Ağustos 2018 - ReHiTu.com

Cuma, Ağustos 24, 2018

Sefer Bahsi - Vatanın Kısımları

Ağustos 24, 2018 12
Sefer Bahsi - Vatanın Kısımları
Dinimizde sefer bahsi tam anlamıyla bilinmeyen; bazı aklıevvellerin sabote etmeye çalıştığı bir bahis. Maalesef günümüzde ağzı olan konuşuyor dinî konularda. Aslında sadece dînî konularda değil her konuda herkesin bilgisi olmadan bir fikri muhakkak var. Kimse bilmiyorum demiyor. Kulaktan dolma, yalan - yanlış bilgilerle bilgi kirliliği oluşturmakta üstümüze yok.

Blogumda zaman zaman dînî konulara yer veriyorum. İçinizden senin vasfın ne de bu işlere kalkışıyorsun diyen olabilir. Ben de naçizâne lise ve üniversite hayatım boyunca eş zamanlı olarak dînî ilimlerle de meşgul oldum ve üniversiteden sonra bir sene daha bu ilimlere devam ederek "tekâmül" ettim. O yüzden ağzı olup da konuşanlardansa veya dinimizi ifsat etmek için konuşanlardansa benim de konuşmaya, birkaç kelam etmeye hakkım var diye düşünüyorum. 

Sefer bahsini en basite indirgenmiş hâliyle size anlatan kaynak Fazilet Neşriyat tarafından neşredilen Hasan ARIKAN Hocaefendi tarafından kaleme alınmış olan Muhtasar İlmihâl'dir. Muhtasar İlmihâl'in online versiyonuna şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Eğer basılı hâlini almak isterseniz de şuraya tıklayarak Çamlıca Kitap'tan 7,70₺'ye alabilirsiniz. Bu ilmihâlin basılı hâlini almak istiyorum diyenler varsa ve herhangi bir sebepten dolayı al(a)mıyorlarsa bana bilgilerini ulaştırması yeterlidir. Kendisine kargo ile gönderip hediye etmek isterim. 

Evet gelelim sefer bahsine ve bu bahisin içinde yer alan vatanın kısımlarına. Kitaptan yaptığım alıntıları direkt paylaşmak istiyorum:


Bütün ifadeler gayet açık ve net. Adı üstünde muhtasar bir hâlde anlatılmış her şey. Ben sadece kalın harflerle yazılmış "Bir kimse dört rek'atli farzları, seferî iken dört rek'at olarak kılarsa hata etmiş olur." kısmını biraz açmak istiyorum. 

Dinimizde ibadetler için iki yol vardır: Biri azimet, diğeri de ruhsat. Kısaca açıklayacak olursak azimet, bir ibâdetin nasıl yapılacağı tüm çizgileri ile kat'i bir şekilde belli olduğu durumlardır. Ruhsat ise adı üzerinde bir özür veya herhangi bir sebeple o ibadette müsamaha gösterildiğini gösterir. Seferî iken dört rek'atli farz namazların 2 rek'at olarak kılınması bir ruhsat değil azimettir. Ruhsat olsa idi 2 rek'at de kılınabilir ama 4 rek'at kılmak daha efdaldir derdik ancak bu bir azimet olduğu için 2 rek'at kılındığı takdirde hata etmiş olur diyoruz ve hatasını telafî etmesi gerektiğini anlatıyoruz. 

Teknoloji çağı yaşadığımız günümüzde uçakla dünyanın öbür ucuna saatler içinde gidilmesi sefer bahsinin hükümlerini değiştirmez. Çünkü bu hükümler ferde - imkana - vasıtaya göre değil de cinse ve mesafeye göre koyulmuş hükümlerdir. 

Vatanın üç kısmı da yukarıda belirtilmiştir. Benim vatan-ı aslîm son 3 senedir Bursa. Vatan-ı ikâmetim şu an yok ancak bayram dolayısıyla memleketim Afyonkarahisar'da bulunduğum için Afyon benim vatan-ı süknâm olmuş oluyor bu günlerde. 

İlmihal hediyesi isteyenler yoruma veya iletişim formuna yazarak bana ulaşabilir. recephilmitufan(et)gmail.com adresinden de ulaşabilirsiniz direkt olarak. Yorumlarda siz de vatanlarınızı belirtirseniz bir etkileşim olur düşüncesindeyim. Herkes bir yerlere tatile gittiği için özellikle vatan-ı süknâları merak ediyorum. :) 

Kurban ve cuma bayramımız mübarek olsun!

Pazartesi, Ağustos 20, 2018

Devlet Ricâli ile Görüşmek

Ağustos 20, 2018 6
Devlet Ricâli ile Görüşmek
Geçenlerde bir platformda paylaşıldı ve benim de çok hoşuma gitti şimdi sizinle paylaşacağım bu kitap alıntısı. İmâm-ı Gazâlî'nin Kimyâ-yı Saâdet isimli kitabından paylaşılan bu alıntı günümüz âlimlerinin son durumunu açıkça gözler önüne seriyor.

Kitaptan yapılan bu alıntı Kimyâ-yı Saâdet'in Dördüncü Aslı olan (Kitapta konular "asıl" adı altında bölümlenmiştir.) Helâl, Haram ve Şüpheli Şeyler'in Dördüncü Bölümü olan "Sultanların Verdiği Vazife, Onlara Selama Durmak ve Mallarından Almak" bahsinden alınmış. 

Bu bahiste âlimlerin, zamanın en yetkili devlet ricâli ile ilişkilerinin nasıl olması gerektiği anlatılıyor. Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulması gerektiği en etkin bir şekilde işleniyor kitapta. Tabii ülkemizde lâik bir düzen olduğu için bu konuyu mevcut sisteme göre değerlendirmek gerekiyor. 


Yukarıdaki görselde hadîs-i şeriflerle ve kelâm-ı kibar ile konu ne de güzel anlatılmış. Maalesef son dönemlerde ufacık dünya menfaatleri için devlet ricaline yakınlaşan bir sürü sözde âlimler ve sözde cemaatler var. Tam da yukarıda ifade edildiği üzere bu insanlar insan pisliği üzerine toplanan sineklerden bile daha düşük mertebededirler. 

Konuyu dinî ilimden ayrı tutup dünyevî ilimler açısından ele alırsak da aynı şeyi söylemek mümkündür. Dünyevî ilimler alanında âlim diyebileceğimiz kişiler eğer bağımsız olamayıp iktidara yaranırlarsa, menfaatleri uğruna doğru bildiklerinden tavizler verirlerse onlardan artık verim alınamaz hâle gelinir ve onların devri de o iktidardakilerin devri ile birlikte biter! Günümüzde de çok böyleleri!

İmâm-ı Gazâli Hz.'leri "Mutluluğun Kimyası" diye çevirebileceğimiz kitabında yukarıdaki konular gibi bir sürü güzel bilgiler vermiş bizlere. Eğer sizler de PDF hâlini okumak isterseniz paylaşabilirim. Yorumda belirtmeniz yeterli. 

Doğru bildiğiniz ve savunduğunuz görüşü karşınızdaki cumhurbaşkanı da olsa; devlet de olsa savunmaktan çekinmeyin! Bunu genel olarak söylüyorum! Dar anlamda düşünmeyin lütfen! Ufacık bir menfaat uğruna kimseye boyun eğmeyin! Hele ki bu uhrevî bir konu ise o zaman dimdik durun zâlimlerin karşısında! Kendinize "insan pisliği üzerine konan sinek", "kelpler/köpekler bile bundan daha faziletli!" sıfatlarını yakıştırıyorsanız orasını bilemem!

Cumartesi, Ağustos 18, 2018

Akıl Dolu Reklamlar

Ağustos 18, 2018 12
Akıl Dolu Reklamlar
Başlığın yanına (1) koyasım geldi; seri yaparım diye düşündüm ancak bu şekilde seri yapacağım deyip de sonradan yüzüne bak(A)madığım konular aklıma geldi ve imtina ettim. Geçenlerde Sevgili Cem KAZAN bir şeyi alışkanlık hâline getirmek istiyorsanız o şeyi 21 gün boyunca yapmanız gerekiyormuş diyerek 21 gün boyunca aralıksız her gün bloga yazmaya başladı ve davet etti tüm blog yazarlarını. Konu bulma sıkıntısı ele alınıyordu bu minvalde. Orada da belirttim; kişisel blog olduğum için daldan dala atlayarak yazma şansım var o yüzden konu bulmada ben sıkıntı yaşamam ama vakit sıkıntım var.

Şöyle ki işim gereği akşama kadar araba ile müşteri ziyaretleri yapıyorum. Masaüstü bir işim olsa arada kaçamak yapma şansım olurdu belki. Akşam eve gelince de ev halkıyla vakit geçiriyorum. Şu aralar sadece sabah namazından işe gidiş saatine kadar bilgisayar başına geçebiliyorum onda da mailler, araştırmalar, diğer sosyal medya ve sözlük hesapları derken çoğu zaman vakit de yetmiyor. 

Neyse biz gelelim asıl konuya. Reklamlar benim ilgimi çeker nedense. Gerilla pazarlama tarzı reklamlar daha da çok ilgimi çeker. Reklam dediğiniz akılda kalıcı olmalıdır. Akıl dolu olmalıdır. Bunu yurtdışı ajansları daha iyi beceriyorlar sanki! Aşağıda beğendiğim 5 reklamı sizlerle paylaşacağım.

  • McDonald's Yaya Geçidi

2010 yılında İsviçre Zürih'te bir festival boyunca uygulanmış harika reklam!
  • KitKat Bank

Basit ama akıllıca bence...
  • Heinz Acılı Ketçap

Acıseverlere bir ketçabın acı ve baharatlı olduğu başka nasıl anlatılabilirdi ki? :)
  • Su, Hayattır!

Su israfına dikkat çekmek için hazırlanmış bir kamu spotu/reklam. 

Yukarıdaki reklamlar benim ilk aklıma gelenler. Belki bunlar gibi onlarcası, yüzlercesi vardır akıl dolu diyebileceğimiz. Onları da siz hatırlatın bize yorum bölümünü kullanarak. Bu arada Disqus yorum formuna bir tıkla geçiş yaparak direkt oraya görsel veya video da ekleyebildiğinizi biliyor muydunuz? Denemenizi bekliyorum. :)

Cumartesi, Ağustos 11, 2018

Bursa'dan İki Helal Mekan

Ağustos 11, 2018 13
Bursa'dan İki Helal Mekan
Helâl - haram konusu günümüz müslümanlarının en çok aldandığı konulardan maalesef. Bunların en önde gidenlerinden biri de benim. Dikkat edemiyoruz. Helâl ve harama tam manasıyla riâyet edemediğimiz için de ibâdetlerden zevk alamıyoruz; duâlarımız kabûl olmuyor çünkü tam mânâsıyla ibâdet yaptırmıyor nefis ve şeytan. Boğazımızdan geçene çok çok dikkat etmek gerekiyor. Parayı helâlinden kazanmaya dikkat ediyoruz belki ama yediğimiz - içtiğimize o derece dikkat etmiyoruz.




Ben detaylıca ele almak isterdim bu helal - haram konusunu ancak ciltlerce kitapla [binlerce blog yayını diyelim biz :)] anlatılabilecek bir konu bu. Ben sadece beyaz et ve kırmızı et kanalında Bursa'da gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz 2 mekandan bahsedeceğim sizlere.

Bir tanesi Fidyekızık Şelale Park Tesisleri. Hem kapalı alanı olan hem de yeşillikler ve su sesi ile bezenmiş oldukça geniş bir açık alanı olan bir işletme. Açık alanda çocuklarınız için oyun parkı da mevcut. Bursa'da yaşıyorsanız muhakkak bir kere uğrayıp mekanı ve lezzetleri görmelisiniz. Fidyekızık Şelale Park Tesisleri'nin Facebook sayfasından mekan ile ilgili görsellere, müşteri yorumlarına ve diğer ihtiyacınız olabilecek tüm bilgilere erişebilirsiniz:  https://www.facebook.com/selaleparkbursa/

Kışın Şelale Park. (Kışı özlemişim.)
Diğer mekan ise henüz yeni açıldı. Bursa'nın tam merkezinde yer alıyor. Böylece alışveriş ve sair ihtiyaçlar için şehir merkezine gelen ve helal yemek isteyenler için harika bir gelişme oldu buranın açılması. Ulu Camii ziyaretine farklı şehirlerden gelen yerli ziyaretçiler de yararlanabilir çok fazla mesafesi yok Ulu Camii ile arasında.

Çamlıca Izgara - Döner adıyla Reyhan Mah. Mantıcı Cd. No: 34/A Osmangazi / Bursa adresinde hizmet vermeye başlayan Çamlıca Izgara - Döner, Şehreküstü Metro İstasyonu'nun meydan çıkışında yer alıyor. 


Ben işim gereği sürekli öğle yemeklerinde dışarıda oluyorum. Yediğime içtiğime dikkat etmeye çalışıyorum ama çoğu zaman bunu başaramıyorum. Ben kendi bildiğim ve güvendiğim Akdeniz Toros ürünleri kullanan bu mekanlara eğer yakınsam gidiyorum ancak genelde Nilüfer tarafında olduğum için o taraflarda sizin bildiğiniz, güvendiğiniz, gerçek manasıyla helalliğinden emin olduğunuz mekanlar varsa tavsiyelerinizi de bekliyorum. Sadece Nilüfer için değil Bursa'nın herhangi bir bölgesinden de mekan önerebilirsiniz. 

Etin dana eti veya koyun eti olması o etin helal olduğu anlamına gelmediğini; haram etten kastımızın da domuz eti olmadığını belirterek yazımı tamamlamak istedim. Bursa'da yemek yiyebileceğimiz helal restoranlar önerinizi bekliyorum. Restoran deyince yanlış anlaşılmasın. Tanıdığınız bir kasap vardır. Köfte ekmek yapıp satıyordur ve bu adam besmelesiz kurban kesmez gidip yiyebilirsin dediğiniz yerleri de yazabilirsiniz. 

Perşembe, Ağustos 09, 2018

Dineliyorum Gözlerim Kapalı!

Ağustos 09, 2018 9
Dineliyorum Gözlerim Kapalı!
Geçen haftadan beri Kim Milyoner Olmak İster? yarışması konuşuluyor. Eskiden de zaman zaman böyle gündem oluyordu bu yarışma ancak geçen hafta üst üste konuşuldu. Sosyal medyada da sık sık konuşulmasının bir nedeni Harvard Üniversitesi'nde eğitim görmüş birinin ilk soruda elenmesi idi.


Diğer bir konu ise bir bayanın Çin Seddi'nin nerede olduğu sorulan soruda 2 joker harcamasıydı. Cevap tabii ki Çin ancak yarışma heyecanı ile ve benim tahminim "Cevabı Çin olamaz; bu kadar kolay soru sormazlar!" tahminini yürüterek tereddütte kaldı hanımefendi ve 2 jokeri feda etti bu basit soruda.

Kim Milyoner Olmak İster?'den Milyonluk Resim yarışmasına zıplıyorum burada ve geçen yıl aynı zamanlar Bir Yaşıma Daha Girdim sayfasında paylaştığım bu videoyu bonus olarak bırakıyorum:


Bu arada Bir Yaşıma Daha Girdim için de blog açtım. Oraya da gelirseniz beklerim: https://girdimbiryasimadaha.blogspot.com/

Neyse biz şimdi asıl konumuza geçelim. Kim Milyoner Olmak İster?'in sosyal medyaya düşen diğer bir sorusu ise şuydu:


30.000,00₺'lik bir soru. Bana gelse kazanırdım; cevabını biliyordum çünkü bizim Afyonkarahisar - Kütahya çevresinde de kullanılır bu "dinelmek" kelimesi. Aradaki "n" harfi "nazal n" veya "şağır kef" denilen cinsten. Sabah sabah evde uyuyanları uyandırmamak adına Forvo'ya şu kötü telaffuzu gönderdim; idare edin artık. :)


"Dineliyorum" diyen biri ayakta duruyordur. Muhtemelen bu kelimenin diglenmek > digelmek > dikelmek > dinelmek ve şu anda dikilmek şeklinde bir yolculuğu olmuş. Uzun zamandır duymamıştım "dinelmek" kelimesini. Benim bir ara başlattığım "Nadir Kelimeler" kategorisine girmeye adaydı.

Peki sizin yörelerde kullanılıp da Kim Milyoner Olmak İster?'de 30.000,00₺'lik soru olarak sorulabilecek yörenize özgü kelimeler var mı? Haydi biraz beyin fırtınası yapalım ve yorumu ona göre yazalım! :) Siz gerekirse cevabı hemen yazmayın ve arkadan gelenler sorunuzu yanıtlasın! :)

Cumartesi, Ağustos 04, 2018

Sudan Ölmüş!

Ağustos 04, 2018 10
Sudan Ölmüş!
Sudan deyince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen "u"yu çekmeden okursak içtiğimiz "su - dan" aklınıza gelir. Ablatif hâli yâni. "U"yu çekerek okursak da ülke olan Sûdan aklınıza gelir. Aslında Sudan denildiğinde aklınıza gelmesi gereken bir canlı daha vardı ki yaşlılıktan hayatını kaybetmiş. R.I.P. diyelim.


19 Mart 2018'de ölen Sudan, dünyanın son erkek kuzey beyaz gergedanı imiş. Ölmeden önce yaşadığı Kenya'da hükümet tarafından 24 saat silahlı korumalarla korunmuş; iki dişi kuzey beyaz gergedanıyla birlikte yaşamasına rağmen üreme çalışmaları başarılı olmamış. 45 yaşında ise hayata gözlerini yummuş.


Üreme çalışmaları için yürütülen kampanyalar kapsamında erkek Sudan, çöpçatanlık uygulaması Tinder'a da kaydolmuş. Tinder denen uygulamayı ben de ilk zamanlarında meraktan yüklemiştim. Karşı cinsten birilerini size gösteriyor ve siz ekranı sola kaydırırsanız beğenmediğinizi; sağa kaydırırsanız da beğendiğinizi ifade ediyorsunuz. Karşı taraf da size beğeni duyduysa siz eşleşmiş oluyorsunuz ve muhabbete başlıyorsunuz. Neyse efendim işte Tinder'da manita arayanlara bu vahşi cazibeli Sudanımız da gösteriliyormuş ve eğer kullanıcılar sağa kaydırırsa ekranı üreme çalışmalarına katkı sağlayabilecekleri yardım sayfasına yönlendiriliyormuş.

Teroik olarak maalesef kuzey beyaz gergedanlarının soyu tükenmiş oldu. Şu anda Sudan'ın dişi yavrusu Najin (yaş 27) ile Najin'in dişi yavrusu Fatu (yaş 17) hayatta. Sudan'dan önceki erkek kuzey beyaz gergedanı Suni ise 2014'te ölmüş. 

Gergedan Sudan ismini Sudan Cumhuriyeti'nde doğduğu için buradan almış. İnsanoğlu maalesef Sudan ve diğerlerini katlederek tüm canlılar âlemine en çok zarar veren tür ünvanını kimseye bırakmıyor. 2015 yılında hazırlanmış şu videoyu da izlemenizi isterim:



Bu devasa Sudan hakkında yazarken önceki yazılarımdan biri olan Fil Katili Edison başlıklı yazım aklıma geldi. Onu da okumanızı tavsiye ederim. Daha önce duymuş muydunuz siz Sudan'ı? Hayvanlar alemi sizin de ilgi alanınıza giriyor mu?