Ana içeriğe atla

Nitelikli

515: Ah Şu Kandırıkçı Reklamlar!

#BirYaşımaDahaGirdim etti 515!

"Kandırıkçı" kelimesinin karşılığı TDK sözlüğünde yok ancak normal hayatımızda kullanıyoruz bu kelimeyi. İnternetteki diğer sözlüklerde ise "kandıran, kandırmayı sürekli alışkanlık hâline getirmiş olan" şeklinde açıklanmış "kandırıkçı" kelimesi.

Reklamlar sürekli her mecrada karşımıza çıkıyor. Artık rekabet arttıkça da reklamlarda bahsedilen özellikler gerçeği yansıtmama durumuna kadar ilerliyor. Aşağıda paylaşacağım görseller ve bilgiler yok artık dedirtecek cinsten. Haydi başlayalım:
İçeceklerin daha köpüklü görünmesi için antasit ekliyorlar. Buhar efektini elde etmek için ıslak pamuk toplarını ısıtıyorlar veya kuru buz kullanıyorlar. Meyveleri daha parlak göstermek adına saç spreyi kullanıyorlar. Gerçekte öyle olmasa bile içeceklere donmuş ve taze bir görüntü vermek için üzerlerine gliserin serpiştiriyorlar. Kreplerde gıdaya uygun şurup yerine motor yağı kullanıyorlar. Pastalar göçmesin diye aralarına karton koyuyorlar. Biranın d…

Haberciliğin Yüz Karası: Takvim Gazetesi

Takvim Gazetesi son zamanlarda gözüme çok batmaya başladı. Adamlar yandaşlıktan ne yapacağını şaşırmış durumdalar. Doğru bir tanedir ve bunu kabul edersin. Eğriyi doğru kabul ettirmek için niye yüzlerce takla atıyorsun ki?


Adamlar sürekli "emekliye şu kadar zam geliyor", "emekliye 3 ayrı zam birden" gibi başlıklar atarak tabiri caizse emeklinin gazını alıyor. Sonuç ise sıfır. Emekliye ve emekçiye enflasyon oranlarının altında ezilecekleri zamcıklar geliyor, gelecek sadece.

Takvim bu sıralar hükümeti zam çukurlarında yalnız bırakmamak için "Fırsatçıyı Bildirin" adı altında bir hizmet başlatmış ve insanlar kendilerince "fırsatçı" gördüklerini buraya şikayet ediyorlar. Takvim de bu 3-5 gönderiyi sabah akşam farklı haberlerle okuyucuların önüne sunuyor. Dün sabah Twitter'da bu nasıl habercilik diye yazdım orada gözüme çarpan bir habercilik fiyaskosunu.

Takvim'in haberini gördünüz. Altına benim başka kaynaklardan öğrendiğim bilgiyi ekledim. Adamlar ne haberciliği biliyor; ne matematiği biliyor. Önlerine ne sunulursa araştırmadan, kendi zekaları çerçevesinde tartmadan paylaşıyorlar.

Asıl bomba; bu yazıyı bana yazdıran sözde zamcık fırsatçısını yayınlamaları ile patladı. Ne bunlara bu görseli gönderen matematik biliyor ne de bu görselleri alıp hiç araştırmadan paylaşan sözde Takvim habercileri matematikten anlıyor. Aslında olay matematik de değil sadece yaptığı işe özen göstermek. Bahsettiğim konu şu:

Takvim Gazetesi bu haberi şu şekilde yayımlamış:

"Faber Kartel

Zam ekibi uslanmadı. Bu furyaya süper marketler de katıldı. Faber Castel boyama önlüğünün indirimli fiyatı rafta 14.99 liraydı. Ancak kasada ödeme yapan vatandaş fişi görünce şoka uğradı. Çünkü aynı ürün için kendisinden 2 TL fazla alınmıştı."

Faber Castell Boyama Önlüğü'nün liste fiyatı 30,99₺ imiş. İndirimli fiyatı ise 14,99₺ imiş. Fişte ise 30,99₺ yazılmış ve altta Ürün İnd. bölümünde 16,00₺ indirim uygulanmış. Şimdi hesap makinemizi elimize alıyoruz ve 30,99₺ - 16,00₺ yapıyoruz çıkan sonuç benim hesap makinemde 14,99₺. Sizde de aynıdır diye düşünüyorum. Eee o zaman nerede, ne var? Hani 2,00₺ fazla alınmıştı.

2,00₺ fazla alındı muhabbeti de kesin şuradan çıkmıştır. Benim hanıma şu etiketi gösterseniz ve "Kaç liraymış bu boyama önlüğü?" deseniz "On dört lira" der. Kesinlikle küsuratları okumaz veya yukarıya doğru yuvarlayıp 15,00₺ demez. Bu abi veya abla da orada Ürün İnd. kısmında görünen 16,00₺'yi ürünün fişteki fiyatı kabul edip raftaki fiyatını da küsuratları saymadan 14,00₺ diye düşünmüş olacak ki 16,00₺ - 14,00₺ = 2,00₺ benden fazla alınmış diye ortalığı ayağa kaldırmış.

Sizin "Aha bir zam fırsatçısı yakaladım" fırsatçılığınız yüzünden ben burada sabah sabah bir sürü şey yazmak zorunda kaldım. Ha bu arada Takvim, "Faber Kartel" diye başlık atmış bu haberine. Burada Faber Castell'in hiçbir suçu günahı yok. Sırf kendince dikkat çekici başlık atmak için adamların günahını alıp dolaylı yoldan kul hakkına girmiş de oluyorlar. Suçsuzluğu ortaya çıkan CarrefourSa'nın zaten hakkına tecavüz etmiş oldular.

Siz böyle zam haberlerini Takvim gibi fırsatçılara değil de zamcik.blogspot.com adresine bildirin lütfen! :) Eee siz nasıl bilirsiniz bu Takvim'i? Zamlarla aranız nasıl? Var mı fırsatçılar etrafınızda?

Yorumlar

  1. Sevgili Recep, işin "Clikbait" boyutu da var, gazetecilik boyutu da etik kısmı da.. Clickbait malumunuz "tık yemi başlıklar" demek. Yani "Cem Uzan'a Hapis Şoku" gibi.. Emekliler bir umut diyerek bu tip başlıkları okuyor. Gazetecilik zor meslek; maaşını günü gününe alamazsın, bayramın tatilin olmaz. Bu gibi abuk subuk işleri yazdırırlar.. Zor iştir. Mevla okuyana da sabır versin çalışana da.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Orası da var tabii de kimse de düşünmüyor işin etik tarafını. Burada ise tamamen (afedersiniz ama) süzme salaklık söz konusu.

      Sil
  2. Recep bey zaten malum gazeteleri 'paçavra' kabul edip eve sokmam, internet sitelerini de tıklamam. Takvim, Yeni Şafak isimlerini duyuyorum, hükümeti iyi göstermek için tabii ki YALAN söyleyecekler hep yaptıkları gibi, Kabataş'ta da güya deri eldivenli, üstleri çıplak, 50 -100 herif türbanlı bacının üstüne işemişti filan neredeyse koca ülke inandı hala görüntüler Cuma günü verilecek (Tayyip diyordu)kaç Cuma geçti meğer görüntü geldi ki, ne deri eldiven, ne üstü çıplak 100 adam! Kadın AKP'linin gelini çıktı, olay da seçim öncesiydi, meğer bunlar benim gibi SENARYO yazmışlar ama benim senaryolarım eğlenelim, gülelim diye, bunlar ülkeyi karıştırmak, insanları birbirine düşman etmek için senaryo yazıyorlar.
    Uzun oldu yorumum ama Atatürk'e düşman olan tiplerin gazetelerinden ne olacak ki? Alıp da sinirlerinizi bozmayın...:) Sözcü var, Yeniçağ gazetesi var. İkisi de iyidir mesela.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Üzerimizde çok büyük senaryolar oynanıyor Müjde Abla. Senaryolar henüz bitmiş değil ama sona geliniyor artık büyük final yakın gibi. Hakkımızda hayırlısı...

      Sil
  3. Ülkede habercilik yok malesef

    YanıtlayınSil
  4. Bu konuda bende yazmayı düşünüyordum. İş yerinde çay içtiğim dükkanlardan biri gazete satıyor. Gazetelere göz gezdiririm her zaman. Takvim’de sürmanşette hep emekliler var. Şöyle zam, böyle zam. Gören de emekliler paraya para demiyor sanır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen de yaz kardeşim; senin yorumlamaların hoşuma gidiyor...

      Sil
  5. Yakında hiç tarafsız habercilik diye bir kelime duymayacağız büyük ihtimal ile.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. "Tarafsız" ve "adil" olabilsek her konuda; büyük ilerleme kaydederiz...

      Sil
  6. Bu gidişle gerçekten yansız yayını asla göremeyeceğiz. Her kes bir tarafçı

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. "Bîtaraf olan bertaraf olur" sözünü biz çok yanlış anlamışız...

      Sil
  7. İnsanların umut ve duygularıyla oynamak bu. Bu tip haberler yüzünden ne yuvalar yıkıldı, ne hazin sonlar oldu. Gazete emekçisi işini kaybetmeme derdinde, patronu ihale ve iş anlaşmalarını kaybederse o da işini kaybedecek biliyor. Tüm ilişkiler para üzerine kurulmuş, ancak ülkemin kaynakları her geçen gün tükeniyor. Para bitince ilişkiler de çözülecek, olan gazeteyi alıp okuyup umutlanan ya da gerçeği görüp geleni endişe ile bekleyen bizlere olacak yine.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru özetledin ağabey! Kalemine sağlık! Bakalım neler gelecek başımıza...

      Sil

Yorum Gönderme

Yorumlarınız için teşekkürler!

Popüler Yayınlar