Ekim 2018 - ReHiTu.com

Pazartesi, Ekim 29, 2018

Ayy Ben Şok; CepteŞok!

Ekim 29, 2018 24
Ayy Ben Şok; CepteŞok!
Benim gibi adamdan normal hayatta duyamayacağınız bir ifade (başlık) ile herkese merhaba! 

Bugün eleştirilerimin odağında Şok Marketler Zinciri'nin e-ticaret kanalı olan CepteŞok yer alacak. Kendisi ile tanıştığımızdan beri henüz alışveriş yapma şerefine nâil olamadık! Aslında alışveriş oldu da genelde bu alışveriş parayı alıp geri verme şeklinde oldu! Adamlardan bir şey alıyorum; parasını peşin veriyorum ama o aldığım şey ellerinde olmadığı için paramı tekrar geri alıyorum. Bu işlem 3 defa oldu; bakalım ne zamana kadar devam edecek!

Eski yazılarımı okuyanlar bilir ben bir Sıcak Fırsatçı'yım. Halk arasında bize "ölücü, bedavacı, bedava yaşayanlar, kampanyacı" vs. de denir. Hiçbirinden gocunmam ve işime devam ederim. Hatta çevrem de bu sıcak fırsatlardan yararlansın isterim ve çeşitli yollar denerim. Mesela en son Telegram'da Sımsıcak Fırsatlar kanalını açtım. Tüm gördüğüm fırsatları paylaşmıyorum çünkü o şevke getirecek bir takipçi kitlesi yok! Özlem ve Hamza ile birlikte 4 kişiyiz. Diğer arkadaş kim tanımıyorum. Okeye dördüncü olarak çağırmışlar sanki onu! Siz de aramıza katılmak isterseniz lütfen şuraya tıklayınız.

Gelelim asıl konuya. Cepteşok'u 3 defa kullandım üçünde de pürüz çıktı. En son geçen hafta yakaladığım sıcak fırsatı değerlendireyim diye düşündüm ve tanesi 20,00₺'ye Katlanır Plaj Koltuğu siparişi verdim 2 adet. 



Cepteşok'ta işleyiş şöyle:

Siz uygulama veya ceptesok.com üzerinden alışveriş yapıyorsunuz. Ödemenizi de yine kredi kartınızla yapıyorsunuz. Ancak ürünler size gelmiyor. Siz seçtiğiniz saatte seçtiğiniz Şok Market'e gidip hazırlanmış paketi teslim alıyorsunuz. 

Bu Katlanır Plaj Koltuğu eski bir aktüel ürün idi. Tüm şubelerde yoktu. Ben de çalışma sahamın içinde yer alan şubelerden alayım diye bakındım ve 2 ayrı şubeden birer adet sipariş verdim. Fiyat çok iyi olduğu için şubelerden ürün toplamak bana koymayacaktı. Hiçbir şubede de 2 adet birden yoktu zaten.

Şubelerden birinden sabahın erken saatlerinde mesaj geldi ve ürün ellerinde olmadığı için siparişi iptal ettiklerini belirttiler. Diğer şubeden cevap gelmeyince yakın olduğu için ben uğradım onlarda ise sistem açılmamıştı henüz. Telefondan gösterdim ve "Evet bundan bir tane var ama kırık." dediler. Muhtemelen merkeze kırık şeklinde bir geribildirim yapmadılar ve sistem stoklarında göründüğü için böyle bir yanlışlık oldu. Yardımcı olmak adına diğer şubelere soracaklarını söylediler. Sistem geldiğinde de ona göre bana dönüş yapacaklarını belirttiler ama birkaç saat sonra oradan da kötü haber geldi. Stokta yok deniyordu gene.

Yukarıda da gördüğünüz üzere CepteŞok'ta tüm siparişler iptal edildi görünüyor! İlk siparişimin iptal nedeni de siparişin içinde yer alan Ülker Olala'nın ellerinde olmaması idi. Tamam o kalsın diğerlerini alayım da diyemiyorsunuz ve tüm sipariş iptal ediliyor. (O zaman öyleydi; sonradan bir değişiklik oldu mu bilmiyorum.) Android uygulaması yüklenemiyordu ben plaj koltuğu aldığım gün. Bilgi almak için mobilden giriş yaptım ama çok vahim bir mobil siteleri var. Bir an evvel bunu da düzeltmeliler.

Siz hiç alışveriş yaptınız mı CepteŞok üzerinden? Yaptıysanız tecrübelerinizi paylaşır mısınız?

Salı, Ekim 23, 2018

"Kilisede Alkış Olmaz!"

Ekim 23, 2018 22
"Kilisede Alkış Olmaz!"
Müslümanım Elhamdülillah! 


Kilisede nasıl davranılır? Neler yapılır, neler yapılmaz vb. konulara girmeyeceğim aslında. Birkaç gün önce ölen Ara GÜLER'in cenazesi kiliseden kaldırıldı ve Ermeni Mezarlığı'na defnedildi. Bu cenaze programı sırasında kilisede papazın konuşmasından sonra bir alkış tufanı kopmuş ve papaz sinirlenerek "Burası kilise, burada alkış olmaz!" diye uyarıda bulunmuş!

Yukarıdaki haber bana birkaç hususa değinmem gerektiğini hatırlattı ve geçtim bilgisayarın başına! Üniversite yıllarımda meraktan olsa gerek birkaç defa İstiklâl Caddesi'ndeki St. Antuan Katolik Kilisesi'ne girdim. Bir keresinde girerken başımızdaki şapkalardan dolayı görevli bizi uyardı ve "Burası kilise; burada şapka takılmaz; saygı gösterip şapkayı çıkartın!" minvalinde bir şeyler söyledi. Biz de kurallara uyduk ve şapkamızı çıkardık.

Yazıma güç katmak için bu ifadeyi kullanmak zorundayım! Elin gavuru dinine ve ibadet alanlarına ne kadar da çok saygı gösteriyor ve başkalarının da kendi kutsallarına saygı göstermesini isteyerek takibini de yapıyor! Ama biz Müslümanlar her konuda olduğu gibi bu konuda da eksiğiz! Yabancıların bizim mescitlerimize, camilerimize gösterdiği saygıyı bizler göstermiyoruz! Yabancı bir turist kadın camiye girerken eşarp takıp etek falan giyerek saygı gösteriyor ama bizim Cerensu Abla'nın hiç umrunda değil! Amiyâne tabirle g.tü başı açık giriyor Allah'ın evine!

Camilerimize hiç saygı göstermiyoruz! Camilerin görevlileri bile bu konuda sınıfta kalıyor! Ya hu imamlığını yaptığın caminin tuvaletleri pislikten geçilmiyor be hoca! Cemaatin adamakıllı taharetlenmeden namaza geliyor; buna nasıl göz yumabiliyorsun? Niye bunu düzeltmek için çaba harcamıyorsun ey Diyanet İşleri Başkanlığı?

Bir diğer konu ise biz Müslümanlar maalesef eziğiz! Dinî konularda doğruyu beyan etmekten çekiniyoruz! Davamıza tam manasıyla sarılamıyoruz! Dinimizi yaşayamıyoruz ve başkalarına da "Ne derler acaba?" düşüncesiyle anlatamıyoruz! Bu gruba ben de dâhilim maalesef! Bak elin papazı hemen yanlışa müdahale etmiş! Bizim imamlar cenaze alkışlandığında bile sesini çıkarmıyor! "Durun, yapmayın efendiler! Bu yaptığınızın dinde, şeriatta yeri yoktur!" diyemiyor.

Bir de şöyle bir durum var ki ülkemiz maalesef hâin dolu! Bir din görevlisi çıkıp "Cenazede alkış olmaz!" dese gerici ilân edilir. Ancak asıl hocalar da böyle ilan edilmekten çekinmez aksine memnun olurlar! Doğruya doğru; eğriye eğri diyebilmek ne güzel! İnandığımız dini en güzel şekilde yaşarız umarım son nefese dek! 

Cumartesi, Ekim 20, 2018

Nerelerde Bu ReHiTu?

Ekim 20, 2018 24
Nerelerde Bu ReHiTu?
Daha önce de yazmışımdır. Gün içinde masa başında oturup çalıştığım bir işim yok. "Homeoffice" denilen ama aslında "caroffice" olan bir işte çalışıyorum. Sabahtan akşama kadar araba üstünde müşteri ziyaretleri yapıyorum. Bazen dualarımda Evliya Çelebi gibi dilim sürçüp de "Şefaat Yâ Râsûlallah!" diyeceğime "Seyahat Yâ Râsûlallah!" dediğimi düşünüyorum bu yüzden. Allah'a şükür işimden memnunum. Şikayet etmiyorum. Bazılarının özendiği bir çalışma şekli aynı zamanda. 


İşte bu yüzden gün içinde Blogger'a vakit ayıramıyorum. Sadece oğlum yatağa konduğu sıralarda bilgisayar başına geçiyorum. Çok fazla uyumayı seven biri değilim. Ebû'l Fârûk Silistrevî Hz'leri'nin şu sözünü kendime rehber kabul ediyorum: "Uyku bir kantar, uyukça artar; benim evlatlarıma 6 saat yeter; yeter de artar!"

Direkt buraya yazamasam da beni farklı blog ve mecralarda da bulabilirsiniz. Bazılarınız görüp geldi zaten; teşekkür ediyorum. Masaüstü bir bilgisayardan giriyorsanız bloga sayfanın sağında "Buralara da Yazıyorum" diye bir bölüm açtım. (Mobilde bu okuduğunuz yazının yorumlar bölümünün altında yer alır.) Gelin buraya da yazarak birlikte bakalım:


Hatırlarsınız bu konuda zaten bir Facebook sayfam vardı. Onu 434. yaşımdan itibaren bloga taşıdım. Yazdıklarımı Facebook sayfasına da yönlendiriyorum otomatik olarak. Hem bloga hem de sayfaya bekliyorum sizleri.


İsmi Levent KIRCA'nın bir skecinden esinlenerek belirledim. Ülkemizden hem olumlu hem de olumsuz anlamdaki zam haberlerini buradan yazıyorum. Yazarken bir haber blogu gibi değilim. Yine kişisel blogmuş gibi yazıyorum o yüzden beklerim buraya da. :)


Şu sıralar kermes vakitleri ama maalesef bu blogu efektif kullanamadım. O yüzden silmeyi de düşünüyorum aslında ama yine de elim varmıyor. Şimdilik dursun diyorum. Bursa ve ilçelerindeki kermes haberlerini paylaşıyorum. Evet ben bir kermesseverim.

Yukarıdaki 3 alt blogu sizin de fark ettiğiniz üzere rehitu.com alan adı altında topladım. Tek alan adı satın alıp bu şekilde alt bloglar yapmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Sizin düşünceniz nedir?

* @paranereyegitti ve @hatacietimolog

Bloglar hâricinde şu sıralar aktif olduğum 2 hesap daha var. Bir tanesi Instagram'da @paranereyegitti hesabı. Burada harcamalarımı InstaBlog tarzında yazıyorum. Amacım markalara ulaşmak açıkçası. Gerektiğinde şikayetlerimi onlara ulaştırmak; gerektiğinde ise memnuniyetimi dile getirmek. Belki ilerleyen zamanlarda reklam falan da verirler. Bir fenomen olamadık gitti!

Bu hesap son zamanlarda bolca kermes harcaması içerir. O yüzden de düşündüm aslında kermes.rehitu.com adresini kapatmayı. 



@hatacietimolog ise daha yeni. Onu Twitter'da açtım. Eski yazılarımda bahsetmişimdir. Eskiden turkcehatalari.com ve kelimelerinsoyagaci.com bloglarım vardı. Konuları isimlerinden belli zaten. İşte bu @hatacietimolog hesabında hem Türkçe hataları konusunda hem de etimoloji (kökenbilim) konusunda paylaşımlar olacak. İlginizi çekerse beklerim.


İşte dostlar böyle! Kimilerine göre gereksiz uğraşlarım var benim! Ne yapayım benim de böyle şeylere ilgim var! Paylaşım yapmayı seviyorum! Önemli olan (kabul ediyorum) bu malayani işlerin kulluk vazifelerimizi ihmal ettirmemesi!

Haydi çıkın çıkın gelin yeni yerlere! ReHiTu sizlerin sayesinde fenomen olacak! :)

Pazar, Ekim 14, 2018

"Kutu Kutu Pense, Blogumu Okusa"

Ekim 14, 2018 37
"Kutu Kutu Pense, Blogumu Okusa"
Geçenlerde aklıma takıldı bu tekerleme ve nedir, neyin nesidir diye araştırayım diye Keep'e not aldım! Ne demekti "Kutu kutu pense, elmamı yese*; arkadaşım Kayra Eymen arkası dönse!" (Çocuğa sünnet diye iki isim koyduk; söylemesi zor oldu ya hu bu tekerlemede!) Pense ile elmanın ne alakası vardı acaba?

* "yerse" diyen de var ama sonraki cümledeki "dönse" ile uyumlu olması açısından "yese" daha doğrdur.



Pense deyince aklımıza şu el aleti geliyor değil mi?


İnsanın aklına acaba pense ile elmayı soymaktan, kesmekten mi bahsediliyor diye çeşitli sorular gelmiyor değil. Garip bir oyun vesselam! 

Benden önce aklına takılanlar olmuş demek ki ve bu konuyu araştırmışlar. "Kutu kutu pense" ifadesi Fransızca bir ifadenin fonetik olarak dilimize geçmiş hâli imiş. "Kutu kutu pense" diye okuduğumuz o Fransızca ifade ise şu:

"écoutez écoutez pensez" 

Yâni "Dinle dinle düşün!"

Kim bu ifadeyi alıp da böyle bir tekerleme çıkarmış bilmiyoruz ama tam ben bu yazıyı yazarken oğlumun izlediği çizgi filmdeki şu tekerlemeyi ortaya çıkaran ile akraba olabilir:

"O piti piti karamela sepeti; terazi lastik jimnastik; biz size geldik bitlendik; hamama gittik temizlendik; dik dik dik; son dersimiz matematik!"

Bu beyin yakan tekerlemeler ile Pazar sabahı afyonunuzu tam da patlatamadıysam sizleri "Kutu Kutu Pense"li Angara havasına havale ediyorum:


Herkese mutlu, huzurlu pazarlar!

Cumartesi, Ekim 06, 2018

Mandalina Alttan mı Soyulur; Üstten mi?

Ekim 06, 2018 40
Mandalina Alttan mı Soyulur; Üstten mi?
Geçen haftasonu söylemesi ayıp mandalina yiyorduk. Eşim çıkmıştı o gün pazar alışverişine ve aldığı mandalinalar mini mini idi. Ben de açarken zorlandığım için "Niye küçük aldın?" diye sitem ettim. O da altta kalmayacak ya "Mandalina alttan mı soyulur hiç?" dedi. 30 yıllık hayatımda mandalinanın nasıl soyulacağı konusunda hiç kafa ağrıtmamıştım ama bu soru yaptığımı sorgulamama sebep oldu. :)


Evet arkadaşlar ben mandalinayı alttan soyuyorum. Çünkü alttan tırnak geçirmek daha kolay oluyor diye düşünüyorum. Sonra dedim ki bunu sosyal medya kullanıcılarına bir sorayım. Anket sonuçları maalesef beni üzdü. Çünkü "üstten soyulur" diyenler çoğunluktaydı. Gelin birlikte bakalım sonuçlara:



Instagram'da başlattım anketi. Burada hikaye bölümünden yaptığım anketi 237 kişi görmüş ve bunlardan sadece 63'ü oy kullanmış. 63 kişiden de 46'sı "üstten" derken 17'si "alttan" demiş. Yüzdeye vuracak olursak %73 üstten; %27 alttan.

Sonrasında Twitter'da 1 hafta sürecek bir anket düzenledim. Orada anket hâlâ devam ediyor (siz de katılın lütfen) ama sonuç Instagram'a benzer olduğundan daha fazla beklemeye gerek yok. :)

Orada da maalesef çok katılım olmamış ve an itibariyle sadece 40 oy kullanılmış. %68 üstten cevabı verilirken %32 alttan cevabı verilmiş.

Instagram hikayeleri otomatik olarak Facebook'a da gittiği için orada "üstten" lobisi çok çalışmış ve %89'a %11 gibi ezici bir üstünlük sağlamışlar.

Instagram görselini kullanarak Whatsapp durumuna da koymuştum aynı soruyu. Oradan da arkadaşlar dönüş yaptılar. Üniversitede aynı yurtta kaldığım hemşehrim Doğan ise kanıtlarıyla üstten olması gerektiğini yazdı.

Eşimle tartıştığımızı yazdığım için "Alttan al abi zararlı çıkarsın" diyenler de oldu ve ben onların cevabını "alttan" kabul ettim. :) Ne de olsa içinde "alttan" geçiyor cümlenin öyle değil mi? :) "Ortadan" yazarak olayı sulandıranlara "sulu mandalina" ikram etmek isterdim.

Eveeet şimdi geleyim siz değerli blogcu arkadaşlarıma! Siz nasıl soyarsınız mandalinayı? Alttan mı, üstten mi, ortadan mı yoksa bıçakla mı soyanlardansınız siz? Canım mandalina çekti benim; siz cevap yazarken ben de hemen gidip birkaç mini mandalinalardan alıp ağzıma atayım! 

Pazartesi, Ekim 01, 2018

Freelancer Çalışanlar Aylık Ortalama Ne Kadar Kazanıyor?

Ekim 01, 2018 18
Freelancer Çalışanlar Aylık Ortalama Ne Kadar Kazanıyor?

Freelancer çalışma modeli son dönemde adını sıkça duyduğumuz ve bundan sonra da sıkça duymaya devam edeceğimiz bir çalışma şeklidir. Özellikle internet teknolojilerinin gelişmesi ile beraber ortaya çıkan ve freelancer çalışma modelinin oluşmasının arkasında yatan en önemli etmenlerden biri personel takip programı ya da diğer bir adı ile iş takip programlarıdır. Bu programların geliştirilmesinden sonra freelancer çalışma modeli daha sağlam temeller üzerine taşınmıştır.

Freelancer çalışma modelinin son dönemlerde popülerleşmesinin bir nedeni de kazancının yüksek olması diyebiliriz. Freelancer çalışma modelinde, çalışılan zamanlarda her ne kadar daha sıkı ve daha yoğun çalışılıyor olsa da çalışma saati açısından bakıldığında klasik çalışma modeline göre çok daha yüksek miktarlarda gelir elde etmek mümkün. Durum böyle olunca freelancer çalışma modeline olan ilginin son dönemlerde artış göstermesi hiç de şaşırtıcı bir durum değil.

Freelancer çalışanların aylık kazançları

Kazanç grafikleri kişiden kişiye ve sektörden sektöre değişkenlik göstermektedir. Aylık ortalama kazancın sektörden sektöre değişiklik göstermesinin temel nedeni bazı sektörlerde yapılan işlerin riskli olmasıdır. Risk faktörü arttıkça kazanç da buna paralel olarak artmaktadır. Kişiden kişiye değişiklik göstermesinin temel nedeni de tecrübe faktörüdür. Sonuç olarak bu işte saatlik ücreti çalışan kişi belirlemekte ve bu ücret tecrübeye ve eğitime paralel olarak artış göstermektedir. İsterseniz gelin meslek dallarına göre freelancerlar ne kadar kazanıyor bir bakalım:

  1. Blog yazarları/Çevirmenler



Türkçe blog yazıları yazan ve İngilizce/Türkçe çeviri yapan bir çalışan saatlik ortalama 15 $ kazanmaktadır. Ayrıca yine bu sektörde çalışan bir freelancer 1000 kelimelik bir yazı için 25 $ kazanmaktadır. Çeviri için ise genel olarak 100 kelime için 3 dolar gibi bir ücret kazanılmaktadır. Ortalama çalışma süreleri ve bir ayda bitirilen projeler hesaplandığında bu sektörde çalışan bir freelancer aylık ortalama 1000 $ kazanmaktadır.

  1. SEO/ASO Uzmanları


SEO (Search Engine Optimization), arama motoru optimizasyonu anlamına gelmektedir. ASO (Apple Store Optimization) ise uygulama mağazaları optimizasyonu anlamına gelmektedir. Kısaca açıklamak gerekirse; sitelerin ve uygulamaların arama motorlarında ve uygulama mağazalarında ilgili aramalarda daha üst sıralarda çıkması için çeşitli optimizasyonlar yapılmaktadır. Dünyada ve ülkemizde oldukça popüler olan bu işi gerçekten iyi bir şekilde yapan sınırlı sayıda freelancer bulunmaktadır.

SEO/ASO uzmanları saatlik ortalama 30 $ kazanmaktadır. Aylık kazançları ise ortalama 2 bin $ bandındadır.

  1. Data Entry (Veri Girişi)


Data entry olarak bilinen veri girişi işleri internet üzerinden yapılabilecek en kolay işlerden bir tanesidir. İnternetin ortaya çıkışından bu yana “data entry” işleri yapılmaktadır. Bilgisayar kullanabilen ve internetle arası iyi olan hemen her kullanıcının rahatlıkla yapabileceği bir iş olan “data entry” günümüzde de birçok kişi tarafından yapılmaktadır.

“Data Entry” işinde çalışmak için herhangi bir teknik bilgiye ihtiyaç duyulmadığı için diğer freelancer işlere nazaran çalışılması daha kolay bir iştir. Buna paralel olarak geliri de diğer işlere nazaran daha düşüktür. “Data Entry” çalışanları saatlik 5-7 $ arasında bir gelir elde etmektedirler. Aylık kazançları ise ortalama 500 $ bandındadır.

  1. Voice Over (Seslendirme)


Freelancer olarak yapabileceğiniz işlerden biri de seslendirme işidir. Bu iş için gerekli ekipmanınız varsa ve sesinize güveniyorsanız birçok projede yer alarak yüksek getiriler elde edebilirsiniz. “Voice Over” olarak bilinen bu iş dalında çalışan bir kişi saatlik ortalama 25 $ kazanmakla birlikte aylık ortalama gelir 1500-2000 $ arasında olmaktadır.

Son Sözler


Freelancer çalışmak birçokları için bir yan gelir olarak görülse de aslında tam zamanlı çalışma modeline evrilmektedir. Yakın bir gelecekte oldukça popüler olacağı tahmin edilen freelancer çalışma modeline aşina olmak gelecekteki işinizi şekillendirmek adına oldukça faydalı olacaktır. Dünya üzerindeki her şeyde olduğu gibi çalışma modellerinde de göz ardı edilemeyecek bir değişim yaşanmaktadır. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözü içinde bulunulan durumu en iyi şekilde anlatmaktadır. Değişimi yakalayın!
Metehan KANMAZ
--------------------

ReHiTu'dan Not: "Freelancer Çalışanlar Aylık Ortalama Ne Kadar Kazanıyor?" başlıklı yazı misafir yazarımız Metehan KANMAZ tarafından kaleme alınmıştır. Sizler de ReHiTu.com'da misafir yazar olmak isterseniz recephilmitufan(et)gmail.com üzerinden ulaşabilirsiniz.