Duanın Gücüne İnanan Pavyoncu

17


Bu blogumda çok fazla alıntı yazı bulamazsınız aslında ancak bu sefer forumda değil de burada paylaşmak istedim açıkçası. Sizin de hoşunuza gideceğinden eminim bu alıntının. Hem hoşunuza gidecek hem de aldığım ve alacağımız çıkarım yazılanların ne kadar doğru olduğuna delalet edecek. Buyurun:


Küçük kasabanın birinde bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, bir pavyon inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler. Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.
Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu pavyon için her gün beddua etmekten öteye geçememiş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu pavyon yerle bir olmuş. Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.
Pavyon sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direkt veya endirekt olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.
Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler. Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler. Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:
Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum, demiş.
Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir pavyon sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati…!
Aynen günümüzde olduğu gibi kimi dinsizlerin menfaat ve çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile kimi dindarların çıkarları uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin hikayesidir bu...


Ne dersiniz siz bu hikayeye? Çok doğru değil mi? Siz hakim olsaydınız nasıl hüküm verirdiniz peki? 

Bu yazımı beğendiniz mi? Eğer beğendiyseniz bundan sonraki yeni yazılarımı kaçırmamak için buraya tıklayarak abone olabilirsiniz.

Yorum Gönder

17Yorumlar



  1. Valla bende kararsız kaldım :) Ama günümüzde böyle bir olayla karşılaşmadık tabi ki şuana kadar. Kesin önümüzdeki günlerde böyle bir olayı haberlerde izleriz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüzde birebir aynısını yaşamamış olabiliriz ama benzerlerini çok yaşıyoruz Blog Beyi! :(

      Sil
    2. Aaa o zaman ben baya geride kalmışım :/

      Sil
  2. Karar vermek zor ama yazılan bizim gerçeğimiz ve bu kısmı kesin.. En nihayetinde olan ise yaklaşık 7000 yıllık İslam dinine verilen zarar:(

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten de öyle hikaye çok anlamlı.

    YanıtlaSil
  4. Benimse aklıma şu geldi. Neyi nasıl istediğine dikkat et.
    Evet dua, gerçi beddua imiş ama, gerçekleşmiş ama başlarına da bela olmuş.
    Düşünüyorum da ne garip bir durum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yüzden her şeyin hayırlısını istemek lâzım yüce Mevla'dan.

      Sil
    2. Kesinlikle. Rabbim herşeyin hayırlısını nasip etsin hayırlısıyla

      Sil
  5. Biri mahkemeye gidip bu nedenle dava açsa mahkeme bunu kabul eder mi acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikayeye değil temaya odaklanalım lütfen. :)

      Sil
  6. İlginç,güzel ve anlamlı hikaye bence. Mahkeme olayı,her iki tarafın da gizli kalmış huylarını ortaya çıkarmış gibi görülüyor.😊

    YanıtlaSil
  7. Çok güzel bir hikaye ders çıkaracağımız okadar çok hikâye varki biz bazılarına gülünç ile karşılık veriyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin.

    YanıtlaSil
Yorum Gönder

#buttons=(Kabul Et!) #days=(20)

Blogumda ve forumda sizlere daha iyi hizmet verebilmek adına çerezler kullanılıyor. Nasıl kullanıldığını ben de bilmiyorum. Bilgi & İyilik Yayıcı ReHiTu
Accept !
En Üste Çık!