Mart 2019

Pazar, Mart 31, 2019

Bir Diktatörün Sonu!


Diktatör deyince sizin aklınıza kim geliyor bilmem ama ben sizlere Romanya'nın 1989'da ta burasına kadar gelen kendi halkı tarafından öldürülen diktatör cumhurbaşkanı Nikolay Çavuşesku'dan bahsedeceğim. Nicolae Ceaușescu diye de geçiyor. Bol videolu, kısa yazılı bir paylaşım olacak.

Kimmiş bu Çavuşesku kısaca öğrenelim:


Çavuşesku'yu tanımama vesile olan Akademi Dergisi şöyle yazmış:

"Romanya'nın diktatörü olan Çavuşesku'yu halk devirmişti ve karısı ile birlikte kurşuna dizilmişlerdi. Son günlerinde Romanya'nın ekonomisi de şimdilerdeki Türkiye ekonomisi gibiydi.

Aç kalan yığınları kandırabilecek ve zapt edebilecek bir lider yoktur. Tok olan yığınlar da aslında kandırılamazlar ama kanmış numarası oynarlar. İşte bu yüzden, iş, geçim, makam, rütbe, vurgun vurma, karın doyurma derdine böyle diktatörleri milletler kendi elleri ile var ederler. Onu diktatör oluncaya kadar, sonra iyice azıp hukuk tanımaz azgın bir kanunsuz oluncaya kadar besler, büyütür, desteklerler. Her hatasına, her yalanına, her kandırmasına sessiz kalırlar.

Bu, böyle bir millet aç kalana kadar böyle devam eder. Bu davranışları sebebi ile çevredeki ülkelerin milletleri perişan olsalar bile umursamazlar ama sıkıntı kendilerine vurduktan sonra böyle diktatörleri böyle milletler devirirler."

Çavuşesku döneminin Romanya'sını şimdiki Türkiye'ye benzetmemize sebep olan emarelerden bir tanesi saraylar. Birinin adı "Halkın Sarayı" (Çavuşesku öldürüldükten sonra "Halkın Evi" denmeye başlanmış.), diğeri ise Beştepe. Aksaray falan da deniliyor sanırım.

Şimdi Pentagon 1. ve bu saray da 2. ise bizim saray kaçıncı büyük? Bunu da araştırsın ve yazsın lütfen birisi.
25 yıl Romanya'yı yönetmiş bir adamın son günleri oldukça zor geçmiş. Zaten sonunda da kurşuna dizilerek öldürülmüş! 
Bu paylaşacağım son videoyu küçüklere izletmeyin. Çavuşesku ve eşi Elena televizyonda 2 saat yargılandıktan sonra idam edilmiş. Zalimler ve diktatörler için yaşasın cehennem! 25 yıl boyunca zulmettiğin halkın seni Nikolay harcadı değil mi Çavuşesku?

Pazartesi, Mart 25, 2019

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM



SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın
Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.

Zaman ilerlese de ihtiyaçlar değişmiyor. Deyimler ve ihtiyaçlar da teknoloji ile birlikte yeni anlamlar kazanıyor.
Gözün gibi bak deyimi için de başka bir çözüm var artık. Yeni bir teknoloji: Supercam
Supercam evini, işini, evcil hayvanını, bebeğini… insanın önemsediği ne varsa gözü gibi bakabilmesi için yapılmış bir hizmet. Lifecell’in sunduğu güvenlik hizmeti Supercam ile kamera sistemlerinizden evinizi mobil uygulama sayesinde izleyebiliyor, geriye dönük kayıtlarınıza ulaşabiliyorsunuz. Çift taraflı konuşma özelliği ile cihaz üzerinden iletişim kurabiliyor, davetsiz misafirler için alarm alanı oluşturabiliyorsun. Tüm bu özellikleri ile gerçekten sevdiklerine gözün gibi bakabiliyorsun.

Üstelik bu teknolojiyi Lifecell’liler ve Turkcell’liler avantajlı şekilde kullanıyor. Supercam ile birlikte uygulama içinde kullanabilecekleri 5 GB internet de beraberinde geliyor.
Supercam’in paket özelliklerini gözden geçirin, avantajlı fırsatları kullanın, siz de sevdiklerinize gözünüz gibi bakın.
Akıllı Paket: 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma özelliklerinin kullanılabildiği paket.

Bulut Paketi (7 veya 30 gün): 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma ve 7 gün veya 30 gün geriye sarma özelliklerinin kullanılabildiği paket.
Not: Supercam, ücretsiz kurulum, 7/24 destek hizmeti, gece gündüz 1080p (HD) çözünürlüğünde izleme imkanı, alarm alanında hareket olması durumunda telefonuna anında bildirim gönderme ve video klip oluşturup paylaşma özellikleri ile birlikte kullanılabilmektedir.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Perşembe, Mart 21, 2019

Bazen Kafa Dinlemek İster İnsan...


Ben bir şeyi uzun süre kafaya takmam. Özellikle moral ve sinir bozucu şeyleri anlık yaşarım ve uzatmam. Eşim de bu konuda bana çok kızar. "Bu dünyada senin kadar gamsız birini görmedim!" der. Ben de her zaman şunları söylerim: "Üzülmenin, ağlamanın bir faydası var mı? Olanla ölene çare mi var? 5 liralık dert için 50 liralık üzülüyorsun; ne gerek var!" gibi filozofik (böyle bir kelime yoksa da ben ekledim dilimize.) laflar işte. 

Neden yazdım bunları; başlıkta kafa dinlemeyi çekip bir yerlere gitmek, bir kenara çekilmek, insanlardan uzaklaşmak gibi anlamayın diye yazdım. Öyle duygu yoğunluğu olan biri değilim. Dedim ya anlık yaşar geçerim diye. 

Doğuştan kulak zarlarım delik olduğu için işitme kaybım var. İş hayatına atılana kadar bu şekilde idare ettim. Okul yıllarında çok zorlandığım da söylenemez ancak işitme kaybım sanırım yıldan yıla artınca işitme cihazı kullanma gereksinimi doğdu. İşitme kaybında belki çok değişiklikler olmadı ama iş hayatında insanlarla daha çok diyaloga girmek gerektiği için son çare olarak işitme cihazına başvurduk. Son çare dedim çünkü öncesinde lise döneminde sağ kulağımın zarını diktirmiştik ancak işitme kaybı daha da artmıştı. 

Bu işitme kaybından dolayı askere de gidemedim. İş başvurularında CV'ye askerlikten muaf yazınca açıklamasını da işitme kaybı olarak belirttim. Bazen karşıma çıkan işleri bu yüzden de kaybetmiş olabileceğimi düşünüyorum. CV'leri gönderirken eklenilen ön yazılar var. Oraya konuyla alakalı aşağıdaki ön yazıyı da eklerdim:

"Sayın İlgili;

Başvuruda bulunduğum iş ilanınız ile ilgileniyorum. Mevcut öz geçmişimde hakkımdaki tüm detayları bulabilirsiniz ancak ben sizlere bir konuda açıklama yapmak istiyorum.

Askerlik bölümünde muaf olduğumu belirttim. Doğuştan kulak zarlarım delik olduğu için az da olsa işitme problemim var. Bu yüzden askerlikten muaf oldum. Ancak iş hayatında karşılaşabileceğim güçlükleri düşünerek işitme cihazı kullanmaya başladım. Kullandığım işitme cihazı kulak içi olduğu için dikkatli bakılmazsa fark edilmez. Bu yüzden şirketinizi temsil ederken karşı tarafın aklına "acaba!"lar gelmez ve şirketinizi de en iyi şekilde temsil ederim.

Sizler de "acaba!" diye düşünmeden önce bana sizinle çalışma şansı verirseniz çok memnun olurum. Gözlüklü bir çalışanınız varsa işitme cihazı olan bir çalışanınız da olabilir. Lütfen bu şekilde düşünerek değerlendirme yapınız.

İyi çalışmalar,
Recep Hilmi TUFAN"

Bu standart ön yazımda dikkat çekici nokta beş duyu organından birisi olan göz, fonksiyonlarını tam yerine getiremediğinde gözlük kullanmak normal iken; yine beş duyu organından biri olan kulak aynı şekilde fonksiyonlarını yerine getiremediğinde işitme cihazı kullandığımızda anormal karşılanıyor maalesef. Ülkemizde bu durum daha had safhada maalesef. O yüzden de daha verimli olmasına rağmen özellikle benim gibi gençler "Aman görünmesin sonra ne düşünürler?" düşüncesiyle kulak içi cihazlara yöneliyor.

İşitme cihazı kullanmaya 8 yıl önce başladım. 8 yıldır Oticon Go Pro model cihazı kullanıyordum. 2 ay önce artık benden bu kadar dedi ve nalları dikti. Tekrar Oticon'a gittim. Güzel cihazlar vardı ama sonradan gelen bir telefonla bağlantılarımın olduğu bir işitme merkezi firması olduğunu öğrendim ve oradan Widex Unique model cihazı aldım. Widex, piyasanın en pahalısı diyorlar. Forumlarda da araştırdım öne çıkan iki marka Oticon ile Widex idi. Tanıdık olmasından dolayı Widex'i tercih ettim; iyi de iskonto aldım. 

Yeni model işitme cihazları artık bluetoothlu. Telefonla bağlayıp direkt eller serbest şekilde görüşebiliyorsunuz. Kulağınızda bluetooth kulaklık da görünmediği için sizi görenler "Bu deli kiminle konuşuyor?" diyebiliyor. Benim çevremdekiler bile ilk zamanlar çok şaşırmış hatta keşke biz de alsak demişlerdi. :)

Hah şimdi gelelim başlığa. Bu arada ben önce başlığı atıp, yazıyı ona göre kurgulayanlardanım. Siz önce yazıyı yazıp sonra başlığı mı atıyorsunuz yoksa? İşitme kaybının faydaları da yok değil. Evde çok gürültü var diyelim, hemen çıkarıyorsunuz işitme cihazlarını ve bakıyorsunuz keyfinize. Sessizliğin tadına doya doya varıyorsunuz. Kafanızı dinliyorsunuz bir güzel. Her zamanki prensibimdir olumsuz şeylerden bile olumlu bir şeyler çıkarmak! Polyan gibi adamım! (Polyanna yazmadım çünkü o kız versiyonu; Polyan, Polyanna'nın erkeği. İnanmazsan aha Google Dayı'ya sor.)

Derdi veren Allah dermanını da verir kardeşim! O yüzden üzülmeye hiç gerek yok! Sen al şimdi klavyeyi eline ve şu kardeşine bir yorum yaz! Gerisini kafana takma. Haydi selametle...

Salı, Mart 12, 2019

Çöküyoruz!


Büyük bir çöküntü içindeyiz! Maddî bir çöküşten değil mânevî bir çöküşten bahsediyorum. Bu mânevî çöküş zaten yavaş yavaş maddî çöküşe doğru da sürüklüyor bizleri. Bazen bana öyle geliyor ki artık yeryüzündeki iyi hasletler kaldırılmış gibi. Kıyâmet alâmetleri tek tek zuhur ediyor. Ahir zamanda yaşadığımız iyice kendini belli ediyor artık.


"Nerede o eski Ramazanlar!", "nerede o eski bayramlar!", "nerede o eski komşuluklar!" vb sözleri artık daha çok sarf eder olduk öyle değil mi? Herkeste bir eskiye özlem var ama kimse de kendini o özlem duyduğu eskilere döndürmeye çalışmıyor. Herkes bir başkasından adım bekliyor güzel şeyler için.

Her zaman dile getirilen "dış güçler"i bilirsiniz. İşte bu dış güçler elinde Kur'an, göğsünde iman olan bir nesil istemediği için bilinçli olarak toplumumuzu zehirliyor. Mânevî değerlerimiz artık birer birer yerle bir oluyor. Ne ataya, babaya saygı kaldı; ne aile denen kuruma güven kaldı. İnsanların artık birbirine saygısı kalmadı. Eskiden böyle değildi. Açık kapalıya, şehirli köylüye, sağcı solcuya saygı gösterir kimse bu derece birilerinin etlisine sütlüsüne karışmazdı. 

Geçenlerde denk geldiğim konuyla ilgili bir videoyu da sizlerle paylaşmak istiyorum. 


Bir Mısır kanalı olan CBC'de konuşan Mısırlı sinema oyuncusu Mohamed Sophi bir medeniyeti yok etmek isterseniz şu 3 şeyi yıkın diyor:
  1. Aileyi yıkmak
  2. Eğitimi yıkmak
  3. Örnek olanı yıkmak!
Aileyi bize ilk okulda toplumun en küçük yapı taşı diye öğretmişlerdi. Aile yıkılırsa toplum yıkılır demişlerdi. Gerçekten de öyle oluyor. TÜİK her yıl Mart ayında evlenme ve boşanma istatistiklerini paylaşıyor. Bu sene 1 Mart'ta 2018'inkini paylaştı. Evlenme oranı %2,9 azalırken boşanma oranı ise %10,9 artmış. Çok vahim bir tablo. :(


Eğitim de yapboza döndü. Her gelen farklı bir şeyler deniyor ve her gelen de kendinden öncekilerin yaptıklarını beğenmiyor. Eğitimde yaşanan değişimlerin hızına eğitim camiası bile yetişemiyordur herhalde. Her sene birilerine peşkeş çekilen bir eğitim sistemimiz var. Bu akşam haberlerde yine önümüzdeki sene faaliyete geçecek yeni bir değişiklikten bahsedildi; dinlemedim bile! Öğretmen arkadaşlarım şöyle diyorlar: "Öğretmenin saygı gördüğü dönemde öğrenci idik; öğrencinin kral olduğu dönemde öğretmen olduk!" Çok doğru maalesef! :(

Artık medya kendisinden olmayanlar örnek kişileri yermekte çok başarılı! Azıcık dînî konulardan bahsetse "yobaz"; azıcık hükümet aleyhine konuşsa "FETÖCÜ"; azıcık farklı konularda fikrini beyan etse "din karşıtı" ilan ediliyor insanlar. Yani her konuda birileri, örnek olanı yıkmak için üstün çaba sarf ediyor.

Çöküyoruz değil mi? Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Cumartesi, Mart 02, 2019

Instagram'a Bilgisayardan Fotoğraf Yükleme


Instagram sanki son zamanlarda Facebook ve Twitter'dan daha fazla kullanılır hâle geldi. Özellikle kadınlar arasında daha yaygın olduğunu düşünüyorum. Eşim Instagram üzerinden satış yapan hesapların sıkı takipçisi mesela. :)

Instagram bildiğiniz üzere mobil ağırlıklı bir mecra. Tamam bilgisayardan girdiğinizde de hesabınızı görüntüleyip yorum ve beğeni gibi özelliklerini kullanabiliyorsunuz ancak yeni bir fotoğraf paylaşamıyorsunuz bilgisayarda iken. Bu yüzden de bu ipucunu okumadan önce sizin gibi ben de Instagram'da bir şey paylaşacağım zaman direkt telefona sarılıyordum.

Şimdi gelelim Instagram'a bilgisayar üzerinden, web sürümünden fotoğraf eklemenin ipucuna. Ben de bu yöntemi tanıdığım en eski blogculardan olan Süleyman SÖNMEZ'in LinkedIn hesabında biraz önce gördüm ve paylaşmak istedim. O da eski blogculardan olan Barış ÜNVER'den öğrenmiş bu yöntemi. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

* Öncelikle Google Chrome kullanarak www.instagram.com adresine giriyoruz.
* F12 tuşuna basıyoruz.
* Yana açılan ekranın en üstündeki tablet/telefon simgesine tıklıyoruz.
* Sayfayı yeniliyoruz. (F5)
* İşte karşınızda cep telefonu görünümlü bir Instagram. Fotoğraf yükleme simgesi aktif hâle geldi.

Şu an filtreler yok ancak filtreleme işini de çok gerekliyse dışarıda bir kaynaktan yapıp Instagram'a öyle fotoğraf da ekleyebilirsiniz.


Umarım bu ipucu işinize yaramıştır. Siz Instagram, Facebook ve Twitter üçlüsünden hangisini daha yoğun kullanıyorsunuz?

Herhangi Bir Websitesi Üzerinde Değişiklik Yapma Yöntemi


Sizlere yeni keşfedilmiş bir yöntem hakkında bilgi vermeyeceğim ancak bu sabah Instagram paylaşımım üzerine gelebilecek sorulara cevap olsun, benim için de konu çıkmış olsun diye bu yazıyı yazayım dedim. Bahsekonu Instagram paylaşımım şudur:



Evet bu paylaşımımdan da anlıyorsunuz ki Ocak 2019'un en popüler websiteleri arasına rehitu.com; Google, Youtube, Facebook, Baidu, Wikipedia, Tencent QQ, Taobao, Tmall ve Yahoo'nun arkasından 10. sırada girdi. Bu paylaşım size inandırıcı gelmedi tabii ki ancak yazımda bahsedeceğim bu küçük ve kolay hile ile herkes yalan yanlış bilgiler yayabilir. O yüzden özellikle sosyal medyada her gördüğünüze, her okuduğunuza inanmayın! Her gördüğünüzü ve okuduğunuzu da hemen paylaşmayın!

Evet ben şimdi size bu olayı nasıl yaptığımı anlatayım. Bu yöntemle siz de herhangi bir websitesi üzerinde değişiklik yapabilirsiniz. 
  • Değiştirdiğim yazının orijinali Twitter üzerinde buydu:
  • Google Chrome'da sayfanın boş bir yerindeyken sağ tıklıyoruz ve en alttaki "İncele"yi seçiyoruz. Şöyle bir sayfa açılacak:

  • Sayfanın neresinde değişiklik yapmak istiyorsanız farenizle orayı seçiyorsunuz. Siz seçim yaptığınızda sağdaki kod olan kısımda ilgili yer maviye dönüyor. 
  • Kodun başındaki sağa dönük ok işaretine tıklıyoruz ve yazı içeriğinin alta açılmasını sağlıyoruz.
  • Bundan sonra da değiştirmek istediğiniz yazıya iki defa tıklayıp imleci yazma durumuna getiriyorsunuz. Ben Amazon'u silip Rehitu.com'a çevirmiştim mesela. 
  • Yaptığınız değişiklikten sonra İnceleme ekranının sağ üstünde bulunan (x) işaretinden o bölümü kapatıyoruz. 
  • Sayfayı yenilemediğiniz sürece yaptığınız değişiklik orada kalır. Bundan sonra benim gibi ekran görüntüsü alıp arkadaşlarınıza şakalar yapabilirsiniz.
Bu işlemin kötü amaçlı yapıldığını düşündünüz mü hiç? Nasıl bir dezenformasyona sebep olunuyor küçücük bir işlemle, siz de gördünüz. Lütfen sizler kötü amaçlı kullanmayınız! 

Bu yöntemi bilmeyen yoktur belki ama yine de paylaşayım dedim. İlk defa duyanlar paylaşsın lütfen.