Şubat 2018 - ReHiTu.com

Pazar, Şubat 25, 2018

Bursa'da Paranızla Sıra Beklediğiniz Mekanlar

Şubat 25, 2018 24
Bursa'da Paranızla Sıra Beklediğiniz Mekanlar
Blogumu sıkı takip edenler artık biliyor. 2,5 yıldır işim gereği Bursa'da yaşıyorum. Bursa çeşitli araştırma kuruluşlarından da Türkiye'deki en yaşanılabilir kent ünvanını koruyan bir şehir. Hem kırsal hem metropol diyebileceğiniz; her türlü zıtlıkları ve farklılıkları içinde barındıran bir şehir. Her ne kadar yerel yönetimler Bursa'da yaşamayı zorlaştırsa da Bursa, yaşanılası bir şehir azizim. Öyle olmasa ecdâdımız tercih etmezdi.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Bursa'da bazı meşhur mekanlar var ki bazılarında oradan yararlanmak için ayrı sıra bekliyorsun; yararlandıktan sonra parasını ödemek için ise ayrı sıra bekliyorsun. Bir çırpıda aklıma gelenleri sizlere yazıvereyim dedim. Bursalı olup veya Bursa'yı bilip de listeye ekleme yapmak isteyenleri yorumlara bekliyorum.

* Köfteci Yusuf
Kimileri lezzetini eleştirse de bana göre fiyat/performans olarak değerlendirdiğinizde oldukça mâkul ve doyurucu bir yer. İznik'ten başlayan bir hikâye. Hızlıca şubeleşmeye devam ediyor. Memleketim Afyon'a da açılacak diye bir söylenti duydum geçen hafta. Köfteci Yusuf'un tüm şubeleri özellikle Ramazan'da iftarda ve haftasonları çok dolu oluyor. İçeriye girmek için bile sıra bekliyorsunuz ki yemek yedikten sonra kasada beklemeniz de ayrı bir olay.

köfteci yusuf'ta sıra
Köfteci Yusuf klasiği

Köfteci Yusuf'un istihdama katkısı da oldukça iyi. Bursa'da 2016 yılına dâir yapılan "İlk 250 Firma" araştırmasında istihdamda devasa fabrikaları geride bırakıp 5. sıraya yerleşen bir işletme. 2016'daki o listede 4.386 çalışanı olduğunu öğreniyoruz. Şimdi daha da artmıştır. Böyle işletmelere saygı duymak lâzım.

* Abdal Simit Fırını
Bursa'nın bir başka sıra beklenilen mekanı ise Abdal Simit Fırını. Oldukça eski bir fırın ancak eski zamanlardan beri müdâvimleri olan bir yer. Özellikle tahinli (tahanlı) ile simidi peynir ekmek gibi satılıyor. 15-20 dk sırada bekledikten sonra sıcacık simidinizi alıp yanlardaki çay ocaklarından dilerseniz zeytin peynir de isteyerek çayla birlikte hüpletebilirsiniz.

Geçen haftalarda sırada beklerken ben çektim.

* Tarihî Taş Fırın
Abdal'la aynı meydanda yer alan bir başka simit fırını burası. Haksızlık etmemek lâzım diye onları da yazayım dedim. Taş Fırın ile Abdal Simit Fırını için McDonald's ile Burger King karşılaştırması yapabiliriz. Kimileri Burger sever kimileri McDonald's. O yüzden o bölgeye gittiğinizde tercih size kalmış. Benden size tavsiye hangisinde sıra fazla ise oraya yönelin. O kadar kişi yanılıyor olamaz. Sürü psikolojisi hesabı. Gerçi bu hesap bazen şaşabiliyor ama olsun. :)


* Kebapçı İskender Oğlu Cevat
Açıkçası burası çok pahalı olduğu için ve o pahalılıkla bir de sıra beklemek zor geldiği için buraya hiç girmedim. Bursa'da birkaç Kebapçı İskender soyundan gelen kuruluşlar var herhalde ama kim kimdir; kim daha iyidir, nereler kimin şubesidir bilemiyorum. Bildiğim tek bir şey var o da Heykel'deki bu Kebapçı İskender'in önünde her zaman sıra olduğu. Bir porsiyon geçen sene sanırım 35,00₺ idi. İskender kebabın mucidi olunca insan böyle sırada bekletiyor işte adamı. Aşağıdaki videoyu ben dün çektim meselâ:

* Uludağ Kebapçısı Cemal & Cemil Usta
Yazı uzuyor farkındayım ancak yukarıdaki Kebapçı İskender'i yazınca aynı özelliklerde olan Uludağ Kebapçısı Cemal & Cemil Usta aklıma geldi. Kent Meydanı AVM'nin altına bir şube açtılar ancak yine de insanlar ilk mekana gidip sıra bekliyorlar. Zaten AVM'nin tam karşısında ara sokakta bir yer burası da. Burada da bir porsiyon 35,00₺ idi sanırım.

* Aydın IŞIK Baharat
Yeme - içme mekanlarını geçtik artık. Burası da dün tanıştığımız bir yer. Oğlumuz Kayra Eymen'in vücudunda doğduğundan beri anlık kırmızı kabarcıklar çıkıyor ancak birkaç saniye sonra sönüyor. Birkaç hastaneye götürdük; kan tahlillerine baktırdık; alerji testi de yaptırdık ancak olumsuz bir şey çıkmadı. Bu hâl devam ettikçe de bizim içimiz el vermedi. Bir yakın dostumuz kızının yüzündeki egzamalar için gitmişti ve sonuç almıştı. Biz de deneyelim şu alternatif tıbbı dedik ve dün oraya gittik. Orada da sıra vardı. Firma sahibi Aydın IŞIK gelenlerle ilgilenip sohbet de ettiği için 5-6 kişilik sıra 45 dk'da geldi. Çare olamayacağını düşündüğü hastalara bunu söyleyip gönderiyor. Şehir dışından gelenler de vardı. Tedavi şekli ise derdinizi anlatıyorsunuz. O da sizin dilinizin üstüne peçete bastırıp oradan tükürüğünüzü alıyor ve 2 gün sonra gelip ilaçlarınızı alıyorsunuz. Konuşmalarından boş biri olmadığını anlıyorsunuz ancak kendisine ters cevap verilmesi hoşuna gitmiyor. Klasik ego sahiplerinden. Doktorun muayene esnasında hastasını azarlaması gibi hareket ediyor. İnternette ve Bursa halkının dilinde olumlu referansı fazla olduğu için bir deneyelim dedik. Sonuçları muhakkak yazarız.

Bursa'da paranızla sıra beklediğiniz mekanlar var mı? Varsa yorum olarak yazıp katkı sağlar mısınız?

Çarşamba, Şubat 14, 2018

BBC'nin 57 Yıl Önceki İstanbul Belgeseli

Şubat 14, 2018 25
BBC'nin 57 Yıl Önceki İstanbul Belgeseli
Bugün bir vesile ile haberdâr olduğum BBC belgeselini sizlerle de paylaşmak istedim. Belgesel 1961 yılında Johnny Morris tarafından "Johnny Morris Takes a Ticket to Turkey" adıyla BBC için hazırlanmış. 57 yıl önceki İstanbul'u görmek adına belgeseli izlemeye karar verdim. Zaten 2 parça hâlinde yayımlanacakmış ve bu ilk parçası sadece 7 dk 48 sn uzunluğunda. 

Babamın doğduğu yılda İstanbul nasılmış merakıyla videoyu izlemeye başladım. Belgeselin başında Johnny Morris boğaz turuna çıkmış ve aktarımlarını oradan yapıyor. Bu sırada Dolmabahçe Sarayı'nın önünden geçerken bir belgeselde bahsetmesi gereken bilgileri vermek yerine şöyle bir şey söylüyor Morris Efendi:

"Could you be happy there with the hundred wifes?"

Şöyle Türkçe'ye çevrilmiş zaten BBC ekibi tarafından:


Videonun başında da zaten İstanbul'da 500'den fazla camii olduğunu söyleyerek İslam düşmanlığını belli eden Morris, bu sıfatını belgeselin tam da burasına açıkça izhâr ediyor. Onlara göre (maalesef ki kendi ülkemizde dahi böyle olduğunu sananlar var saçma sapan diziler yüzünden) sultanlar akşama kadar saraylarda cariyelerle hatunlarla günlerini gün ediyorlardı. Ne diyelim! Yalan yazan tarih utansın! Yazdıranları da Allah'a havale edelim.

Belgeselin devamında Çırağan Sarayı'nın önünden geçerken de İslam düşmanlığını belli ediyor Morris. O zamanlar harap hâlde olan Çırağan Sarayı için kendince şöyle bir yorum getiriyor:


Çırağan Sarayı'nın bu hâlde olmasını dahi buraya bağlayan art niyetli bir TV sunucusuna ne denilebilir ki? İzleyene hiçbir bilgi birikim katmayan bu belgeseli BBC editörleri 1961 yılında neden yayımlamıştır acaba?

"Yiğidi öldür, hakkını yeme!" demişler. Bu Morris Efendi, videonun sonunda biz sözde müslümanlar için çok iyi bir tespit ortaya koymuş. Videonun sonuna doğru minarelerden ezan sesleri yükseliyor ancak herkes işine gücüne devam ettiği için; şöyle irkilip kendine gelmediği için ve bu yüce davete iştirak etmediği için Morris şöyle diyor:

"Dinleyin! Hoca dindar insanları namaza çağırıyor. (Başını, ellerinin arasına koyuyor ve küçük balkonunda dolanıyor.) Ama kimse bunu pek farketmiyor gibi görünüyor."

Bu ayıp bize yeter de artar! 

Video sizler de izlemek isterseniz BBC Türkçe'nin websitesinden veya aşağıdan izleyebilirsiniz. 


Pazartesi, Şubat 12, 2018

Konum Bazlı Hatırlatıcı Tavsiyesi: Google Keep

Şubat 12, 2018 21
Konum Bazlı Hatırlatıcı Tavsiyesi: Google Keep
Hayatımız teknoloji ile iç içe geçeli bütün aklımızı başımızdan aldılar. Biz de kendi aklımız yetmediğinden mecburen akıllı cihazlardan medet umar hâle geldik. İşin esprisi bir yana teknoloji hayatımızı kolaylaştırmakla birlikte bizleri de ister istemez tembelliğe sevk ediyor. İyi yönünden bakacak olursak buna teknolojinin nimetlerinden faydalanmak da diyebiliriz.


Konum bazlı hatırlatıcı konusunda yazı yazma gereksinimim şöyle doğdu: 

İşim gereği şirketimin bana verdiği bir iPad Mini var. iPad'lerde standart olarak gelen Anımsatıcılar uygulamasında sonradan keşfettiğim bir özellikti "Belirli bir konumda hatırlat" özelliği. Keşfettikten sonra kullanmaya başladım ve çok faydasını da gördüm. Bir firmaya vardığımda ne yapmam gerektiği konusunda notlar alıyorum ve oraya yaklaştığımda (menzilin çapını da ayarlayabiliyorsunuz) hemen bir anımsatıcı bildirim geliyor. Bu ve buna benzer konularda kullanıyorum iPad Anımsatıcılar'ı. (Muhtemelen diğer iOS cihazlarında da standart olarak geliyordur bu uygulama. iPhone'um yok ki benim!)
iPad Anımsatıcılar
iPad Anımsatıcılar'dan Ekran Görüntüsü
iPad'i şahsî ihtiyaçlarım için kullanmadığımdan şahsî anımsatmalar için de telefona ekleyebileceğim konum bazlı hatırlatma özelliği de olan bir uygulama arayışına girmiştim. Android altyapısını kullanan telefonum için Play Store'da gerek İngilizce gerek Türkçe arama terimleri kullanarak uygulama araması yaptım ancak kimisi reklamlardan geçilmiyordu kimisinde ise bu özellik ilave ücret gerektiriyordu. 

O yüzden bir süre de Google Amca'ya sorarak araştırma yaptım. Bazı sitelerde Google Keep'ten bahsetmişler. Ben zaten Google Keep kullanıcısıydım ancak demek ki tam anlamıyla kullanamıyormuşum. Ben "keep yapmak" ("check etmek" ne kadar itici ise bu da o kadar itici oldu; kabul ediyorum.) istediklerimi yazıp geçiyordum sadece. Hatta Google Keep'in bu özelliğinden bahseden yazılar oldukça eski tarihli olduğu için ve ben de uygulamanın tam olarak neresinden bu özelliğine erişileceğini bulamadığım için sanırım bu özellik artık kaldırıldı diye düşünmeye başlamıştım. 

Ancak durum öyle değilmiş. Google Keep, konum bazlı anımsatıcı görevini oldukça başarılı bir şekilde yerine getiriyormuş. Şimdi benim gibi konum bazlı anımsatıcı arayanlara rehber olabilecek bu yazıyı Google Keep'te bu özelliği nasıl aktif hâle getireceğimizi belirterek devam ettirelim. Bunun için bir video hazırladım bir anda yazının ortasında gelen ilhamla.

Video ile uzun uzun yazacağımız maddeleri de halletmiş olduk. Yazımızın başında da dediğimiz gibi teknolojinin nimetlerinden yararlanmamız gerek. :)

Siz kullanıyor musunuz konum bazlı bir hatırlatıcı? Bu yazıdan sonra kullanmayı düşünür müsünüz? Düşünenler yorum kısmına evet yazınca reklam yaptığım için Google Amca bana madalya takacakmış. :)

Pazar, Şubat 11, 2018

Çekiç İçin Alternatif İsim Önerisi: Vuraç

Şubat 11, 2018 4
Çekiç İçin Alternatif İsim Önerisi: Vuraç
Kayra Eymen bizim altın topumuz. Onunla vakit geçirmek gerçekten çok eğlenceli. (Bazen gerek onun huysuzluğundan gerekse bizim yorgunluğumuzdan çekilmediği zamanlar tabii ki oluyor ama olumsuz hâllerini kesinlikle yansıtmıyoruz sosyal medyaya!) Parantez içindeki iğnelemeli mesaj ulaşır herhalde bir yerlere.


Kayra Eymen (bize göre) oldukça akıllı bir çocuk. Annesi çocuk gelişimi konusunda eğitim alıp mezun olduğu için ve Kayra Eymen dünyamıza girmeden önce bu alanda çalıştığı için tüm bildiklerini adeta "Ustalık eserimsin" dercesine Kayra Eymen'e aksettiriyor. 

Geçenlerde komşumuzun hediye ettiği saati duvara asarken Kayra Eymen de "vuraç" kullanmak istedi. Biz de kendisine bu imkanı sağlayacağımıza söz vererek işimizi tamamladık ve sonrasında evimizdeki tahta parçalarından ona böyle bir imkan tanıdık. Devamı aşağıdaki videoda:




Çekiçi daha önce öğrenmediği için mantığını kullanarak elindeki aletin vurmaya yaradığından yola çıkarak "vuraç" dedi Kayra Eymen. Bence oldukça akıllıca. Videodaki hoyrat sesimden ne kadar şaşırdığım yeterince belli oluyor zaten.

TDK ve Nişanyan Sözlük'ten baktım "çekiç"in kökenine. TDK üzerinde hiçbir bilgi yer almazken Nişanyan Sözlük'te şu bilgiler vardı:


Çekiç sözcüğünün etimolojisi için verilen bilgiler dâhilinde mantıken düşündüğünüzde kelime "çakıç" kelimesinin kibarlaşmış hâli diyebiliriz. Çakmak fiilinden "çakıç" ismini türeten dedelerinin yolundan giden Kayra Eymen de vurmak fiilinden "vuraç"ı türetmiş oldu. Bence TDK, Filolog Prof. Dr. Kayra Eymen TUFAN'ın bu önerisini dikkate almalı! Biz kendisine destek olmak için sosyal medyada #çekiçdeğilvuraç hashtag'i (buna da bir isim önerisi vardı sanki ama aklıma gelmedi) açacağız. Tüm sevenlerinin destek vermesi ricasıyla! :)

Cuma, Şubat 09, 2018

Sony Xperia XA1 Dokunmatik Sorunu

Şubat 09, 2018 8
Sony Xperia XA1 Dokunmatik Sorunu
Yaklaşık 1 ay önce bir vesile ile telefonumu değiştirdim. Hediye gelen yeni telefonum Sony Xperia XA1 idi. 1 aydır kullanıyorum oldukça memnunum. Geçen hafta ufak bir sıkıntı yaşadım sadece. 

Sabah kalktığımda telefonun dokunmatiği çalışmıyordu. Telefona bildirimler geliyor, telefon çağrıları geliyor ancak ben açamıyordum. Kapatmak için uğraştığımda da kapatamıyordum da. Bu durumun neden kaynaklanabileceği hakkında aklımıza bazı şeyler geliyordu ancak çözüm bulamıyorduk. Acaba geceden sabaha şarjda uzun süre takılı kaldığı için mi olmuştu? Yoksa hava biraz soğuktu da telefon henüz kendisine gelememiş miydi?

Ben çalışmayan bu telefonla işe çıktım. Bir süre unutmuştum telefonumu sonradan aklıma geldi. İnternette biraz araştırma yaptım. Aslında telefonu bir kere kapatıp açabilsem sorun çözülecekti. Öyle hissediyordum. Ancak nasıl yapabileceğimi biraz geç de olsa öğrendim. Sizler de Sony Xperia XA1 veya herhangi bir Sony Xperia modeli telefona sahipseniz ve telefonunuzda dokunmatik çalışmama gibi nedenlerden dolayı telefonunuzu kapatmaya zorlamak zorunda kalırsanız aşağıdaki yöntemi uygulayabilirsiniz:

Yanıt vermeyi durdurduğunda veya normal şekilde başlatılmadığında, cihazınızı yeniden başlatmaya veya kapanmaya zorlayabilirsiniz. Zorla yeniden başlatma işleminde ayarlar veya kişisel bilgiler silinmez.

Cihazı zorla yeniden başlatmak veya kapatmak için

  1.  güç tuşunu basılı tutun ve aynı anda sesi artırma tuşunu 6 saniye boyunca basılı tutun.
  2. Cihazınız bir kez titrer. Cihazı zorla yeniden başlatmak veya kapatmak isteğinize bağlı olarak aşağıdaki şekilde devam edin.
    • Cihazı zorla yeniden başlatmak istiyorsanız: Bu noktada düğmeleri bırakın. Cihazınız yeniden başlatılır.
    • Cihazı zorla kapatmak istiyorsanız: Düğmelere basmaya devam edin. Birkaç saniye sonra cihaz üç kez titreşir ve kapanır.




Cihazı açmak için

  1. Cihaz titreşene kadar güç tuşunu  basılı tutun.
  2. Cihazın açılması için bir süre bekleyin.

Siz şu an hangi marka model telefon kullanıyorsunuz? Telefonunuzdan memnun musunuz? Dokunmatik vb. aksamda sorun yaşıyor musunuz?

Çarşamba, Şubat 07, 2018

Nâdir Kelimeler

Şubat 07, 2018 12
Nâdir Kelimeler
Son zamanlarda bloga fazla yazamıyorum. Aslında internet için de fazla zaman ayıramıyorum. Bloga fazla yazamamamın sebeplerinden biri de topluluk bloguna dönmem idi. Sağolsun kuzenlerim ve yeğenim sürekli yazı giriyorlardı ancak bu sefer de bende tembellik başlamıştı. O yüzden onların da rızasını alarak topluluk blogu işinden çıktım.

Bir blog yazarı olarak sürekli aklıma farklı farklı konular geliyor yazmak için. Bazıları için ayrıca bir blog bile açılır ancak yoğunluğunu ona veremedikten sonra yeni bir blog açmanın faydası da olmuyor. Ben böyle ilham geldiği zamanlarda online veya basılı ajandalarıma notumu alıyorum. Sonrasında ise tekrar bir değerlendirme yaparak yazıp yazmamaya / açıp açmamaya karar veriyorum.

Blogumda tıpkı Kelimelerin Soyağacı ve Türkçe Hataları gibi yeni bir kategori oluşturmak istedim: "Nâdir Kelimeler" Günlük hayatta sıkça kullanmadığımız ve duymadığımız kelimeleri detaylıca buraya yazmak istiyorum. Haydi Bismillah!

* Koprolali
Ben bu kelimeyi geçen hafta önüme çıkan bir haberde gördüm. Bir rahatsızlığın adıymış ve rahatsızlık ise istemsizce küfür etmekmiş. Kişinin kendi seslendirmesini kontrol edememe rahatsızlığı imiş. Yunanca "coprolalia"kelimesinden direkt dilimize geçmiş. Yunanca'daki anlamı ise "devamlı şekilde istemdışı olarak tiksindirici sözcük kullanma, pis konuşma" imiş. Gerçekten ilginç!


* Kavas
Bunu da yine geçen haftalarda meclisteki kavaslara farklı tarife uygulanmasından dolayı internet haberlerinde görmüştüm. Kavas benim ilk defa duyduğum bir kelimeydi. TDK, kavası şöyle tanımlamış:

* Kantite
Bu kelimeyi de açıkçası ilk defa duydum. Anlamını öğrenince siz de benim gibi biraz zorlama olmuş mu diyeceksiniz acaba! Belki de ben ilk defa duyduğum için yadırgıyorum. "Kantite" dilimize Fransızca "quantité" kelimesinden geçmiştir ve anlamı "nicelik"tir. Sevanyan Sözlük'te şu bilgilere yer verilmiş:

Yukarıdaki görselde verilen örnek kullanımda kantite - kalite ayarını iyi yapmak gerektiği belirtiliyor. Benim bu konuda sürekli kullandığım bir söz vardır:
"Keyfiyyet mi önemli, kemmiyyet mi?" 
Bu sözü artık şu şekillerde de kullanabiliriz:
"Nitelik mi önemli, nicelik mi?
"Kalite mi önemli, kantite mi?
Hangisi kulağa daha hoş geliyor sizce?

Şu 3 kelimeyi yazmam bile neredeyse 1 saatimi aldı. Yazacaklarım vardı ancak onları da bir sonraki seriye saklayayım. Umarım bu seriyi de beğenirsiniz.



Cuma, Şubat 02, 2018

Sütre Koyalım; Koymayanlara Koyduralım!

Şubat 02, 2018 6
Sütre Koyalım; Koymayanlara Koyduralım!
Sütre kelimesini belki de ilk defa duymuş olabilirsiniz. Namazla alâkalı bir terim. Namazla milletçe çok fazla alâkamız olmadığı için bilmeyenleri kınamamak lâzım! 

Sütre, Arapça bir kelime ve 3 farklı anlamı var:
Bizim yazımızla ilgili olan kısım 2. anlamı. Burada tanım biraz eksik olmuş sanki. Sütre sadece kırda veya açık bir yerde namaz kılarken değil önümüzden birinin geçme ihtimali olduğu her yerde (cami ve mescidin içinde bile) koyulur. 


İşte burada eksikliğimiz var. Cuma'dan Cuma'ya camiye giden bir millet olduğumuz cami ve cemaat âdâbını da bilmiyoruz tabii. Namaz kılanın önünden geçmek günahtır. İnsanları günaha sokmamak için önünden kimse geçmeyecek şekilde namaza durmak gerekmektedir ancak bunu uygulayanı mumla ara ki bulasın! Bomboş camide bile tam çıkış kapısının önünde duran adamlar gördüm ben.

"Peki bu sütre denilen şey zor bulunan bir şey mi?" diye soranlar olabilir. Hayır efendim! Sütre dediğimiz şey bir sandalye olabilir, bir çanta olabilir, bir mont olabilir. Maksat namaz kıldığını ve o alanın senin namaz kılma alanın olduğunu belirtmek ve belirlemek.

Sütre dikmeden (koymadan) caminin ortasında, öndeki insanların tam geçeceği yerde namaza duranları uyaralım lütfen. 


Perşembe, Şubat 01, 2018

KENDİMLE HASBİHAL

Şubat 01, 2018 2
KENDİMLE HASBİHAL
         
    

TAHAYYÜLDEYDİM UZUN BİR SÜREDİR.
BEN BENDE BOCALARKEN,SENİ DÜŞÜNÜYORUM.
VE BİR TİTREME GELİYOR,ANSIZIN BEDENİME.
KAYBOLMUŞUM BEN SENDE.
SENDELERKEN HER AYAĞA KALKMAK İSTEDİĞİMDE.
PEŞİME TAKILIYOR KARANLIK GÖLGELER.

DALDIM DÜNYANIN RENGİNE.
İN CİN UYKUDA,DALMIŞIM HAYALİNE.
BAKTIM  GECE SAAT İKİ OLMUŞ.
BEN OYALANIRKEN YALAN DÜNYADA.
SABAH AKŞAM DERKEN MİADIM DOLMUŞ.

APANSIZ BİR DÜŞÜNCE DOLAŞIRKEN BEYNİMDE.
BİRDEN HUZURLA DOLUYOR KALBİM.
DEDİM,SEN KÖTÜ BİR DÜŞMANSIN NEFSİM.
YOL TEK, VARMAK İSTERSEN MENZİLE.
İSTEMEZSEN ELDEN NE GELİR, GERİSİ NAFİLE…

ASIL HİKMET SANA VARMAK.
İMTİHAN BU! CEFA DA SENDEN SEFA DA.
BANA SENDEN BAŞKASI YAR DEĞİL, OLUR YARA.
YA RAB! ZİKRİNLE  DAİM OLSUN BU KULUN.
İSTEMEM SENİN OLSUN DÜNYA! PARAN,PULUN…
YOLUNDAN AYIRMA, AŞKINLA YANDIR BENİ.
TEK DİLEĞİM BEYTULLAHA KAVUŞTUR BENİ.

ÖMÜR GÜRBÜZ                            (4.6.2016)