Nilüfer Turizm ve Bursa (19.9.10)

Eski blogumlarımda yazdığım yazılar şimdi Facebook zaman tüneline düşüyor. Onları alıp kaybolmasın diye buraya ekliyorum. Aşağıdaki yazıyı da tam 7 yıl önce yazmışım. Kim derdi ki bir süre sonra Bursa'ya taşınıp Bursa'da yaşayacağım. Bu arada Bursa hâlâ en pahalı memleketlerden birisi.

*******

Dün bir arkadaşla Bursa'daki başka bir arkadaşı ziyaret etmek için Nilüfer Turizm'le Bursa'ya geldik. Nilüfer Turizm'e ve Bursa'daki ulaşım ücretlerine değineceğim bu yazıyı Bursa'dan yazıyorum.

15:15'te Esenler'den Nilüfer Turizm'in gayet lüks bir otobüsüne bindik. Koltuklar oldukça rahattı ve her koltukta da TV vardı. Ancak TV'lerde diğer firmalardaki gibi film / müzik seçme şansımız yoktu. Uydu yayını yapılan kanallar da yol boyunca toplamda 1 saat falan ancak çekti zaten. TV'yi ilk açtığınızda 2 tane yeni film başlıyor. Bir tane de klip kanalı var. Ancak çok çok kötü filmler vardı maalesef.

Nilüfer, ikram konusunda da maalesef sınıfta kalıyor. İkramlık ürünler kendi îmal ettikleri kek ve poğaçadan oluşuyor ve maalesef çok kötü bir tada sahipler. Soğuk içecek olarak ise sadece gene kendi îmalatları olan bir portakal suyu var. Sadece çayları Lipton. Hazır kahve ve şekerleri bile kendi imalatları.


Muavin seçerken çok seçici olması lâzım firmaların. Çünkü firmayı o yolculukta temsil eden bir konuma yükseliyor muavinler. Bizim muavinimiz çok sert mizaçlı birisiydi. Dikkat ettim de su dağıtılmadı. Kimse de su istemedi. Acaba çok mu korktu millet muavinden?

15:15'te başlayan yolculuğumuz Nilüfer'in sitesinde verdiği bilgiye göre 18:45'te bitmesi gerekiyordu ama 19:30'da bitti. Yollarda çalışmalar vardı o yüzden.

Bursa'ya indik ve 2,00 TL gibi oldukça fâhiş bir fiyata bilet aldık. Bir de üzerinde "Kısa mesafe hatlarında geçerlidir." yazıyordu. Kısa mesafe 2,00 TL ise uzun mesafe ne kadar acaba? Bunu da geçtik beklediğimiz otobüs yarım saatte ancak geldi. O yüzden İstanbul'u herkese tavsiye ediyorum bu konuda.


Birazdan çıkıp Bursa'nın gezilecek görülecek yerlerini gezip göreceğiz. Fırsatım olursa onları da yazarım. Dün akşamki yaşadıklarım hâlâ daha içimdeki "Yeşil Güzel Bursa" sevgisini öldüremedi.