Mayıs 2018 - ReHiTu.com

Pazar, Mayıs 27, 2018

Sittîn Sene Düzelmeyiz!

Mayıs 27, 2018 31
Sittîn Sene Düzelmeyiz!
Türkçe Hataları konusunda zaman zaman yazıyorum. Bu konularda yazdığım her seferde bahsediyorum sanırım ama eskiden sırf bu konuyla ilgili turkcehatalari.com adı altında blogum vardı. Tüm eski bloglarımın kaderini paylaştı o da. Sıkıldım ve siliverdim.


Bu yazımda da sizlere birkaç yazım ve kullanım hatasından bahsedeceğim. İlki başlıkta da geçen "sittîn sene" deyimi ile ilgili.

* Sittîn (S..tim) Sene

Buraya yazmaktan imtinâ ediyorum ancak bir yanlışı düzeltmek için de o yanlışı bir şekilde ifade etmek gerekiyor. Geçen senelerde bir fabrikada ürünlerimizle ilgili demo çalışması yaparken bölüm sorumlusu ustabaşı laf arasında bu deyimi "s..tim sene" (Sin'li küfür sözcüğü) olarak kullandı. İçimden güldüm ama yanlışını da söyleyemedim ilk defa tanıştığımız için. 

Peki ne demek bu yanlış kullanılan "sittîn sene"? Öncelikle zarf olarak kullanılıyor ve "sittînsene" şeklinde birleşik kullanıldığını söylüyor TDK. "Sittîn" Arapça'da 60 (altmış) demek. Yâni "60 sene" anlamına geliyor bu kullanım. 

Ancak sadece "60 sene" anlamında kullanılmıyor. Kullanım yerine göre "çok uzun zaman", "asla gerçekmeyecek bir durum", "belirlenemeyecek kadar uzun zaman", sonsuza kadar, ömür boyu", "asla" vb. anlamlara geliyor.

Bahsettiğim ustamız bu deyimi birinden duymuş ve yazılışını araştırmadan sin'li küfür sözcüğü ile kullanıyordu. Onun gibi olanlar hiç de azımsanmayacak sayıda diye düşünüyorum!

Bu arada "sittîn sene" için kaynak araştırırken şu videoya denk geldim. Onu da yazımı şenlendirsin diye buraya bırakıyorum.

Kamufle & Gökçe'nin "Sittîn Sene" isminde bir eseri varmış:

* Şu Hortumlu Dünyada Fil YaLNız Bir Hayvandır!
Başlıktaki "düzelmeyiz" kısmıyla ilgili yazımıza geçelim şimdi de. Alt başlık bir kitap ismi belki çoğunuz biliyorsunuzdur. Ahmet Şerif İZGÖREN'in harika kitaplarından biri. Okumanızı tavsiye ederim. Bu kitaptan bir alıntı yapan blog arkadaşımız (ismini vermem uygun olmaz diye düşünüyorum) kitabın ismini yaNLış yazmış. Aynı yazısında "grup" yazacağına "gurup" yazmış. Kendisinin bu yaNLışlarına dikkat çekmek için şöyle bir yorum yazdım:
Kitabın adı doğru mu? İnternette aratıyorum ama bulamıyorum. 

Tırtıllar gurup vaktinde mi teste tâbî tutulmuş acaba?
Kendisi buradaki ince mesajı anlamayıp kitabın adı doğru evet diyerek giriş yapıp kitabın adını yine yaNLış yazmış. "Gurup" kelimesine ise hiç değinmemiş. 
Şimdi efendim bu kelimelerin doğru yazılışlarına geçmeden önce yine aynı konuyla ilgili olan bir anımı da buraya ekleyeyim:
Twitter'daki @OliverTrolley kullanıcı adına sahip zararsız troll sabah akşam attığı twitlerden birinde iki defa yaNLış olarak "yanlız" kelimesini kullanmış. Ona cevap yazan birine de "bir mukabele" diye karşılık vermiş. O da ona doğrusu "bil mukabele" demiş. Cagi Bey bu sefer "Bi bitmediniz yav!" deyince ben de olaya nokta koyan twitimi attım. (Nokta koydum çünkü beni dikkate alıp cevap yazmadı.)
İkinci kısmı en başından itibaren özetleyecek olursak:
  • YANLIZ değil YALNIZ
  • YALNIŞ değil YANLIŞ
  • GURUP tan vakti demektir; GRUP ise topluluk anlamında kullandığımızdır.
  • BİRMUKABELE değil BİLMUKABELE
  • Bu da bonus olsun: BİLADER değil BİRADER
YaNLış bulmaya çalışmıyorum ancak çok gözüme çarpıyor böyle şeyler! Bu konuda yaLNız değilimdir herhalde! Sizde de var mı böyle takıntılar? Ne dersiniz "sittînsene" böyle gider mi bu iş? Düzelir miyiz?

Salı, Mayıs 22, 2018

Boyacımı Nasıl Seçtim?

Mayıs 22, 2018 20
Boyacımı Nasıl Seçtim?
Geçen hafta bugün başlayıp hâlâ devam eden bir taşınma telaşımız var. Aynı binada bir alt kata taşındık ama sanki uzağa taşınsak daha az yorulurmuşuz gibi geldi bana. Oturduğumuz ev satılınca ve alanlar da yatırımlık değil de oturumluk alınca biz ev arama sürecine girmiştik. Bir alt kata inince ev sahibimiz de değişeceği için yeni kira tarifeleri geçerli olacaktı ve biz farklı seçenekleri de değerlendirdik. %20 kira artışı oluyordu alt kata inince. %20 daha uygun fiyatlı evler de bulduk ama muhitini beğenmediğimizden ve komşularımızdan uzaklaşmak istemediğimizden dolayı %20 artışla bir alt kata indik.


Alt katın (şu an bu yazıyı yazdığım evin) boyaya ihtiyacı vardı. Bir tanıdığın arkadaşı bu işleri yapıyormuş; ona haber saldık. Ben de bir yandan Armut.com üzerinden boyacı aradığıma dair ilan verdim. İlk teklif veren kişi Lider Yapı İnşaat İrfan AŞKIN Bey oldu. Armut.com'da ilgilenen kişi teklif verince talebi açan kişinin numarası ilgilenen kişiye görünüyor. İrfan Bey hemen aradı ve Kestel'de olduğunu keşif için gelebileceğini söyledi. Buyur gel deyince söylediği gibi hızlı bir şekilde geldi. Keşfini yaptı ve bize uygun rengi belirledikten sonra 1.000,00₺ masraf çıkardı boya kendinden olmak kaydıyla. Filli Boya vb. kalitede ürün kullanacağını söyledi. Renk değişimi olmayacaktı. Yukarıda bahsettiğim arkadaşın yönlendirdiği usta da geleceği için İrfan Bey'e dönüş yapacağımızı söyledim. 

Bu sırada Armut.com'dan +3 teklif daha geldi. Onlar da aradı ama hiçbiri de keşif yapmaya gerek görmedi. 600,00₺ yazan biri numarayı görmek için yazdım 800,00₺ dedi. 1.200,00₺ diyen de olmuştu. 

Ben bu arada Armut.com ile birlikte Decor Yapı'nın decoryapi.com adresinden de talep oluşturmuştum. Oradan da aradılar ve keşfe geldiler. Onlar da çok profesyonel çalışıyorlar. Her adımı mesajla bildiriyorlar. Decor Yapı'dan gelen 2 beyefendi önce 2.000,00₺ sonra 1.500,00₺ fiyat verdiler. 2.000,00₺'yi tavanlar da boyanacak sandıkları için verdiler. Tavanların boyanmayacağını tekrar belirtince 1.500,00₺ dediler ama çok yüksekti. Kabul etmedik.



Akşamüzeri İrfan Bey aradı ve karar verip vermediğimizi sorguladı. İşini iyi takip ettiği buradan da belli oldu. Arkadaşın yönlendirdiği boyacıyı bekliyorduk biz hâlâ. Akşam er geç dönüş yapacağımızı belirttim. 

Fiyatları toplamıştık ama arkadaşın yönlendirdiği boyacı gelmemişti. Öyle olunca ben İrfan Usta'ya akşam geç saatte WhatsApp'tan yazdım ve bir süre yazıştıktan sonra 850,00₺'ye anlaştık. Geçen hafta Pazartesi sabah girdi eve akşam tertemiz teslim etti. Biz memnun kaldık. Peki biz neden İrfan Bey'i tercih ettik?
  • Öncelikle hızından dolayı. Devir hız devri ve o da müşteriye en hızlı dönüşü yaparak bunu yakalamış birisi.
  • Herkes sadece fiyat verdi ama o gelip keşif yaptı ve doğru rengi birlikte seçmemizi sağladı.
  • Fiyatı uygundu. Başka bir keşif yapan firmadan da bahsettim yazımda ancak onlar çok yüksekti ve 4 günde bitireceklerini söylemişlerdi. Birinci maddedeki hız konusuna işi bitirmedeki hızı da ekleyebiliriz aklıma gelmişken. 
Fiyat konusuna gelince aklıma gelen şu videoyu sizinle paylaşmak istedim:

  • İşini takip etti. Akşamüzeri arayıp karar verip vermediğimizi sorguladı.
  • Her zaman ulaşılabilirdi. Akşam bile WhatsApp üzerinden iş konuştu.
  • Kendini ve yapacağı işi iyi anlattı. Eşim bile ikna olmuştu.
Yukarıda ilk aklıma gelen sebeplerden dolayı İrfan Bey'i ve ekibini tercih ettik ve biz memnun kaldık. Çıkarken de tertemiz teslim ettiler. Bu fiyat ve kaliteyi duyan gören komşularımız İrfan Usta'nın numarasını istediler. Bursa'da boya vb. tadilat işleri olanlar kendisini tercih edebilir. Sizler de bu tarz hizmet alımlarınızda Armut.com gibi sosyal mecraları tercih edebilirsiniz. Tavsiye ederim. Belki daha önce benzeri bir hizmeti internetten almışsınızdır. Deneyimlerinizi paylaşır mısınız bizimle?

Pazar, Mayıs 13, 2018

Blog Muhasebesi (Mim)

Mayıs 13, 2018 39
Blog Muhasebesi (Mim)
Yine bir mimle karşınızdayım. Aslında yazacak başka konularım vardı ama beni mimleyen iki kişiyi bekletmek uygun olmayacaktı. Beni mimleyen Egenin İki Yakası ile Düş Tasarımcısı'na teşekkür ediyorum. Haydi başlayalım:

  • Blog Âlemine Nasıl Girdim?
Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim. Blog olarak adlandırdığımız kısma üniversite yıllarında İtalyan okutmanımız Roberto BOVO ile "Anadolu" kelimesinin kökeni hakkında tartıştıktan sonra kelimelerinsoyagaci.blogspot.com adresi ile girdim. Sonrasında .com'lu bir domaine de geçip çok yazarlı bir platforma da dönüştük ama ben sıkıldığım için onca emeği bir çırpıda silip attım. Bu blog kısmında en az 10 yıldır farklı bloglarla yer alıyorum yâni. Bundan öncesinde ise lise zamanlarımda MSN Spaces vardı. :) Orada da çok takılıp kendi alanlarımızı oluştururduk. Hey gidi günler hey!
  • Hangi Blog Bana İlhâm Oldu?
Açıkçası öyle ilhâm olan bir blog yok. Eskiden Wolkanca vardı (hâlâ var ama blog konusunda aktif değil) onu beğenirdim. İstanbul'dayken çeşitli blog toplantılarına da katılırdım. Eskilerdenim yâni.
  • Bloga Yazdığım İlk Yazı ile Son Yazı Arasında Fark Var mı?
Hem de dağlar kadar! Yazmak insanı her anlamda geliştiriyor. Yazmak için okumak, gözlemlemek gerekiyor. Okudukça gördükçe de daha bilinçli bir birey oluyorsunuz.
  • Yakın Çevremdeki İnsanlar Blogumu Biliyor mu?
Biliyorlar ama yorumlamaktan kaçınıyorlar. Blogumun adı ve sanal âlemdeki adım olan "rehitu" diye çağıran da çok fazla. Onlardan tek ricam yazılarıma gereken değeri vermeleri.
  • Blog Yazmak Bana Neler Kattı?
Empati yeteneği kattığı kesin. Yazmak ve insanlarla bir şeyler paylaşmak; içerik üretmek beni ayrıca mutlu ediyor. Umarım sıkılmadan yazmalara devam ederim.
  • Blogumda Kaç Yazı Var ve Toplam Sayfa Görüntülenmesi Ne Kadar?
Şu an 260. yazıyı kaleme alıyorum. Toplam sayfa görüntülenmem ise 388.380. İnanmıyorsanız gelin sayın! :)
  • Blog Muhasebesi Mim'ine Kimleri Davet Ediyorum?
Ben mimi aldım, kabul ettim ve tamamladım. Sıradaki mimdaşlarım şöyle:

- Nuri ÖZKAN
- Yakup TOPÇU
- Ali YATARKALKMAZ
- Engin SUNAL
- Momentos
- Berlin Berlin
- Beytullah POYRAZ
- Cem KAZAN
- Semi M.ELLER
- Halil GÖNÜL
- Sinan ACAR
- Mücahit DOĞAN

Pazartesi, Mayıs 07, 2018

Renault'dan AVB Teknolojisi #annevardımben

Mayıs 07, 2018 23
Renault'dan AVB Teknolojisi #annevardımben
Mâlum Anneler Günü yaklaşıyor. Markalar da bu güne çok önem veriyor ve her sene birbirinden güzel reklamlar ortaya çıkarıyorlar. Geçen sene ben şu yazımda hoşuma giden Anneler Günü reklamlarını da paylaşmıştım hatırlarsanız.


Bu sene de önüme çıktıkça izliyorum böyle çalışmaları. Bu sabah Renault'un bir reklamı dikkatimi çekti. #annevardımben etiketiyle yola çıkmışlar. Ben aşağıdaki videoyu izleyince viral bir reklam sadece diye düşündüm. Ama öyle bir teknoloji varmış gerçekten de.


Yönlendirdikleri websitesine gittim. Orada detaylıca anlatmışlar. Sınırlı sayıdaki Clio modellerine koyulacak bu tuşla akıllı telefonunuza indireceğiniz Mum Button uygulamasını eşleştiriyorsunuz ve annenizi merakta bırakmayı sona erdiriyorsunuz.

Araçlardaki ABS, ASR, ESP, BAS, SRS, HLA vb. birçok harfli teknolojinin yanına kardeş olarak gelen AVB teknolojisinin tutup tutmayacağını bizlere zaman gösterecek. Bütün isim hakları Renault'ya ait olan AVB teknolojisinden yararlanmak için diğer markalar ne zaman sıraya girecek bekleniyor. 

Renault, bu Anneler Günü'nde akılda kalacak bir çalışmaya imzasını atmış. Her ne kadar Youtube kanalının altına aşağıdaki gibi bir yorum gelse de AVB teknolojisinden vazgeçmeyip geliştirmeye çalışmalılar.

Yazıyı bitirmeden bir isyanım olacak! Neden AVB teknolojisi var da BVB teknolojisi yok! Niye bu çocuklar annesinden dayak yese de yine annesine sığınır? Niye hiçbir çocuk #babavardımben demez? Niye en son babalar duyar? :)

Var mı sizin önünüze de çıkan bu yıla ait güzel Anneler Günü reklamı? Marka belirtin ki biz de izleyelim.

Cumartesi, Mayıs 05, 2018

Ekonomiye Dair İlginç Gerçekler

Mayıs 05, 2018 16
Ekonomiye Dair İlginç Gerçekler
Quora'da gördüğüm bu bilgileri sizinle de paylaşmak istedim. Quora'da paylaşan kişi Simon Cousaert. Kendisi ekonomi alanında eğitim görmüş birisi imiş.
  • Wal-Mart her saat 1,8 milyon dolar kazanıyormuş.
  • Starbucks'taki yuvarlak masalar müşteriler daha az yalnız hissetsin diye bilerek üretilmiş.
  • 10 Avrupalıdan 1'inin yatağını Ikea tasarlamış.
  • Walt Disney World'de bugüne kadar 80 milyondan fazla "fare kulağı" satılmış.
  • Ortalama bir akıllı telefon kullanıcısı günde 14 defa Facebook'unu kontrol ediyormuş.
  • Volkswagen Grubu'na dail olan markalar şunlar: Bentley, Bugatti, Lamborghini, Audi, Ducati ve Porsche.
  • Marvel Comics firması bir zamanlar "Zombie" kelimesinin isim hakkını almış.
  • Kırmızı beyaz standart Coca Cola logosu dünya nüfusunun %94'ü tarafından tanınıyormuş.
  • Candy Crush oyunu meşhur olduğu dönemlerde günde 633.000$ gelir getiriyormuş.
  • Warner Music isimli firma "happy birthday" in tüm haklarına sahipmiş ancak dava açılmış haklarında ve kaybetmişler.
  • Dünyada cep telefonu olan insanların sayısı tuvaleti olan insanların sayısından fazla imiş.
  • Bugüne kadar en çok satılan ürün zeka küpü imiş. İkinci sırada ise iPhone varmış.
  • 2000 yılında Fortune 500 listesine giren firmaların %40'tan fazlası 2010 yılında kendilerine orada yer bulamamışlar.
  • Yeni müşteri elde etmek mevcut müşteriyi elinizde tutmaktan 6-7 kat daha maliyetlidir.
  • 1999 yılında Google'ın sahipleri Google'ı Excite isminde bir web portalına 1 milyon doların altında bir fiyata satmak istemiş ancak Excite kabul etmemiş. Gerisi bildiğiniz gibi işte...
  • Tüketici elektroniği denildiğinde ilk akla gelen firmalardan biri olan Samsung'un faaliyet gösterdiği diğer alanlar şöyleymiş: silah üretimi, yaşam sigortası ve lunapark yönetimi.
  • Apple'ın 3 kurucusundan biri olan Ronald Wayne (diğer ikisi Steve Jobs ile Steve Wozniak) şirketi kurduklarından 12 gün sonra kendisinin %10'luk hissesini 800,00$'a satmış. Şimdi o hisselerin değeri ise 35 milyar dolar.
  • Günlük satılan Mickey Mouse'lu ürün sayısı: 5 milyon adetten fazla.
  • Youtube'a ilk eklenen video kurucularından biri olan Jawed Karim'in San Diego Hayvanat Bahçesi'ndeki filleri anlattığı videosu imiş. Videonun eklenme tarihi 23 Nisan 2005.
  • Facebook'un URL'sinin yanına "/4" (sağa yatık çizgi ve 4) eklerseniz sizi direkt Mark Zuckerberg'in profiline götürecektir. https://www.facebook.com/4
Benim için oldukça değişik bilgiler vardı içinde. Sizin ilk defa öğrendiğiniz hangileri oldu? Bunlar gibi sizin de eklemek istediğiniz ilginç gerçekler var mıdır?

Salı, Mayıs 01, 2018

Tek Parmaklı Yazar: Rukiye TÜREYEN

Mayıs 01, 2018 16
Tek Parmaklı Yazar: Rukiye TÜREYEN
Blogcular okuduklarını paylaştıkça bana da kitap okuma isteği geliyordu ancak maalesef düzenli kitap okuyan biri değilim. Aslında öğrenci iken çok kitap okumamla meşhurdum okulda. Öğleden önce aldığım kitabı öğleden sonra kütüphaneye teslim ederdim. Öğleden sonra aldığım kitabı da akşam evde okuyup diğer gün sabah okul kütüphanesinden bir başkasıyla değiştirirdim. 


Kitaplar yerine online mecralarda okuma yapan biriyim son zamanlarda. Okumaya değer gördüğüm her şeyi sonuna kadar okumaya çalışırım. Belki de okuma ihtiyacımı bu şekilde karşılıyorum. Yazımın başında da belirttiğim üzere blogcu arkadaşların kitap tanıtımlarını gördükçe "kitap okuma"ya ağırlık vermem gerektiğini düşündüm. 

Bu konuda ilk adımı da geçen seneki Bursa Kitap Fuarı'nda kendisinin elinden imzalı bir şekilde aldığım Ömer EKİNCİ'nin Senin Yolun isimli kitabıyla attım. Kitabı hemen okuyacağım diye almıştım oysa ancak üzerinden bir kitap fuarı daha geçmesine rağmen benim aklım yeni başıma gelmişti. 

Ömer EKİNCİ benim üniversite yıllarımdan tanıdığım birisi. Kendisiyle birebir görüşmüşlüğümüz, kahve içmişliğimiz, bir proje hakkında fikir alışverişi yapmışlığımız vardır. Onun gibi birini tanımak benim için büyük bir onur ancak imzaladığı kitabı bu kadar çok bekletmek ise o denli utanç verici.


Benim elimdeki Senin Yolun, 5. baskı idi. Nesil Yayınları'ndan çıkan kitap toplamda 159 sayfa. Kitabı Google Kitaplar'dan da edinebilirsiniz isterseniz. Sayfalarına göz atmanız için aşağıya bırakıyorum:



Kitabı basılı olarak satın almak isterseniz de HepsiBurada ve KitapYurdu'nda şu an 9,75₺. HepsiBurada'dan alıranız imzalı olarak ulaşıyor kitap size bu arada.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Size Rukiye TÜREYEN'den bahsetmek istiyorum. Kendisi bizim gibi blog yazarı. Şimdi blog yazarlığının bir tık üstüne çıkıp kitap da yazmaya başlamış. Ben kendisini kitabının reklamları sayesinde tanıdım. Rukiye Hanım'ı bizden ayıran farklı bir özelliği var. Kendisi %99 engelli. Sadece bir parmağı hareket ediyor ve o bir parmağıyla kendine ayrı bir dünya kurmuş.

O bir parmağı için sürekli şükrediyor ancak bizler maalesef nelere sahip olduğumuzun farkında bile değiliz. Rukiye TÜREYEN, tek parmağıyla sosyal medyayı da aktif bir şekilde kullanıyor. Tek amacı var kitabını daha fazla kitlelere ulaştırıp gelecek gelirlerle annesini kiradan kurtarmak ve nihâî hedef olarak da annesini kutsal topraklara göndermek.

Rukiye TÜREYEN'in sosyal medya hesapları şu şekilde:
Facebook: https://www.facebook.com/rukiye.tureyen.yazar/
Blog: https://rukiyetureyen.blogspot.com.tr/
Milliyet Blog: http://blog.milliyet.com.tr/Sayfam/Blogger/?UyeNo=3559143
Instagram: https://www.instagram.com/rukiyetureyen_yazar
Twitter: https://twitter.com/rukiyetrynyazar

Şimdi asıl konumuz 2. baskısı yapılan Rukiye TÜREYEN'in kitabı "Kanadı Kırık Melek'in Kanadına Takılanlar". Kitap şu anda n11.com sitesinde satışta. İlk baskıyla birlikte 2. baskı kitabı da alıyorsunuz. Ben de henüz sipariş vermedim. İki kitap arasında fark var mı, yok mu bilmiyorum ancak sırf destek olmak için bu yöntem de seçilmiş olabilir.

Sizler de n11.com üzerinden Kanadı Kırık Melek'in Kanadına Takılanlar kitabını satın alarak; bu konu hakkında bir blog yazısı yazarak ve sosyal medya hesaplarınızda tanıtımlar yaparak bu azim abidesi hanımefendiye destek olabilirsiniz. Kitabı satın almak için buraya tıklayınız.