Mart 2017 - ReHiTu.com

Pazartesi, Mart 27, 2017

Hizmeti En Yavaş E-Ticaret Sitesi: Dekorazon.com

Mart 27, 2017 10
Hizmeti En Yavaş E-Ticaret Sitesi: Dekorazon.com
Dekorazon.com son günlerdeki TV reklamlarıyla kendini duyurmayı başardı. Belli ki TV reklamları işe yaramış ve satışlar patlamış ancak satışların patlamasına ters orantılı olarak hizmet kalitesi düşmüş.

Dekorazon'dan ilk alışverişimi 28.02.17'de yani geçen ay yaptım. Normal şartlarda 09-15.03.17 tarihleri arasında gelmesi gereken siparişimiz 25.03.17'de geldi. Bu süreçte firmadan siparişimiz hakkında bilgi almak için yaptığımız tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Websitelerindeki Hızlı Destek bölümünden sorduğumuz sorulara da cevap alamadık.

Neyse ki siparişimiz geldi. Eşim de ürünü çok beğenince ve fiyatı da uygun olunca diğer odalara da almak istedi. İlk aldığımız ürün (meraklıları için söyleyeyim) Casberghome'un dijital baskılı aşağıdaki fon perdesi idi:

Biz aldığımızda 39,90 TL idi fiyatı. Dün akşam da 39,90 TL idi. Biz ikinciye alınca zam yapmışlar. Evet biz 25 gün beklememize rağmen ve bu süreçte Dekorazon'dan hiçbir bilgilendirme gelmemesine rağmen ürünü beğendiğimiz için ve fiyatı da uygun olduğu için bu sefer daha yüklü sipariş verdik dün akşam.

Siparişi verdikten sonra benim kararsız biricik eşim yine fikir değiştirdi. 5 parça üründen 1 parçasını değiştirmek istediği için firmaya yine Hızlı Destek bölümünden yazdık. Tabii ki yine cevap gelmedi. Bunun üzerine ben bugün öğle arasında firmayı aradım. 9. sıradan başladığım bekleme sürem 17 dk sürdü ancak niyeyse görüşemeden telefon kapandı. Seslerini alamıyordum ben. Sonrasında eşimi arayıp işim olduğunu; kendisinin aramasını rica ettim. O da 11. sıradan itibaren beklemeye başlamış ve 35 dk'lık bekleme sonunda görüşebilmiş. Firma aşırı kurumsal olduğu için talep ettiğimiz değişikliği yapamayacağını söylemiş. Eşim de sadece o ürünü iptal ettirmiş. Değişim talep ettiğimiz ürünle yeni beğendiğimiz ürünün fiyatı aynıydı aslında. Yapmaları gereken şey Casberghome'a siparişi iletirken bizim yeni talep ettiğimizi iletmek olacaktı ancak bu süreci bile yönetemiyorlar.

Müşteri Hizmetleri'ni aradığınızda telefonda o kadar uzun süre bekliyorsunuz ki insanın aklına burası tek çalışanı olan bir şirket mi acaba diye geliyor. Bu yazıyı yazarken Twitter'da firma hakkındaki yorumlara da bakıyorum. Yorumlarda benimle aynı düşünen bir twit de gördüm. 
Begüm Hanım bizden de sabırlıymış ve 1 saat 13 dk boyunca müşteri hizmetleriyle uğraşmış. Twitin devamında bu ekran görüntüsünü aldığında henüz görüşmesi bitmediğini de söylemiş Begüm Hanım.

Bu telefon görüşmesinde ara ara bir ses devreye giriyor ve websitesi üzerindeki Hızlı Destek bölümünden daha hızlı destek alabileceğimizi söylüyor. Daha önce denemesem inanacaktım ama inanmadım tabii.

Firmanın sosyal medyadaki aldığı tepkiler çok kötü. Uzun süre dayanamaz gibi geliyor. Firma sahibinin bir an evvel bir şeyler yapması gerekiyor bence. İade ürünümüzün para iadesini de 5 gün içine yapılacağını söylemişler. Takip edeceğim ve gerekirse yine buraya yazarım.

Twitter'a Dekorazon diye yazınca ruhum daraldı. Yukarıdaki Türkan Hanım'ın twitine cevap veren Arda Bey, Dekorazon mağduru olduğunu ve bu yüzden de dekorazonsikayet.com adresini açtığını söylemiş. (Site aktif değil.) O kadar çok olumsuz yorum var ki benim attığım yazı başlığı ve başında yazdıklarım çok iyimser kalmış sanırım.


Ben okumaktan bıktım en iyisi Dekorazon aramasının linkini vereyim de siz oradan okuyun şikayetleri. Aramızda da var mı Dekorazon şikayetçileri acaba? Onlar da yazsın da bilgilenelim.

Pazar, Mart 26, 2017

Nedir Bizim Bu "Z"den Çektiğimiz?

Mart 26, 2017 12
Nedir Bizim Bu "Z"den Çektiğimiz?
Türk milleti olarak maalesef dilimize gereken önemi vermiyoruz. Bunun çeşitli sebepleri de var. Okuma alışkanlığımızın olmaması bunlardan biri ancak nice nice ayda 3-5 kitap devirenleri görüyorum ki yazılarında hiç umulmadık hatalar yapabiliyorlar. Yine iş dönüp geliyor taa ilkokul yıllarındaki eğitim sistemi eksikliğimize dayanıyor. Gerek günlük hayatta gerekse derslerinde, sınavlarında kendi diline yabancı olan; düşük not alan bizim gibi kaç ülke vardır bilemiyorum. (Böyle özeleştiriler yapıldığında beğenmiyorsan defol git diyenler de oluyor özellikle sosyal medyada. Kimse kendisine çuvaldızı batırıp da ders çıkarmak istemiyor. Konuyu baltalayıp gidiyor. Bizim amacımız ülkemizi kötülemek değil ders çıkarılmasına vesile olmak.)

Şimdi gelelim asıl "Z" meselesine. 2-3 üniversite bitirenlerin bile sonuna "Z" getirmekte inat ettiği ilk kelime "herkes". Konumuza başlık oluşturan yanlış kullanımlı hâlini yazmama gerek yok herhalde. Bloga yazarım diye kaydettiğim aşağıdaki görselde zaten var. Görselde dikkat ettiyseniz hazırlayan kişi "hâlâ"yı doğru bir şekilde şapkalı yazacak şekilde bilgili aslında ama "Z"den çok çekmiş maalesef.


Herkes konusunu bir de NTVRadyo'daki Dil Yâresi programınının sunucusu Levent DÖNMEZ'den dinleyelim:



Muzdarip olduğumuz diğer bir "Z" ise "şarj" kelimesinin de sonuna getirilmesi. Herkes yuvarlayıp diline kolay gelecek şekilde "Z" ile söyleyip geçiyor. Bu konuya da dikkat etmek gerekiyor. Aşağıdaki görseli hazırlayan kişi de hangisinin doğru olduğuna karar verememiş sanırım.


 Tekrar Levent DÖNMEZ üstada kulak verelim mi?



Bu konularda yazıyorum diye amacım kesinlikle Türkçe dersi vermek değil. Günlük hayatta ben de çoğunlukla şiveli konuşuyorum ancak yazarken İstanbul Türkçesi kullanmaya gayret ediyorum. Bazen şiveli konuşmamdan 2 yaşındaki oğlum da etkilenecek diye aklıma geliyor ve kendime çeki düzen veriyorum. 

Pazar, Mart 19, 2017

Çin'deki İlginç Uyarı Levhaları

Mart 19, 2017 10
Çin'deki İlginç Uyarı Levhaları
Quora'da gördüğüm bir yayın ilgimi çekti ve sizinle de paylaşmak istedim. Bir Yaşıma Daha Girdim diyeceğimiz türden uyarı levhaları oluyormuş Çin'de.

Korkutucu Uyarı Levhaları diye başlık atılan yayında Çin'deki aşırı nüfus yoğunluğuna karşılık yeterli polis olmadığı için insanların kendilerince uyarı levhaları astığını ve bunun da bir kültür haline geldiği belirtiliyor. Örnek olarak verilen levhalar şöyle:


Yukarıdaki yol uyarı levhasında "Lütfen dikkatli araç sürünüz; yakınlarda hastane yoktur!" yazıyormuş.


Bir bina girişinde ise şöyle bir uyarı varmış: "Kapı önüne park etmeyiniz; lastiklerinizin havası inebilir."


Bir şantiyedede şöyle bir uyarı yazısıyla karşılaşırsanız Çin'e falan gittiğinizde şaşırmayın yani.
"Değerli Çalışanlarım;
Çalışırken iş güvenliğine önem veriniz. Eğer bir iş kazası geçirirseniz; eşinizle başka birisi yatacak, çocuklarınızı dövecek ve kazandığınız tazminatları da o kişi harcayacaktır. Kendi iyiliğiniz için güvenli bir şekilde çalışın!"


Çok hırsızlık olan bir mahalleye asılmış bir uyarı levhası. "Tüm hırsızların dikkatine! Eğer yakalanırsanız; bu sokaktan arka sokağa kadar her şekilde dövüleceksiniz! Sadece bu mahalle 786 metre uzunluğundadır!"

Adam üşenmemiş tamı tamına yazmış sokak uzunluğunu da. İnsan yuvarlar 785 yapar; 790-800 yapar değil mi? :)

Yukarıdaki uyarı levhalarına benzer levhalar bizde de vardır ancak biz gidip de özellikle reklamcıya, tabelacıya yaptırmayız. El yazısı ile boya ile yazarız. Var mı sizin de gördüğünüz ilginç uyarılar? 

Cuma, Mart 17, 2017

Ortaya Karışık Bir Yıllık İzin Yazısı

Mart 17, 2017 4
Ortaya Karışık Bir Yıllık İzin Yazısı
11. hafta yani bugün son haftaiçi gününü idrâk ettiğimiz hafta yıllık izindeyim. Geçen sene kullanamadığım yıllık iznimden 1 hafta kullandım. Aslında uzun zamandan beri bu yıllık izin planlarını yapıyorduk ancak bu haftaya kısmet oldu.

Yıllık izne çıkmadan önce iki önceliğimiz vardı. Biri İzmir'deki aile dostlarımızı ziyaret etmek diğeri de birkaç gün termal tatil yapmak. Bu önceliklerimiz doğrultusunda geçen Cumartesi sabah yola koyulduk ve Bursa'dan İzmir'e gittik. Yolda kahvaltımızı Susurluk Tostu ile yaptık. Tavsiye edilir.

İzmir Çiğli'de arkadaşlarımızla iki gün geçirdikten sonra Aydın'daki en büyük halamın hayır duasını almaya geçtik Pazartesi günü. Biz sürpriz olsun diye kimseye haber vermemiştik ki orada da babamı ve babamın tüm kardeşlerini (amca ve halalarımı) gördük. Onlar da şaşırdı biz de şaşırdık. Onlar da Afyonkarahisar'dan kalkıp halamı ziyarete gelmişler.

Aydın'da fazla kalmadık; çayımızı içtikten sonra rotamızı Afyonkarahisar Sandıklı'ya doğru çizdik. Orada ablamda konaklayacaktık. Denizli üzerinden gittiğimiz için Pamukkale Travertenleri'ni de görelim dedik ve oraya uğradık. Giriş ücreti 35,00 TL'ye yükselmiş. Müzekartınız veya İşbank kredi kartınız varsa ücretsiz geçebiliyorsunuz. Müzekartımızın süresi geçtiği için; İşbankası kartımı da iptal ettirdiğim için biz yeniden 50,00 TL'ye Müzekart çıkartarak ziyaret ettik. Vaktimiz kısıtlı olduğu için sadece traverten kısmında vakit geçirebildik. Aslında antik yerleşim yerini de gezmek gerekiyor detaylıca.


Pazartesi gece Sandıklı'da kaldıktan sonra Salı günü doğruca Afyonkarahisar Gazlıgöl'e gittik. Burada Facebook'taki gruplarda gördüğümüz bir ilan sahibini aradık. Elinde birkaç seçenek olduğunu söyledi arkadaş ve ilk olarak bize Royal Termal'den bir daire gösterdi. Daire çok bakımsız olduğu için beğenmedik. Sonrasında Emel Termal diye bir yere daha gittik. Havuz genişliği bizim için en önemli kriter olduğu için ona bakarak burada kalmayı kabul ettik. Ancak sonrasında buranın da temizliğinin iyi yapılmadığını gördük. Bazı eksikleri de vardı ancak moral bozmadan tatilimize devam ettik artık. İki gece için 160,00 TL ödedik.

Termal tatillerde tercihimizi özel kapalı oda termal havuz olan yerlerden yana kullanıyoruz. Bu tarz özel termal havuzlu villa - apart konsepti de bizim bildiğimiz sadece Gazlıgöl'de ve Kütahya Simav'daki Eynal ve Çitgöl Kaplıcaları'nda var. Sizin bildiğiniz varsa lütfen öneriniz.

3 gece kalırız diye niyetlenmiştik ancak Kayra Eymen; tatile başladığımızdan beri eve dönmek istediği için ve de termal havuzlarda çok bunaldığımız için 2 gece yaptık sadece tatilimizi. Dün Bursa'ya döndük.

Bugünü de sağlığımıza ayıralım dedik ve sabahleyin ilk önce Yıldırım Belediyesi Tıp Merkezi'ndeki dişçimize gittik. Eşimin son yapılan dolgusunu kontrol ettirdikten sonra Yüksek İhtisas'a gittik. Buradan da Cildiye Polikliniği'nden randevu almak istedik. Bugün yerimiz doldu dediler. MHRS üzerinden de randevu alamadığımızı söylediğimizde ise sabah en geç 7:00'de gelmemiz gerektiğini söylediler. O an hemen aklıma hükümetin yaptığı propagandalar geldi. Hani eskisi gibi sıra beklemiyorduk hastanelerde? Hani sabahın köründe gitmek gerekmiyordu eskisi gibi? Geçenlerde benim de cildiyeden randevu almam gerekiyordu. MHRS üzerinden randevu alamayınca ALO 182'yi aramıştım. MHRS'de önümüzdeki 15 gün görünüyorken oradakiler daha uzun süreli randevu verebiliyorlar ancak yine randevu alamamıştım. Bu randevu alamamalar yüzünden ölüp gideceğiz bir gün.

Çok fazla kişisel konularda yazılar yazmıyorum aslında ancak bu bir haftalık özette de vermek istediğim bazı mesajları verdiğimi düşünüyorum. Okuduğunuz için teşekkürler...

Çarşamba, Mart 08, 2017

Yeni Kimlik Başvurusu Maceram

Mart 08, 2017 28
Yeni Kimlik Başvurusu Maceram
Biliyorsunuz artık kimlikte yeni döneme geçildi. Mevcut nüfus cüzdanlarımızı yavaş yavaş değiştiriyoruz. Bunun için de son 6 ayda çekilmiş bir adet biyometrik fotoğraf ve mevcut nüfus cüzdanınızla nüfus müdürlüklerine başvuruyoruz. Sıra beklemek istemiyorsanız şuraya tıklayarak randevu alabiliyorsunuz ancak bana neredeyse 20 gün sonraya verdi randevuyu.

Ben Bursa Yıldırım'da oturmama rağmen randevuyu Nilüfer İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne verdi sistem. Zaten ikamet ettiğin yerin önemi yokmuş. Herhangi bir nüfus müdürlüğüne giderek yapılabiliyormuş işlemler.

İnternetten randevu aldığım için beklemeden sıra bana geldi. Daha önce pasaport için çektirdiğim biyometrik fotoğrafı kabul etmedi memur ve beni fotoğraf çektirmeye gönderdi. Son 6 ay şartını da taşımıyordu aslında o yüzden ben de uzatmadım ve döndüğümde yardımcı olmasını rica ettim.


Fotoğraf stüdyosuna gidip 4 adet biyometrik fotoğraf için 20,00 TL ödedim. Ona da sordum benim eski fotoğrafım da biyometrikti dediğimde 5 çeşit biyometrik fotoğraf var dedi. İçimden beni kekliyor diye düşündüm. Sonrasında araştırdım ve böyle bir bilgiye ulaşamadım. Adam gerçekten beni keklemiş. Konunun uzmanı varsa açıklık getirirse de sevinirim.

4 adet fotoğrafı aldıktan sonra hemen tekrar döndüm müdürlüğe ve benimle ilgilenen memura rica ettim. İlk müsait olduğunda beni aldı ve işlemleri sırasıyla gerçekleştirdik. Parmak iziniz falan alındığı için herkesin kendisi bizzat gelip bu işlemi yaptırması gerekiyor. Ben 2,5 yaşındaki oğlumun işlemini de hallettim çünkü küçük olduğu için bu işlemlere gerek olmuyor.

İşlemde istenilen fotoğrafı da tekrar size geri veriyorlar. Ben hemen kimliği verecekler diye düşündüm ancak öyle değilmiş. İşlemlerin sonunda bir zarf veriyorlar ve bu zarfı kimlikler gelene kadar açmayın diyorlar. Açarsam iş iptal olacakmış gibi hissettim ve hâlâ daha da açmadım. :) 30 - 40 gün içinde geliyormuş yeni kimlikler.

Bu işlemler için 16,00 TL para ödüyorsunuz ancak benim işlemimi gerçekleştiren bayan memur el çabukluğuyla her iki işlemde de 17,00'şer TL para aldı. Formumda değildim o yüzden ses çıkarmadım ancak sonradan da pişman oldum. Normalde böyle şeylere müdahale ederim. Neden +1,00 TL aldı bilmiyorum ancak düşündüğüm şeyse eğer o paraların hayrını göremez. İki işlemi de ayrı ayrı yaptığı için bilinçli olarak fazladan para aldığı ortada.

Randevulu bir şekilde gittiğinizde maksimum 15 dakikalık işiniz oluyor nüfus müdürlüklerinde. Bakalım yeni kimliğimize ne zaman kavuşacağız? Bekleyelim, görelim...


Pazar, Mart 05, 2017

Ölücüler ve Kampanyacıların Takip Ettiği Sımsıcak Fırsatlar

Mart 05, 2017 4
Ölücüler ve Kampanyacıların Takip Ettiği Sımsıcak Fırsatlar
Önceleri beni takip edenler bilir. Daha önceki yazılarımda da yazmıştım zaten. Önceden Bedava Yaşıyoruz diye blogger üzerine kurulu bir websitem vardı ve burada kampanyaları, indirimleri, fırsatları takipçilerle paylaşırdım. Hatta firmalarla anlaşıp hediyeler de dağıtırdım ancak onu da bir süre sonra kapattım diğerleri gibi. Maalesef. :(

O siteyi kapatınca fırsatları takip etmeyi bırakmadım tabii ki. Kendi kullanımım için ve yararlanmak için fırsatları, kampanyaları takip etmeye devam ettim. Peki bu tarz fırsatları, kampanyaları nerelerden takip edebiliriz? İşte aşağıda benim bizzat takip ettiğim mecraların listesi var.

* Donanım Haber Sıcak Fırsatlar
Bu forumun takipçileri kimileri tarafından "ölücüler" diye nitelendirilirler. Aslında haksız da değillerdir. Bu forumda ucuz ve sıcak tüm fırsatları görebilirsiniz. Bir indirim olsa yüzlerce kişi saldırır ve diğerlerine hiçbir şey kalmaz. Ben de bu grubun içindeyim aslında. Bazen kendimi gaza gelmiş de hissederim ancak cidden çok uygun fiyatlara sahip olabilirim istediğim ürünlere bu forum sayesinde.

Geçenlerde bir üye, bir sitenin açığını yakalamış ve normalde 2. üründe %50 indirim olacakken ilk üründe de sepette %50 indirim olduğunu keşfederek foruma yazmış. Onlarca kişi bu fırsattan yakalanmış. Bir üyenin yorumu beni güldürmüştü. :)


* Hergün Kampanya Forum
Burası Donanım Haber Sıcak Fırsatlar'dan biraz daha farklı. Bu forumda çoğunlukla firmaların başlattığı çekiliş kampanyaları yer alır. Bu kampanyalara katılarak bedava ürün kazanmaya çalışır buradaki ürünler. Bir firmanın vereceği bir hediye için ihtiyacı olmadığı halde binlerce ürün satın aldığını söyleyenler de mevcut. Buraya da bakarım zaman zaman.

Benim yoğunlukla takip ettiğim platformlar yukarıdaki ikisi. Sizin bildiğiniz benim gözden kaçırdığım platformlar varsa yazar mısınız?

 Bu tarz platformları kullanarak istediklerime avantajlı fiyatlara sahip olduğum için zaman zaman arkadaşlarım sitem eder ve neden bize haber vermedin derler. Ben de bunun önüne geçmek için bir Facebook grubu açtım. Herkese açık olan gruba Sımsıcak Fırsatlar adını verdim. Grup kurmamın amacı her katılan kendi gördüğü ve yararlandığı fırsatları paylaşabilsin ve yorum yapabilsin diye.

https://www.facebook.com/groups/simsicakfirsatlar/

Daha yeni kurduğum bu grubu sizlerin de teşrifi bizi memnun edecektir efendim. :)




Çarşamba, Mart 01, 2017

Binanın 'Mekruh'u Olur mu?

Mart 01, 2017 2
Binanın 'Mekruh'u Olur mu?
Vakit buldukça diğer blog yazanları da ziyaret edip yazılarına yorumlar bırakmaya çalışırım. Yine böyle bir blog ziyaretinde "mekruh bina" diye bir tabir gördüm. Asıl kastettiği şeyin "metruk bina" olduğunu hemen anladım ve blogumun Türkçe Hataları kategorisine ekleyeyim bunu diye düşündüm.


Blogu yazan kişi yakînen tanıdığım biri değil. O yüzden adını zikretmemden belki rahatsız olabilir. O yüzden adını veya blogunu söylemeyeceğim.

Yazar burada binanın terk edilmiş, eski bir bina olduğunu söylemek istiyor. Aslında "metruk" demesi gerekiyordu ki "metruk" Arapça kökenlidir ve "terkedilmiş" anlamına gelmektedir. Yani "mekruh bina" olmaz; "metruk bina" olur.

Yazıma başlamadan önce Google amcaya sorayım yine de var mı acaba "mekruh bina" diye bir şey dedim. Bir baktım ki ulusal medyada bile bu tarz hata yapan websiteleri gördüm. En çok dikkatimi çeken ise sanalbasin.com sitesi oldu. Başlıkta "mekruh bina" yazmışlar; görsele "metruk bina" yazmışlar. Editörler uyuyor herhalde.


Sizin gördüğünüz ve şaşırdığınız bu tarz hatalar var mıdır? Paylaşır mısınız?