Daha Çocuk / Dâhi Çocuk!

Aslında bu yazıyı daha önceleri yazmam gerekirdi ancak yeni fırsatım oldu. Ben yazacak konu sıkıntısı değil de yazacak vakit sıkıntısı yaşayan blogculardanım. Sürekli yazacak bir şeyim var ama bunları yazmak için vaktim yok maalesef.


Konumuz başlık ve görselde de gördüğünüz üzere "daha çocuk" veya "dâhi çocuk" dediğimiz olgular. Görseli hazırlayan ne güzel yazmış: "Piyano çalınca dâhi çocuk oluyor; Kur'ân okuyup hafızlık yapınca daha çocuk. Yok ya!"



"Dâhi Çocuk"

Çocukların küçük yaşta beceriler kazanması çok önemli. Bozuk olan eğitim sisteminin kollarına bırakmadan önce çocuğun becerilerine göre bir veya birkaç alanda kendisini geliştirmesine izin vermek, olanak sağlamak gerekir. Günümüzde çocuklar tablet ve telefondan kafasını kaldıramazken bu tarz etkinlikler hem çocuk için hem de aile için vazgeçilmez bir can simididir. Artık küçük şehirlerde bile çocuklarınızı götürebileceğiniz jimnastik salonları, müzik okulları, yüzme salonları, at biniciliği, futbol okulları vs. mevcut. Bu ve benzeri alanlara ilgisi olan çocuğunuzu en azından can sıkıntısından kurtarmak, internetin ağına kaptırmamak için teşvik edebilirsiniz. Belki buralardan çıkan bir dâhi çocuk da sizinki olabilir.

"Daha Çocuk"

Dâhi çocuk yetiştirmek için koşuşturan ebeveynler nedense "daha çocuk" deyip çocuklarının manevî sahada değerler eğitimi alması konusunda sınıfta kalıyor. Kendileri çocuklarının dinini, diyanetini, ilmihalini öğretme konusunda sınıfta kaldıkları gibi çevrelerinde bu alanda gayret gösteren ebeveynlere de "daha çocuk" telkininde bulunuyorlar. 

Maalesef manevi değerlerimizden gün geçtikçe uzaklaşıyoruz ve uzaklaştırılıyoruz. Dinimiz İslam ancak dinimizin emirlerini yerine getirmede sınıfta kalıyoruz. Kitâbımız Kur'ân-ı Kerîm ancak açıp okumuyoruz ve çocuklarımızın öğrenmesi için çaba da sarf etmiyoruz. Kur'ân Kursları'nın gereksiz olduğunu düşünüyoruz veya medyada öyle düşünmeniz için algı oyunları yapılıyor. Nefsimizin de işine geldiği için araştırmadan öyle kabul ediveriyoruz. 

Gelin bu yaz günlerini ganimet bilip çocuğunuzu en yakın Kur'ân Kursu'na gönderin. Etrafınızdakilere bir sorun, muhakkak kendi sitenizde bile bu küçük sabileri okutan birileri vardır. Sıbyan hizmetini büyük görev kabul edip yerine göre hiç para bile talep etmeden çocuklarınızı okutan gerçek hizmet ehli var bu ülkede ve dünyanın diğer ülkelerinde. Onların tek derdi bir müslüman çocuğuna daha ilmihalini öğretmek. 

"Yazıklar Olsun Ahir Zaman Babalarına!"


"Çift Kanatlı Çocuk"

Peki çocuklar illâ birilerine göre "dâhi çocuk" birilerine göre ise "daha çocuk" yaftası yemek zorunda mı? "Çift kanatlı çocuk" yetiştirilemez mi? Çift kanattan kastım hem maddî sahada hem manevî sahada en iyi derecelere ulaşan çocuklar yetiştirebiliriz. Okul öncesi çağlarda çocuğumuza ne öğretirsek ileride onun meyvelerini alırız. Hatta okul öncesi dönemde çocuğa değerler eğitimini vermek daha uygun olacaktır çünkü ilerleyen yaşlarda çevrenin etkisi ile bir Kur'ân Kursu'na gitme ihtimali azalacaktır. Maalesef bu bir gerçek. 

Bu konuda yazılacak çok şey var. Sürekli aklımda şunu da yaz, bunu da yaz diye bilgiler patlıyor ancak çok uzatmak da istemiyorum. Bizim de bu aralar Bursa'da güzel bir yüzme kursu bulmamız gerekiyor. (Bursalı okuyuculardan öneri bekliyorum.) Kayra Eymen, Ramazan Ayı'nda Kur'ân-ı Kerîm'e geçti ve merasimi oldu. "Daha çocuk" diyenler oldu. Geçen sene yazın jimnastik kursuna gitmişti bu sene de yüzme kursuna gitmek istiyor. Bakalım bizimki (eğer başarırsa/k) çift kanatlı olursa hangi kanadını daha iyi çırpacak. Unutmadan bu ülkede nice nice avukatlar, doktorlar, mühendisler var ki aslında manevi bir tedrisattan geçip hocalık ünvanına da erişmişlerdir. İsteyen hocalığını yapıyor isteyen de mesleğini. Hocalığı meslek olarak görmedikleri için kurdum bir önceki cümleyi. 

Neyse yine uzattım. Yazının vermek istediği mesajı tek cümlede vereyim: 

Ahirette çocuğunuzun yakanıza yapışmasını istemiyor iseniz ona dininizi öğretin!
Kategoriler