto da. Kısacası üretici hangi ismi yazıyorsa o ancak bu 3 isimle ifade edilen etlerin hepsi tavuğun göğüs kısmından çıkıyor.


Tavuk etinin kısımlarına girince aslında yine aralarındaki farkları bilemediğim kısımların da olduğunu farkettim. Mesela mangala giderken tercih ettiğimiz birkaç çeşit tavuk kısmı var. Bunlar incik, kelebek, kanat vs. Bunlardan incik ile kelebeğin farklarını ve tavuğun nereleri olduğunu bilmiyorum. Bilen varsa açıklarsa sevinirim.

Bu arada tavuk alırken kesinlikle tek seçeneğiniz olması gereken bir markadan da bahsetmek isterim: Akdeniz Toros. Akdeniz Toros'u bu blogda daha önce Arden FC hakkındaki yazımda da duymuş olabilirsiniz. %100 helâl olan Akdeniz Toros piliç ürünleri, tamamen islâmî şartlara uygun olarak yetiştirilen tavuklardan elde ediliyor. Nerede o eski lezzetli tavuklar; 3-5 saatte ancak pişerdi diyoruz ya zaman zaman işte o eski lezzetli tavuklar Akdeniz Toros'ta!


Pazar, Haziran 12, 2016

17,5 Saatlik Orucu 17,5 Dakika İçin Heba Etmeyin!

Haziran 12, 2016 2
17,5 Saatlik Orucu 17,5 Dakika İçin Heba Etmeyin!
Öncelikle herkesin Ramazân-ı Şerîf'i tekrar mübarek olsun. Tuttuğumuz oruçları kabul eder inşaAllah Mevlam! Tabii ki bu oruçları gerçekten tutabiliyorsak; boşu boşuna aç kalmıyorsak.

Her Ramazân-ı Şerif'te olduğu gibi bu Ramazân Ayı'nda da gündeme gelen konulardan bir tanesi oruca başlama vakti ile ilgili. Asırlardır uygulanagelen bir takvimimiz var ancak bu takvim maalesef 1983 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Tayyar ALTIKULAÇ'ın "Ben millete 20 dk daha az oruç tutturacağım" safsatasıyla değiştirilmiştir. Geçen 23 yılda da maalesef bu hatadan dönmemiştir Diyanet.

Bu sene ortalama 17,5 saat oruç tutuyoruz. Ancak temkin vaktini hesaba katmayıp ezan okunana kadar yediğimiz o 20 dk'dan dolayı acaba oruçlarımız kabul oluyor mu? Be hey müslüman! Zaten 17,5 saat oruç tutuyorsun. Gel boşu boşuna aç kalma da temkin vaktini de düşünerek orucuna 20 dk önce başla. Fazilet Takvimi veya Türkiye Takvimi kullan ki kafan rahat olsun.

Temkinin Tanımı: İbadet vakitlerimizin başlangıcında ve bitiminde şüphelerden kurtulup tedbirli amel etmek demektir. Ayrıca bu temkin meselesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kendi yayımladığı
Tecrîd-i Sarîh Tercümesi'nin 6. cildinin 268. sayfasında ve birçok ilmî eserde belirtilmektedir.

Konuyla ilgili olarak aşağıdaki TV programı kaydını da buldum. Hocamı tanımıyorum ancak konuyu çok güzel açıklamış. Allah razı olsun!


Konu hakkında daha detaylı bilgi ve belge için aşağıdaki açıklamaları da dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca şunu da belirteyim ki bu temkin mevzuu, sadece orucun başlangıcı ile ilgili değil. Yukarıdaki tanımda da yer aldığı üzere tüm ibadetlerimiz için geçerli. Mesela yatsı namazı da olması gerekenden 9 dk öne alınmış 1983'te Diyanet tarafından.




Müslüman uyanık olmalı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın maalesef çoğu konuda eksik kaldığını kabul etmek gerekir. Saçma sapan konulara el atacaklarına müslümanların itikat ve amel hususundaki konulara el atsalar daha makbule geçer!

Cumartesi, Haziran 04, 2016

Ramazân-ı Şerîf'in İlk Akşamı ve İlk Gecesi

Haziran 04, 2016 0
Ramazân-ı Şerîf'in İlk Akşamı ve İlk Gecesi
Ramazân-ı Şerif'in gölgesi üzerimize düştü. Rabbim hayırlısıyla bu müstesnâ günleri ihyâ edebilmeyi nasip eylesin!

Ramazân-ı Şerîf'te yapılacaklar belli ancak nâfile olarak yapılabilecek ibadetler de mevcut. Özellikle yarın akşam ve gece yapmamız gereken bir takım ibadetleri bazılarımız bilmiyordur diye düşünüyorum.

Öncelikle Ramazân-ı Şerîf'in ilk akşamı (akşam ile yatsı arasında) bir namaz var. Bu namazı muhakkak kılmalıyız. Fazilet Neşriyat'tan çıkan Dua ve İbadetler Kitabı'nda bu namaz şöyle açıklanmıştır:

"Yarın akşam Ramazân-ı şerîf ayının ilk gecesini idrâk edecek ve ilk terâvih namazını kılacağız. Şâbân’ın son gününü Ramazân ayının ilk gününe bağlayan bu gece, Ramazân-ı şerîfin ilk akşamı olması itibâriyle, akşamla yatsı arasında iki rek’at teşekkür namazı kılınır. Şöyle niyet edilir: “Yâ Rabbi, Ramazân-ı şerîf ile müşerref kıldığın için, Allâhü Ekber” denilerek tekbir alıp namaza durulur. Fâtiha’dan sonra birinci rek’atte 1 İnnâ a’taynâ, ikinci rek’atte 1 İhlâs-ı Şerîf okunur. Namazdan sonra: 70 istiğfâr-ı şerîf, 70 salavât-ı şerîfe okuyup duâ edilir. Salât-ı Münciye okumak daha fazîletlidir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)"

Bu namazımızı kıldıktan sonra teravihe gidiyoruz. Teravihten döndükten sonra yatıp sahura kalkacağız. Sahura tam yemek hazır olununca (erkekler için) veya yemek hazırlayacak kadar vakit azalınca (hanımlar için) değil de bir 15 dk daha erken kalkıyoruz ve teheccüd vaktinde şu tavsiye edilen namazı kılıyoruz:

İstanbul Eyüb Camii Vaizi, (Üstazımız) Süleyman Efendi Hz'nin talebelerinden Seyfettin Alkan Ağabeyimizden naklen:

"Ramazan-ı Şerîf'in ilk gecesi teheccüd vaktinde 1. rekatte Kadir Sûresi , 2. rekatte İhlas Sûresi okunarak 2 rekat namaz kılınırsa, o kişiye 3 mükafat verilir: 
1- Ramazanı şerifte açlık ve susuzluk çekmez. 
2- Orucunun kabulüne sebep olur. 
3- Fakirlik ve yoksulluk çekmez."

Ramazan-ı şerifiniz şimdiden mübarek olsun; Hz. Allah feyzinden ve nurundan istifade etmeyi nasip eylesin.