Ağaç Yaşken Eğilir!

Herkesin bildiği bir atasözümüz "Ağaç yaşken eğilir!" Ne kadar da doğru! Her alanda kullanabileceğimiz bir atasözü! 


İzlediğim şu video bana bu atasözünü hatırlattı:



Çinli minik kız nasıl da antrenman yapıyor değil mi? Çinliler zaten masa tenisinde dünyanın en iyisi. Aileler de çocuklarını küçük yaşlarda yönlendiriyor bu spora. Masa tenisi olimpiyatlara 1988'de eklenmiş ve 31 altın madalyanın 28'ini Çinliler kazanmış. O kadar iyiler yani bu sporda!

Bir işte en iyi olmak için o alana hamken eğilmek gerekiyor sanırım. Şu Çinli kız 4-5 yaşlarındadır diye tahmin ediyorum ancak el - vücut koordinasyonu o kadar gelişmiş ki topları  hızlı reflekslerle geri püskürtüyor.

Çinliler gerçekten değişik adamlar! Aşağıdaki videoda da küçük Çinlilerin Kung Fu gösterilerini izleyeceğiz. Videoda da küçük yaştan itibaren bu sporla ilgilenmenin faydaları sıralanıyor!



Bizler de çocuklarımızı küçük yaşlarda eğitmek için elimizden geleni yapıyoruz. Kimisi çocuğunu daha bebekken İngilizce kursuna gönderiyor, kimisi de keman kursuna. Kimisi çocuğum dinini, diyanetini bellesin diye Kur'ân-ı Kerîm kursuna gönderiyor, kimisi de at binmeye. Bu örnekler çoğaltılabilir. Herkes, çocuğunu nasıl yetiştirmek istiyorsa o alana ağırlık veriyor. Herkesin amacı tek; ağacı yaşken eğmek, kütüğü yontmak.

Buna farklı açıdan da bakabiliriz. Japonya'daki eğitim sisteminde çocuklar kendi okullarını kendileri temizliyor. Ancak bizim ülkemize böyle bir sistem gelse yer yerinden oynar. Benim çocuğuma kimse temizlik yaptıramazcılar türer hemen! İşte Japonlar küçükken bu kültürle yetiştikleri için Dünya Kupası'nda stadı tertemiz bırakıyorlar; İzmir Kordon'da sahili temizliyorlar. Bizde ise çöpçüler işsiz kalmasın mantığıyla yere çöp atan adamlar var işte!

Japonların sistemini uygulayan bazı öğrenci yurtları biliyorum ülkemizde. Oralarda da hademe yok ve yurtta kalan öğrenciler temizliği kendileri yapıyorlar. En iyi temizliğin kirletmemek olduğu bilincinde yetişiyorlar. Şimdi şöyle bir sahne hayal edin. Ana haber bültenini izleyen "ilerici" bir adam önce Japonların sisteminden bahsedilen haberi izliyor ve takdir ediyor adamları; ardından ise Türkiye'deki bahsettiğim yurtlarda öğrencilere temizlik yaptırıldığını anlatan haberi izliyor ve tenkit ediyor. Sizce bu adamı ne demeli? İkiyüzlü hafif mi kalır; ağır mı kaçar?

Yine atladık daldan dala! Sizin çocuk yaşlardan kazandığınız bir beceri var mı? Benim yok mesela. Ben dümdüz bir adamım. Bazen düşünürüm de gerçekten dümdüz adamım ben ya hu! Ne bir mesleğim (meslek ile iş kavramlarının ayrımına varalım lütfen) var, ne bir zanaatım var, ne bir sanat dalında becerim var. Siz de benim gibi dümdüz bir insan mısınız; yoksa bir hezarfen misiniz?
Kategoriler