Mart 2018 - ReHiTu.com

Cuma, Mart 30, 2018

GetContact mı, TrueCaller mı?

Mart 30, 2018 14
GetContact mı, TrueCaller mı?
Biliyorsunuz son zamanlarda bir akım çıktı; herkes başkaları beni telefonuna nasıl kaydetmiş diye bakıyor. Bu şekilde bakanlara laf edenler de var elit olarak görünmek için. Ben de baktım tabii ki. InstaBlog olarak kullandığım Instagram hesabım olan @hillme2fun adresinde paylaştım. Oradan da takip edebilirsiniz beni. 


Şimdi bu GetContact'ın asıl amacı sizi arayan yabancı numaraları tanıyıp size kimin aradığını ispiyonlaması olmalı. Tıpkı TrueCaller ve CIA programları gibi. CIA eskiden kullandım ancak şimdilerde TrueCaller kullanıyorum. TrueCaller gerçekten bu konuda başarılı. GetContact ise maalesef bu konuda sınıfta kalıyor. TrueCaller'ın tanıdığı numaraları GetContact tanıyamıyor.

İki telefonumda da test ettim ve sonunda GetContact'ı kaldırdım. Nasıl olsa millet beni nasıl kaydetmiş onu da görmüş oldum. TrueCaller'ı herkese tavsiye ediyorum ben normal hayatımda da. Geçenlerde bir ağabeyime bahsettim çok beğendi ve o da kurdu hemen. TrueCaller sadece aramaları değil Whatsapp ve normal mesajlarla size ulaşanları da tanıyor. Spam mesajları ve aramaları engelleyip sizi rahatsız etmelerini de engelleyebiliyorsunuz.

Bu aralar @truecaller 'dan çok bahsediyorum, farkındayım. Adamlar para da vermiyor bana tanıtım yap diye. Gerçekten güzel bir program. Her telefonda muhakkak olmalı. Geçenlerde bir bayimde otururken orada da konusu geçti. Onlar bilmiyormuş ve çok hoşlarına gitti bahsedince. Hemen onlar da yükledi. Truecaller sadece aramalarda değil mesajlaşma uygulamalarında da numaranın kime ait olduğunu size söylüyor. WhatsApp'taki tanımadığınız bir numaranın kim olduğunu hemen belirtiyor. Görsellerde gördüğünüz şekilde bir numaranın spam olup olmadığını size bildiriyor. Bu spama maruz kalan birkaç kişi dolandırıcı diye isim verince numara sizde de dolandırıcı diye çıkıyor. Bu sayede mesaja itibar etmiyorsunuz. Size böyle bir mesaj geldi mi 0850 346 89 43 numaralı dolandırıcılardan? Aman dikkat! @halkbank 'ın ve diğer ilgili mercilerin de olaya el atması gerekiyor bence. #halkbank #dolandırıcı #truecaller #parafpuan #paraf #spam #kamuspotu #telefon #telefondolandırıcılığı
A post shared by Hillme 2fun (@hillme2fun) on


TrueCaller bir telefonda benim vazgeçilmez programlarımdandır. GetContact'ın o seviyeye ulaşması zor gibi görünüyor. Herkes bir defa baktı nasıl kaydedilmişim diye hevesini aldı ve şimdilerde silmeye başlamıştır programı. Ha bu arada sizi nasıl kaydetmişler arkadaşlarınız? İçinde şaşırdığınız etiketlemeler var mı?

Çarşamba, Mart 28, 2018

12 Soruda ReHiTu - Mim

Mart 28, 2018 38
12 Soruda ReHiTu - Mim
Mim nedir, ne demektir diye soranlar olacaktır muhakkak blog camiasına uzak olanlar. Mim ve mimlenmek hakkında kısaca açıklama yaptığım bir önceki mim yazıma göz atabilirsiniz.

Şimdi gelelim bu seferki mimimize. Blogcu Sultan'ın başlatıp silsile yoluyla farklı blogculara ulaşan bu mim bana İnci'den Notlar ve Momentos bloglarından geçti. Mime başlamadan önce kendilerine teşekkür ediyorum.

  • Nerelisin?
Aslen Afyonkarahisarlıyım ancak babamın işi gereği bulunduğu Kütahya Tavşanlı'da açmışım dünyaya gözlerimi 88'de. Şu anda işim gereği Bursa'da yaşıyorum.  
  • Burcun Nedir?
Kova. Burçları çok bilmem ama denk geldikçe okurum ve ben tipik bir kovayım derim. 

  • Bloglarda En Çok İlgini Çeken Nedir?
Tasarım, özgünlü, yazım kurallarına uygunluk ve kısalık. Uzun uzun yazıları okumaya vaktimiz yok ki! Uzun yazılması gereken yazılar muhakkak vardır ancak lafı dolambaçlı yollarla tamamlayanlara benim sitemim. Tasarım deyince kendi blogumla zıtlaşmadan açıklama yapayım. Bloguma ziyaretçilerin %70'i mobilden geliyor ancak temalar masaüstü kullanıcılarına göre dizayn edilmiş oluyor. O yüzden ben mobilde hızlı olsun düşüncesiyle Blogger'ın kendi temalarına geçiş yaptım.
  • En Sevdiğin Mevsim Hangisi?
Kar kış kıyamet. Ama bu sene gelmedi sevdiceğim.
  • Yabancı Dil Biliyor musun?
Bizim zamanımızda Yabancı Dil Ağırlıklı Lise (Süper Lise) vardı. Orada yabancı dil bölümünden mezun olup İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı'na geçtim. 2010'da mezun olduğumdan beri İtalyanca'yı neredeyse hiç kullanmadım. O yüzden İngilizcem, İtalyancam'dan daha iyidir.
  • Boş Zamanlarını Nasıl Değerlendiriyorsun?
Gün içinde masa başı bir işte çalışmadığımdan internete vakit ayıramıyorum. Akşamları oğlum uyduktan sonra boş vakitlerimde bilgisayarla meşgul oluyorum.
  • En Son Hangi Kitabı Okudun?
Bu konuda sınıfta kalırım ben kesin. Blogculardan gördükçe hevesleniyorum okumak için ancak hep yarım kalıyor. Şu sıralar yine bir hevesle Stefan Zweig - Korku'ya başladım. e-kitap olarak okuyorum. Eğer siz de Stefan Zweig'in tüm e-kitaplarına ulaşmak isterseniz buyurun; indirin: https://yadi.sk/d/5ZgHdytb3TnhAA
  • Hayatında Pişman Olduğun Bir Şeyi Anlatır mısın?
Geçmişte yaşanan olumsuz şeyleri zihnimde tutmam. Muhakkak pişmanlık yaşamışımdır ancak tecrübeyi hayatta yediğiniz kazıkların toplamıdır diye tarif etmezler mi? O yüzden tecrübe kazandık diye kendimizi motive edip hayata güzel pencereden bakmalıyız. Yine de bir tane yazmam gerekirse 2,5 sene eşyalarım yandığında keşke adamlara güvenmeyip kendim sigorta yaptırsaydım. Yangınla ilgili yazıya gitmek isterseniz lütfen buraya tıklayın.
  • Tuttuğun Takım Var mı?
Beşiktaşlıyız ailecek. Kayra Eymen tutturdu Vodafone Park'a gidelim diye. Birkaç haftaya gideriz herhalde.
  • Yanından Eksik Etmediğin Şeylerden Bazılarını Yazar mısın?
Sabah evden çıkarken aldım mı diye kontrol ettiğim şeyleri yazsam olur herhalde: iPad, telefonlar, para (cüzdan kullanmadığımdan pantolonların cebinde kalabiliyor), kartlar, işitme cihazım ve arabanın anahtarı.
  • En Sevdiğin İçecek Nedir?
Herhalde gazozdur. Asitli şeylerden uzak durmaya çalışsam da aklıma geldikçe içiyorum. Tiryakisi olduğum hiçbir içecek yok ama.
  • Blogundan Hiç Para Kazandın mı?
Evet kazandım ve kazanıyorum. Para için yazmıyorum ancak damlaması hoşuma gidiyor.

Ben de bu mimi Blogger / Blogcu Whatsapp Grubu'na üye olan teyzom Beytullah POYRAZ'a, Deniz Humması blogunun sahibi avukat arkadaşımıza ve henüz tanışamadığım (katıldığını yeni farkettim) numarası 51 04 ile biten arkadaşımıza gönderiyorum. Onlar da yazarlar herhalde.

Bu arada sizleri de Whatsapp grubumuza bekleriz. Buraya tıklayarak direkt gruba dahil olabilirsiniz:

Cumartesi, Mart 24, 2018

En Yararsız Gerçekler

Mart 24, 2018 19
En Yararsız Gerçekler
Uzun zamandır Quora'dan yayın devşirmiyorum buraya. Yazacak bir şeyler ararken aklıma geldi ve hemen yer imi eklediğim cevaplara bir göz attım ve sizler için en yararsız gerçeklerden bahsetmek istedim. Bu bilgileri öğrenmek bana, bize, size bir şey katmayabilir ancak bir yaşınıza daha girebilirsiniz. Bunun gibi daha fazla "Bir yaşıma daha girdim!" diyebileceğiniz kısa kısa bilgiler almak isterseniz Facebook'taki Bir Yaşıma Daha Girdim sayfasını beğenebilirsiniz:




Neymiş bakalım Mian Mazhar Yasin'in kanıtlarıyla birlikte sunduğu yararsız gerçekler!


  • Her gün ortalama 12 yenidoğan çocuk yanlış aileye veriliyor!
Biz de onlardan biri değilizdir umarım. :) Beni anam evde doğurmuş öyle bir yanlışlık olması mümkün değil zaten. Hatta şehirde başka çocuklarla karışmayayım diye nüfusa kaydım bile 6 ay sonra yapılmış. :)

  • Kullanımda olan en uzun yer ismi:
Taumatawhakatangihangakoauauotamateaturipukakapikimaungahoronukupokaiwhenuakitanatahu. Tabii ki ben yazmadım; Yasin'in yazdığını kopyaladım. Varsa bir yanlışlık ona aittir. :)

Guinness Rekorlar Kitabı'na girmiş Yeni Zelanda'daki bu tepenin isminin anlamının Türkçesi (ne güzel zincirleme isim tamlaması oldu) şöyleymiş: Toprakyiyen olarak bilinen, sevdiğine kaval çalan, büyük dizleri ile dağlardan kayıp dağlara tırmanıp adeta dağları yalayıp yutan adam Tamatea'nın yeri.

Adam maço imiş ama sevdiğine serenat da yapıyormuş demek ki! Büyüksün Tamatea!

  • Yunus balıkları tek gözü açık uyurmuş.
  • Filler zıplayamayan tek memeli hayvan imiş.
  • Ortalama bir insan yılda 12 haftasını bir şeyler arayarak geçiriyormuş.
  • Nefesinizi tutarak kendinizi öldüremezsiniz!
  • Ortalama bir kadın ömrü boyunca 2,72kg ruj tüketiyormuş.
Makyaj blogu olan bayanlarda herhalde bu 10-15 katına çıkacaktır. Allah gecinden versin de öldüğünüzde hesaplasınlar artık yakınlarınız. 
  • Bütün kutup ayıları solaktır.
  • Rujların yapımında balık pulları kullanılır.
  • Develerin 3 tane göz kapağı vardır.
  • Venüs ve Uranüs saat yönünde dönerler. 
Sizin aklınıza gelen bu şekilde yararsız gerçek veya gerçekler var mı? Varsa yorumlarınızla konuyu yeşillendirebilir misiniz?

Salı, Mart 20, 2018

Bilgilerinize Rica Ederiz (!)

Mart 20, 2018 10
Bilgilerinize Rica Ederiz (!)
Az önce bir haber okurken karşıma çıktı bu ifade. Okurken sadece benim mi kulağımı tırmalıyor bu; yoksa ben mi çok takıntılıyım? Habere konu olan metin şu:


Habere göre Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait işletmelerden BESAŞ Ekmek Fabrikası, bayilerine yukarıdaki yazıyı göndermiş ve "Alkol satıyorsanız ekmek yok!" demiş. Bilgilendirme metnini de üç yanlışla noktalamış. Öncelikle "bayilik sözleşmemizin" yanlış olmuş. Sözleşme karşılıklı imzalandıktan sonra sadece bir tarafa ait değil ortak bir evrak olmuş oluyor. O yüzden "bayilik sözleşmesinin" yazılması gerekirdi.

"Tarafımızdan fesih edileceğini" yazmışlar ki bu da yanlıştır. "Fesih" ve "etmek" fiilleri birleşik yazılır ve doğrusu "tarafımızdan feshedileceğini" olmalıdır. Ve son olarak da gelelim konumuza başlık olan ifadeye! "Bilgilerinize rica ederiz." de ne demek ya hu!

Şimdi bu sondaki ifade maalesef resmî yazışmalardaki en tuhaf kullanımlardan bir tanesi. Bürokrasideki mantığı yazıya uygulamaya çalışıyorlar. Nedir o mantık? Üst, asta arz eder; ast, üste rica eder. Bunu da düz mantıkla "Bilgilerinize arz ederim rica ederim." şeklinde yazarsan Türkçe'yi katletmiş olursun. Tuhaflığı anlamak için "bir şeye rica etmek" şeklinde bir kullanım olmadığını düşünmek yeterli oluyor.

"Bilgilerinizi rica ederim." şeklinde de bir kullanım var ancak o da bir garip. Kim türettiyse bu kullanımı maalesef virüs gibi yayılmış. Öylesine yayılmış ki üniversitelerin hazırladığı konu ile ilgili dokümanlarda bile "bilgilerinizi rica ederim" kullanımı doğru kabul edilip öğrencilere sunulmuş.

Bu tuhaf kullanımdan kaçınmak için en güzeli "Bilgilerinize sunarım." olabilir. Bilgilendirmenin sonunda bir şey yapılması isteniyorsa "Gereğinin yapılmasını rica ederim." olabilir. Hiç birisine eliniz varmıyosa o zaman "Bilgilerinize..." yazıp bitirin ama yeter ki "Bilgilerinize/Bilgilerinizi rica ederim." demeyin ya hu! Birileri ses çıkarsa ve farklı kullanımları denese o da olumsuz örnekler gibi yayılır herhalde. 

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Bana katılıp katılmadığınız noktalar varsa lütfen siz de yorum yapıp fikrinizi beyan edin. 

Pazartesi, Mart 19, 2018

CHP'nin Domalan Kadın Heykeli

Mart 19, 2018 14
CHP'nin Domalan Kadın Heykeli
Haftasonu Facebook'ta yaşlıca bir tanıdığım aşağıdaki Facebook gönderisini paylaşmış.

domalan kadın heykeli
Sözde CHP'nin Domalan Kadın Heykeli
Öncelikle her "domalan" kelimesini duyduğumda affınıza sığınarak aşağıdaki afişin aklıma geldiğini söylemek istiyorum. 

Paylaşımı ilk gördüğümde gene uydurma bir paylaşımdır diye düşündüm ve de haklı çıktım. İnternette ve sosyal medyada her gördüğünüze inanmayın diye daha önce de şu yazıları kaleme almıştım:

Sosyal Medyada Her Yazılana İnanmayın


Yukarıdaki yazılarımı da muhakkak okumanızı öneririm. Evet gelelim sözde CHP'nin domalan kadın heykeline! Aklınıza, mantığınıza uymayan; bilginiz dâhilinde sosyal medyada karşınıza çıkan her şeyi hemen paylaşmayın yoksa zor durumda kalırsınız. Benim yaptığım gibi küçük bir Google Amca soruşturması ile haberin gerçek mi yoksa asparagas mı olduğunu hemen anlayabilirsiniz. 

Ben bu araştırmayı nasıl yaptığımı size de anlatayım ki ileride siz de aklınıza takılanı bu şekilde sorgulayın. Google klasik arama ile de çözüme ulaşırsınız muhakkak ancak bu tür görsel paylaşımlarında Google'ın görsel ile arama özelliğini muhakkak kullanın! Ben yukarıdaki paylaşımın yazı olan kısmını dışarıda bırakarak görselin heykel kısmını kırpıp aldım. Sonrasında ise https://www.google.com.tr/imghp?hl=tr adresine geldim. Buraya Google ana sayfasının en üst sağ köşesindeki "Görseller" sekmesinden de gelebilirsiniz. 

Elde ettiğim görseli aratmak için arama ekranındaki fotoğraf makinesi ikonuna tıkladım ve oradan da iki seçenek sunuldu: Birincisi "Görsel URL'sini yapıştır"; diğeri ise "Görsel yükleyin!" Ben bilgisayara kaydettiğim için görseli yükledim ve sonuç ortada! Anlatmaya gerek yok; işte görüyorsunuz:

Bu heykel daha önce Kızlar Soruyor, Twitter, Uludağ Sözlük gibi mecralarda haber olmuş yakın zamanlarda. Muhtemelen kendini uyanık zanneden birisi heykeli almış ve CHP'nin domalan kadın heykeli diye sosyal medyaya sunmuş. Birçok sazan da maalesef atlamış. 

Şimdi gelelim bu heykelin gerçek hikayesine. Heykel, 1943 doğumlu ABD'li Terry ALLEN'e ait. Terry ALLEN sanatın her türlü alanında faaliyet gösteren çok yönlü bir adammış. Bu heykeli ise HumaNature adını verdiği çalışmalarından bir tanesi. Heykel Oliver Ranch Foundation'da sergileniyor. Oliver Ranch'e ait websitesine şu anda erişilemiyor. http://www.oliverranchfoundation.org adresi hata veriyor.  

Terry ALLEN bu heykeli 1992'de dikmiş ve 1990'da da aşağıda göreceğiniz üzere benzer bir heykel yapmış. Bu heykellerle ALLEN, insanların sorunlara karşı duyarsız olduğunu, gerçekleri kabul etmediğini ve 3 maymunu oynadığını ifade etmiş. 

Sonuç olarak ne sanal âlemde ne de gerçek hayatta her duyduğunuza inanmayın. Birileri gerçeği ortaya çıkarır da ortada kalırsınız. Siz karşılaşmış mıydınız bu heykelle sosyal medyada? İlk gördüğünüzde siz ne düşündünüz?

Pazar, Mart 18, 2018

Kobo'da İlk e-kitabınız 15,00₺ İndirimli!

Mart 18, 2018 6
Kobo'da İlk e-kitabınız 15,00₺ İndirimli!
Geçenlerde bir vesile ile Abbas SAYAR'ın El Eli Yur, El de Yüzü isimli kitabına denk geldim Google Kitaplar'da. Belki biliyorsunuzdur Google Kitaplar'da pdf hâlinde sunulan kitapların bazı bölümlerini okuyabiliyorsunuz satınalmadan önce. Bu özelliği sâyesinde kitabın içeriğini görmüş oldum ve kullanılan dil hoşuma gittiği için de kitabı satın almak istedim.


El Eli Yur, El de Yüzü kitabını direkt Google Kitaplar uygulaması üzerinden PDF olarak almak istediğinizde fiyatı 9,60₺. Online kitap satıcılarından basılı hâlini almak istediğinizde ise fiyatı 10,40₺ - 11,20₺ arasında değişiyor.

Son zamanlarda kitapları e-kitap olarak tercih etmeye başladığım için araştırmamı e-kitap olarak yaptım. Hatta ücretsiz e-kitap sunan platformlarda da araştırdım ancak bahse konu kitabı bulamadım. Araştırmalarıma devam ederken Kobo diye bir yere uğradım. İlk başta yeni bir yeri keşfettiğimi sanmıştım ancak Kobo zaten bilinen bir platform imiş. Ben yine de bilmeyenler için tanıtım yapayım diye düşündüm.

Kobo binlerce e-kitabı bulabileceğiniz sanal ve global bir kitapçı. Şu sıralar güzel bir kampanyası da var ilk defa Kobo'ya gelecek olanlara.

Evet görüyorsunuz, anlatmaya gerek yok! Mükemmel! :) 

Teklifin şartları da şöyle:

* Teklif yalnızca kobo.com’dan ilk alımlarını 1 Ocak 2018 12.00 EST ila 31 Aralık 2018 23.59 EST arasında yapan Türkiye vatandaşları için geçerlidir. 15 TL’lik kredi otomatik olarak 15,01 TL veya üzeri fiyatlı bir öğeyi alımınıza uygulanacaktır (vergi hariç). Kredi, bir kez kullanılabilir ve sadece ilk alımlar için geçerlidir. Geçmişte Kobo hesabınızı kullanarak bir satın alma yaparsınız, bu teklif için uygun olmayacaksınız. Bu fırsat başka fırsatlarla veya promosyonlarla birleştirilemez ve daha önceki alışverişlerin bakiyesinde kullanılamaz. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra indirim uygulanamaz veya indirim tutarı iade edilemez. Rakuten Kobo Inc. bu teklifi herhangi bir zamanda önceden haber vermeden değiştirme veya iptal etme hakkını saklı tutar.

Bahsetmem gereken en büyük detay şudur ki 15,00₺ altında birkaç kitabı sepete ekleyerek 15,00₺'yi geçtiğinizde indirim aktif olmuyor. Alacağınız kitap veya kitaplardan biri muhakkak 15,00₺'nin üzerinde olmalı. 

Bahse konu kitap Kobo'da 4,90₺. Araştırırken Idefix ve D&R'da da e-kitap hâlinin satışını gördüm. Onlar da Kobo altyapısını kullanıyorlar. Hâliyle onlarda da fiyat 4,90₺ PDF için. Sizler de eğer Kobo'yla daha önce tanışmadıysanız bu teklifi muhakkak değerlendirin ve 15,01₺'lik kitaba sadece 0,01₺ ödeyerek sahip olun!

Kobo'dan satın aldığınız kitabı yine Kobo'ya ait uygulamalar ile ister telefondan ister tabletten okuyabiliyorsunuz. Bir de Kobo'nun kendi e-okuyucuları var. Türkiye'de sadece D&R'da satılıyor. Bir modeli 419,00₺ iken diğeri 919,00₺. Biri hediye etse de bol bol kitap okusak!

Kobo'nun bu teklifini değerlendirmeyi düşünüyor musunuz? e-kitaba bakış açınız nedir? Sizce tabletler e-okuyucunun yerini tutuyor mu? Konu hakkındaki düşünceleriniz benim için önemli. Lütfen yorumlayın siz de! 

Cumartesi, Mart 17, 2018

Sahtekar Hira Beach Bodrum Otel

Mart 17, 2018 32
Sahtekar Hira Beach Bodrum Otel
Yaşadığımız yangın afetinden sonra zor günler geçirmiştik. Durumumuz yavaştan düzelince geçen sene ucuz yollu da olsa bir tatile gidelim diye düşünmüştük. İnternetten gerekli araştırmaları da yaptıktan sonra yorumlara kanarak Ağustos'daki tatil için geçen sene bu zamanlardan ödeme yaptık ve "Aşk Bodrum'da yaşanıyor güzelim" şarkıları eşliğinde Bodrum Ezel Beach'e gittik iki aile, iki arabayla.

Otele varana kadar her şey güzeldi. Otelde işin iç yüzü ortaya çıktı. İşin aslı o paraya Bodrum'da tatil yapamayız; belki de gittiğimizde ortada otel motel olmayacak diye düşünürken neyse ki bir otel vardı karşımızda. Bize verdikleri oda berbattı. Hiç temizlenmemiş neredeyse. Otel çalışanlarının odasının yanında ve onlar da afedersiniz donuna kadar yerlere atmışlar. Klimalar çalışmıyor. Etrafta çöpler, kaşıklar, bardaklar. Burada kalınmaz deyip paramızı iade etmelerini istedik. 21 gün sonra iade edebileceklerini söylediler. Adamların tipine güvenemediğimiz için mecbur kalacağız yoksa paranın üstüne yatarlar dedik. 

Odamızı değiştirttik. İlkine nispeten daha iyiydi ancak yine de bakımsızdı. Her şikayetimizde bu sene yeni devraldık; elemanlar da yeni kusura bakmayın dediler. Otel İslâmî Otel konseptiyle hizmet veriyordu ancak alakası yok. Yemekler berbattı. Kırmızı et hiç yoktu. Kırmızı et gibi görünenlerin hepsi beyaz et. Zaten o ortamı gördükten sonra yemek yiyesiniz de gelmiyor. Çalışanların hiçbiri kişisel temizliğine özen göstermiyor. 

Otelin kötü yanlarını anlata anlata bitiremem herhalde. Düşmanım bile gitmesin dediğim bir oteldi Bodrum Ezel Beach. Ben aslında bu yazıyı tatil dönüşü yazacaktım ancak "Elâlem ne der yazma!" dediler. :) Ben de tamam yazmayacağım demiştim ancak dün gördüğüm Facebook reklamıyla yeminimi bozdum uleyn!

Bizim Ezel Beach olmuş Hira Beach. Ağzıma gelen en ağır hakaretlerin sahibi insancıklar demek ki her sene isim değiştirerek yeni müşteriler topluyorlar. Google Amca'ya Ezel Beach yazdığınızda göreceğiniz şikayetlerin haddi hesabı yok. Sağ tarafta çıkan Google yorumlarını okumanız bile yeterli. Mesela biri de benim gibi Ezel Beach'in Hira Beach olduğunu anlamış:
ŞikayetVar'da da çok fazla olumsuz yorum görebilirsiniz.

Şimdi Google Amca'ya bir de Hira Beach'i sorun. Ne gördünüz? Kalbiniz gibi bembeyaz, tertemiz bir sayfa değil mi? Yukarıdaki reklamda kullandıkları görsellerin aynılarını ben size internette ve kendi fotoğraflarımda da bulabilirim. Hira Beach'in eski Ezel Beach olduğuna zerre şüphe yok.

Bu yazıyı "Ben yandım eller yanmasın!" türküsü eşliğinde yazıyorum. Ezel Beach'in Facebook sayfaları duruyor ancak uyanıklar adresi İstanbul yapmışlar görünmesin diye. Websiteleri ise çalışmıyor. 

Demem o ki bu işletmeden uzak durun! Bu yazıyı burasıyla ilgilenen herkese gönderin. Hira Beach eski Ezel Beach'tir. Gittiğinizde sizin de karşılaşacağınız manzara aynısıdır. Aman dikkat! Paranız ve sağlığınızdan olmayın! Şunu merak ediyorum acaba burası geçen seneden önce ne beach'ti acaba? Peach Beach olabilir mi veya Sahtekar Beach?

Cuma, Mart 16, 2018

Nadir Kelimeler - 2

Mart 16, 2018 18
Nadir Kelimeler - 2
Senin kelimelerle aran iyi dediler ve beni gazladılar. Ben de Nâdir Kelimeler serisine 2 numaralı içerikle devam edeyim dedim. Mâlum günlük hayatta çok az kelime ile hayatımızı idâme ettirebiliyoruz. Bu yüzden de az duyulan kelimeleri daha sonra duyduğumuzda bu ne demek ya hu der hâle geliyoruz. Benim bu seride yazacağım kelimeleri bazıları çok iyi biliyor ve kullanıyor da olabilir ancak ben yazımı çoğunluğa göre hazırlıyorum takdir edersiniz ki.

Şimdi gelelim bu seferki kelimelerimize:

* Bilâbedel
Serinin ilk yazısında She Is The Man'in hatırlattığı bir kelime "bilâbedel". She Is The Man'de kelime ilk olarak "bedeli karşılığında" gibi bir çağrışım yapmış ancak sonradan öğrenmiş ki anlamı tam tersine "bedelsiz" demekmiş. Evet "bilâ" kelimesi Arapça bir önektir ve İngilizce'deki "without"ın amcasının oğludur. "Bilâbedel"i en iyi tanımlayan İngilizce kelime ise "without cost"tur.
"Bilâbedel" birleşik yazılır. Dilimizde "bilâ" ile başlayan farklı kelimeler de vardır:


* Debdebe
"Debdebe" kelimesi de dilimize Arapça'dan girmiştir. "Görkem, gösteriş, şatafat, şaşaa, ihtişam" anlamlarına gelmektedir. Debdebeyi açıklarken ne kadar da güzel kelimeleri tekrar etmiş olduk. Eskiden sanki daha çok kullanılırdı bu kelime. Nadir kelimelerden sayılır artık herhalde. 

Bu sefer gözüme takılan nadir kelimeler bunlar. İlerleyen zamanlarda yine seriye devam ederiz herhalde. Sizin önerdiğiniz nadir kelimelere de muhakkak yer veririm.

Perşembe, Mart 15, 2018

İmperator Fatih TERİM!

Mart 15, 2018 10
İmperator Fatih TERİM!
Başlıkta bir yanlışlık var mı? Gözünüze çarptı mı herhangi bir farklılık? Dikkatli okuyanlar farklılığı muhakkak görüp "ReHiTu yanlış yazmış, hemen gidip uyaralım! Hep o mu bizim yanlışımızı bulacak!" diye bloga gelmiştir belki ancak durum öyle değil!

Daha önce de bahsetmişimdir herhalde; İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı mezunuyum. 2010 yılında mezun olduktan sonra bölümümle ilgili bir iş hayatına atılmadığım için İtalyanca konusunda çok iddialı değilim.

Okurken derslerimize giren hocalarımızdan biri Okt. Hüseyin EREN idi. Kendisi oldukça yardımsever ve alanında kendisini oldukça iyi yetiştirmiş bir hocamızdı. O zamanlar bize Türkçe'deki "imparator" kelimesinin Latince ve dolayısıyla İtalyanca'dan dilimize geçtiğini ancak bir yanlışlık olduğunu söylemişti. Şöyle ki:

İtalyanca'da hem "imperare" hem de "imparare" fiilleri var. "İmperare" fiili "hükmetmek, buyurmak, komuta etmek" anlamlarına gelirken; "imparare" fiili ise "öğrenmek" anlamına geliyor. Bu fiili yapan anlamında "+tore" eki getirdiğinizde ise şu kelimeler ortaya çıkar: "imperatore" ve "imparatore"


Şimdi siz de başlıkta kelimenin doğru olduğuna hak verdiniz değil mi? Muhtemelen bu kelime yukarıdaki örnekte de olduğu gibi dilimize "e"li bir şekilde girmiş ancak sonrasında ağızdan ağıza yayılarak kolay geldiği için "imperator" yerine son hâli olan "imparator" hâline dönüşmüş. Farklı dillerle alışveriş hâlinde olan tüm dillerde bu tarz örnekleri görmek mümkün. Ve bu örnekleri aslıyla kıyasladığınızda yukarıda da olduğu gibi "hükmeden" biri iken "öğrenen" biri hâline çevirebilir.

Sizce Fatih TERİM "imperator" mu; "imparator" mu?

Not: Haftasonu derbiler var. Umarım FB-GS berabere kalır. BJK ise İBFK'yi yener de şampiyonluğa bir adım daha yaklaşırız. :)

Çarşamba, Mart 14, 2018

Siz Nerede Biz Orada-yız!

Mart 14, 2018 14
Siz Nerede Biz Orada-yız!
Bugün işim gereği yine Bursa'da dolaşırken Bursa'nın Marketi Özhan Marketler Zinciri'nin bir şubesine denk geldim. Slogan dikkatimi çekti bugün nedense. Sloganda oldukça iddialı bir söylem vardı:

"Siz Nerede Biz Oradayız" demişler ancak slogan iddialı olduğu kadar kulağı tırmalayan bir cümle yapısı da var sloganın. Bu cümledeki gariplik nedir sizce? Doğru cümle yapısı nasıl olmalı?

Cümledeki garipliği ben size söyleyeyim ancak bunu akademik olarak detaylıca açıklayamıyorum. Özne yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir cümle bozukluğu var. "Siz Nerede Biz Orada" olsaydı daha anlaşılır bir cümle olurdu. Diğer türlü özne yüklem uyumsuzluğundan dolayı bir kulak tırmalama durumu var ortada.

2004 yılında Ekşi Sözlük'e girdiği bir tanımda da buna yer vermiş Sui nickli kullanıcı:


Sloganı düzeltmek için iki yöntem mevcut:

  1. "-yız" ekini çıkarmak: "Siz Nerede Biz Orada"
  2. "iseniz" eklemek: "Siz Nerede İseniz Biz Oradayız"
1. yöntem bence en mantıklısı. Özhan Marketler Zinciri sesimizi duyar da belki el atar olaya. Kulağa hoş gelmiyor mevcut slogan ancak belki de grammer kurallarına uygundur. Bu konuda kesin bir iddia içinde değilim ancak bir sıkıntı olduğu kesin. Siz bu konuda ahkam kesebilenlerdenseniz yoruma bekliyorum sizleri!

Salı, Mart 13, 2018

Afyon'a Has Mobil Oyun: Gayınna

Mart 13, 2018 8
Afyon'a Has Mobil Oyun: Gayınna
Daha önce sizlere Garahisarlıyın oluşumundan bahsetmiştim hatırlarsanız. Hatırlamadıysanız şuraya tıklayıp okuyabilirsiniz. Bu arkadaşlar işi bir nebze daha ileriye taşıyıp Afyon kültürünü Android tabanlı bir oyunla herkese duyurmak istemiş. İyi de yapmışlar.

Oyunun adı Gayınna. "Gayınna" Afyonkarahisar ve çevresinde bildiğinizi tahmin ettiğim üzere "kaynana, kayınvalide" anlamına geliyor. Oyundaki Gayınna evlerden ırak. :) Baksanıza şunun sıfatına:

Bu tür oyunları tarif ederken "Süper Mariovari" deyince herkes anlıyor. Oyun toplam 4 farklı dünya ve 36 bölümden oluşuyor. Önünüze gelen engelleri oklava ve haşhaş (haşgeş) ile yok ederek ilerliyorsunuz ve sucukları toplayarak da güç kazanıyorsunuz.

Garahisarlıyın'ın arkasındaki Batu Medya tarafından sunulan Gayınna'nın farklı versiyonlarını da ilerleyen zamanlarda görürüz diye düşünüyorum. Gayınna oyununu siz de oynayıp yorumlarsanız sevinirim. İndirme linki şöyledir:
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.batumedya&hl=tr

Oyundaki sesler, efektler ve ifadeler de Afyon kültürüne göre hazırlanmış. Denk vallayi!


Bu oyunu oynayarak küçük bir Afyon turu da yapmış oluyorsunuz. Hadi sadıçlaa! Oyneyverin gari!

Salı, Mart 06, 2018

"Sayın Bilâl Erdoğan Hazretleri"(!)

Mart 06, 2018 12
"Sayın Bilâl Erdoğan Hazretleri"(!)
Konuya ben farklı açıdan yaklaşacağım ancak bilmeyenler için haberi şu şekilde iktibas edelim:

"Geçen Cumartesi günü İstanbul Küçükçekmece'deki Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan  Küçükçekmece Belediye Başkan Vekili Mehmet Besim Müftüoğlu "Sayın Bilal Erdoğan beyefendi hazretleri" sözleriyle Bilal Erdoğan'ı selamladı."

Haber yukarıdaki gibi. Videosu da aşağıdaki gibi:


Bilal ERDOĞAN'ın hangi sıfatla bu tarz etkinliklere katıldığı; MÜFTÜOĞLU'nun neden böyle yalakalık yaptığı hepsi farklı ortamlarda konuşuluyor. Ben burada siyasete girmek istemiyorum. Ben yine en iyi bildiğimi yapayım ve MÜFTÜOĞLU'nun sözlerini Türkçe kullanımı penceresinden irdeleyeyim!

MÜFTÜOĞLU ne demiş: "Pek sayın Bilal ERDOĞAN Beyefendi Hazretleri!" Öncelikle ifade etmek gerekir ki "sayın" ile "hazret" ikisi bir arada kullanılmaz! Gelin birlikte bakalım anlamlarına:

* Sayın
* Hazret / Hazretleri

"Sayın" ile "hazret" kelimeleri birebir aynı anlama geliyor diyemeyiz ancak "ak" ile "beyaz" arasındaki ilişki bu iki kelimede de vardır. "Hazret"in daha mistik ve ruhânî anlamlar içerdiğini biliyoruz ancak en basit hâliyle ikisi de aynı anlama gelir. O yüzden burada aynı anlamdaki iki sıfatı birden kullanması doğru olmamış MÜFTÜOĞLU'nun. Ben açıkçası bir MÜFTÜ'nün OĞLU'ndan (sulbünden) böyle bir yalakalık ifadesi beklemezdim! İnsan biraz kullandığı dile dikkat eder öyle değil mi! Benden ona bir öneri! Eğer ünvanındaki "vekil" kısmının kalkmasını istiyorsa Recep Tayyip ERDOĞAN'ın katılacağı bir programda şöyle giriş yapsın:

"Pek sayın, muhterem, hürmetli, saygıdeğer, âlicenap, aziz, şevketlü, kerâmetlü, kudretlü, velinimetim, padişahım, efendim, hazretim Recep Tayyip ERDOĞAN Hazretleri"

Tek "hazret" kurtarmaz bu sefer. Çünkü tek hazretli hitabı oğluna kullandı bu sefer çift hazret olmalı. Neyse gene bir yaşıma daha girdim ya hu! 

Cumartesi, Mart 03, 2018

Sanal Bonus Bankanız: Artıway

Mart 03, 2018 6
Sanal Bonus Bankanız: Artıway
Artıway'i daha önce duymuşsunuzdur belki ancak ben yine de sizlere detaylıca anlatmak istedim. Artıway, online alışverişleriniz öncesi uğrayıp alışveriş yapacağınız siteye geçiş yaparak belli bir oranda alışveriş yaptığınız tutarı geri almanıza yarayan bir sistem.

Açıkçası ben eskiden beri üyeyim ancak çoğu zaman oraya uğramayı unutuyorum. Alışveriş öncesi uğrasam %0,90 ile %8,85 arasında mağazaya göre değişen oranlarda paramı geri alacağım. Düşünsenize Aliexpress'ten 500,00₺'lik bir ürün alıyorsunuz ve bunun 44,25₺'si geri hesabınıza yatıyor.

Bundan sonra unutmamak için Artıway'in tarayıcı eklentisini kurdum Chrome'a. Sadece Chrome ve Opera kullanıcıları için var bu uzantı. Siz bir alışveriş sitesine girdiğinizde eğer orada bir Artıway avantajı varsa sizi hemen bilgilendiriyor.

Artıway avantajıyla alışveriş yapabileceğiniz bazı mağazalar ve şu anki geri ödeme %'leri şöyle:
Artıway tüm bunların yanısıra zaman zaman Arttırılmış Bonus uygulamasını devreye sokuyor ve kısıtlı bir zaman dilimi için 1,5 ve 2 kat gibi daha fazla bonus veriyor. Ayrıca zaman zaman yarışmalar düzenliyor ve bu yarışmalar sonucunda hatrı sayılır hediyeler veriyor. Mesela şu an devam eden Arkadaşınla Kazan etkinliği ile ilgili bana gelen mesaj şöyle:

"Arkadaşlığının ne kadar güçlü olduğunu göstermenin tam zamanı. Sen de en yakın arkadaşınla birlikte aşağıdaki yarışmamıza katılabilirsin.
  1. Bir arkadaşını Artıway’e davet et,
  2. Favori spor ürününü #sportslove hashtagi ile Artıway’de paylaş
  3. Paylaştığın ürünü arkadaşınla birlikte kazanma şansını yakala
Not: Ürün fiyat limiti 400 TL’dir. Kampanya 08.03.2018 saat 23:59'a kadar geçerli olup, kazanan üyemiz random.​org aracılığı ile rastgele belirlenecektir. Sonuçlar 09.03.2018 tarihinde açıklanacaktır. Arkadaşını davet etmek için sana özel aşağıdaki linki kopyalayıp göndermen yeterli:


Sizleri de bu avantajlar dünyasına bekliyorum. Yukarıdaki linke tıklayarak üye olduğunuz takdirde 10,00₺ kazanıyorsunuz. Siz bu veya buna benzer bir sisteme üye misiniz? Aktif kullanıyor musunuz? Sizin görüşlerinizi de öğrenmek isterim.