BBC'nin 57 Yıl Önceki İstanbul Belgeseli

Bugün bir vesile ile haberdâr olduğum BBC belgeselini sizlerle de paylaşmak istedim. Belgesel 1961 yılında Johnny Morris tarafından "Johnny Morris Takes a Ticket to Turkey" adıyla BBC için hazırlanmış. 57 yıl önceki İstanbul'u görmek adına belgeseli izlemeye karar verdim. Zaten 2 parça hâlinde yayımlanacakmış ve bu ilk parçası sadece 7 dk 48 sn uzunluğunda. 

Babamın doğduğu yılda İstanbul nasılmış merakıyla videoyu izlemeye başladım. Belgeselin başında Johnny Morris boğaz turuna çıkmış ve aktarımlarını oradan yapıyor. Bu sırada Dolmabahçe Sarayı'nın önünden geçerken bir belgeselde bahsetmesi gereken bilgileri vermek yerine şöyle bir şey söylüyor Morris Efendi:

"Could you be happy there with the hundred wifes?"

Şöyle Türkçe'ye çevrilmiş zaten BBC ekibi tarafından:


Videonun başında da zaten İstanbul'da 500'den fazla camii olduğunu söyleyerek İslam düşmanlığını belli eden Morris, bu sıfatını belgeselin tam da burasına açıkça izhâr ediyor. Onlara göre (maalesef ki kendi ülkemizde dahi böyle olduğunu sananlar var saçma sapan diziler yüzünden) sultanlar akşama kadar saraylarda cariyelerle hatunlarla günlerini gün ediyorlardı. Ne diyelim! Yalan yazan tarih utansın! Yazdıranları da Allah'a havale edelim.

Belgeselin devamında Çırağan Sarayı'nın önünden geçerken de İslam düşmanlığını belli ediyor Morris. O zamanlar harap hâlde olan Çırağan Sarayı için kendince şöyle bir yorum getiriyor:


Çırağan Sarayı'nın bu hâlde olmasını dahi buraya bağlayan art niyetli bir TV sunucusuna ne denilebilir ki? İzleyene hiçbir bilgi birikim katmayan bu belgeseli BBC editörleri 1961 yılında neden yayımlamıştır acaba?

"Yiğidi öldür, hakkını yeme!" demişler. Bu Morris Efendi, videonun sonunda biz sözde müslümanlar için çok iyi bir tespit ortaya koymuş. Videonun sonuna doğru minarelerden ezan sesleri yükseliyor ancak herkes işine gücüne devam ettiği için; şöyle irkilip kendine gelmediği için ve bu yüce davete iştirak etmediği için Morris şöyle diyor:

"Dinleyin! Hoca dindar insanları namaza çağırıyor. (Başını, ellerinin arasına koyuyor ve küçük balkonunda dolanıyor.) Ama kimse bunu pek farketmiyor gibi görünüyor."

Bu ayıp bize yeter de artar! 

Video sizler de izlemek isterseniz BBC Türkçe'nin websitesinden veya aşağıdan izleyebilirsiniz.