Eylül 2018 - ReHiTu.com

Pazar, Eylül 30, 2018

Malezya'dan Türbanlı Şampuan Reklamı!

Eylül 30, 2018 18
Malezya'dan Türbanlı Şampuan Reklamı!
Malezya, %60'tan fazlası müslüman olan bir ülke. Günümüzde Türkiye de dahil olmak üzere tam manasıyla İslâm'ı yaşayan bir ülke yok. O ülkelerin içinde "şimşekleri havada yakalayacak kadrolara sahip" topluluklar vardır belki ve onlar Ehli Sünnet vel Cemaat akidelerini yaşayıp yaşatmak için gayret gösterirler ancak hükümetlerin ve devletlerin bu konuda hiçbir desteği yoktur!


Konuyu dallandırıp budaklandırmayalım en iyisi! Geçenlerde bir Twitter kullanıcısı "Malezya'da şampuan reklamı" deyip dine hakaret eder sözlerle ele aldığım videoyu paylaşmış! Benim de ilgimi çekti ve hemen baktım. Videonun internette ses getirme dönemleri 3 Mayıs 2017 ve sonrası günlermiş. O zamanlar neler neler yazan olmuş!

Sazan gibi atlayanlar dinimize, Malezya'ya, Malezya erkeklerine etmedikleri laf bırakmamışlar! Sazan gibi atlayanlar dedim çünkü daha önce de defalarca hakkında yazılar yazdığım bir konu idi bu. Sosyal medyada, internet çöplüğünde her gördüğünüze inanmayın! Örnekleri fazlasıyla blogumda mevcut!

Evet fotoğrafa baktığınızda Malezyalı bir kız türbanı başındayken şampuan uyguluyor! İnsanın bir an inanası geliyor. Hatta şu videoyu görünce daha da çok mutmain oluyor ve Malezya'da böyle bir reklam olabileceğini düşünüp eli beğeni tuşuna gidiyor! Sonra da küfre kadar götürecek sözlerle paylaşım yapıyor.


Şimdi burada doğru olan tek bir şeyi söyleyeyim! Evet bu bir reklam filmi! Ancak bu bir şampuan reklamı değil! Adına ister türban, ister baş örtüsü, ister eşarp deyin işte bu onun reklamı! Ürünün markası Escarves Eşarpları! :) Parodi dediğimiz tarzda çekilmiş bir reklam! Reklamda eski zamanlarda insanların birbirine bakışıp etkilendikten sonra kitaplarını yere düşürerek tanışma anları esprili bir dille işlenmiş! Bu reklamın parodi olduğu bahsettiğim tarihlerde yabancı mecralarda zaten yazılıp çizilmiş; ülkemizde ise bu alanda adından söz ettiren Teyit.org tarafından  da ele alınmış!

Şimdi buyurun asıl reklamı da izleyelim ve yüzümüz kızarsın! 


Reklam amacına ulaşmış ve firmanın satışları artmıştır belki ama reklama da bir eleştiri getirelim bence! Böyle tepkilerin geleceğini muhakkak onlar da biliyordu ama insanları dine sövmeye kadar götürecek bir ortamı hazırladıkları için pişman olmalılar diye düşünüyorum! Bizim Euro 2024 tanıtım filmimiz bile bundan iyiydi! :)

Siz daha önce denk gelmiş miydiniz bu yalan habere veya reklama? Lütfen bundan sonra bir şeyi paylaşmadan evvel çok değil 5-10 saniye düşünün!

Cumartesi, Eylül 29, 2018

Konkordato İlan Eden Firmalar

Eylül 29, 2018 17
Konkordato İlan Eden Firmalar
Konkordato kelimesini ben ilk olarak Keskinoğlu Tavukçuluk vasıtasıyla öğrendim. 11 Haziran 2018'de konkordato ilan eden firma ile kelime dağarcığımız gelişmişti. Konkordato ne demek ona bakalım birlikte.




Dilimize İtalyanca'dan geçen kelime ekonomi ve hukuk alanlarında kullanılan bir terim ve "anlaşmalı iflas" anlamına geliyor. Eskiden "iflas erteleme" vardı şimdi bu var. 

Keskinoğlu Tavukçuluk'u takip eden ve basına yansıyan konkordato ilan etmiş firmaları birlikte listeyelim mi; ne dersiniz? Öncelikle bu firmalara konkordato sürecinden çıktıktan sonra büyük cezalar kesilmeli! Neden derseniz Cumhurbaşkanı'nın "Kriz mriz yok!" açıklamasına muhalif hareket ettiklerinden dolayı!

Konkordato İlan Eden Firmalar:

  • Keskinoğlu Tavukçuluk
  • Hotiç Ayakkabı
  • Yeşil Kundura
  • Beta Ayakkabı
  • Kaşıbeyaz Restoran
  • Günaydın Group
  • Ceylan İnşaat
  • Nafia İnşaat
  • Alkoçlar
  • Pamukkale Turizm
  • Hedef Yapı
  • Astaldi
Bu firma Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün ortaklarından. %33 hisseye sahip. Diğerlerinden ayrılan özelliği bu firma konkordatoyu memleketi İtalya Roma'da ilan etti. Ülkemizdeki kriz dolaylı yoldan İtalya'yı da etkiledi diyebiliriz.

Yukarıdakiler benim duyduklarım ve kesin olarak konkordato ilan edenler. Bir de piyasadan aldığım duyumlar var ki onları burada paylaşmam uygun olmaz. Umarım yukarıdaki firmalar bu süreçten en az zararla kurtulurlar. Patronları bir şekilde paçayı kurtarır ama olan garibana oluyor böyle durumlarda.

Ara Zam Yapan Firmalar:

Adı konmayan bu ekonomik krizde herkesin cebindeki para eriyip giderken çalışanlarını düşünen firmalar da yok değil! Onlar da çalışanlarını ara zamla desteklediler. Onları da zikredelim burada derim!

  • Siemens




  • Şişecam
  • Freşa İçecek
  • Saran Holding
  • Ecoplast
  • Uludağ İçecek
  • Modanisa
  • Vatan Bilgisayar
  • Birevim
  • Yemeksepeti
  • Tecde Grup (Çetin Cıvata)
  • Ericsson Türkiye
Yukarıdaki firmaları tebrik edip plaket vermesi lazım devletin! Ama devlet kriz olduğu gerçeğini görmezden geldiği için bu çok güzel hareketleri de görmezden gelecektir. Benim atladığım sizin gözünüze çarpan veya bildiğiniz firmalar var mı konkordato ilan eden veya ara zam yapan? 

Çarşamba, Eylül 26, 2018

Kocaeli'de Lavaboda Poğaça!

Eylül 26, 2018 22
Kocaeli'de Lavaboda Poğaça!
"Ne biçim bir başlık ya hu bu? Ne anlatacak gene bu ReHiTu bize? O sıkıcı yazılarından birini mi okuyacağız şimdi yine?" diyenlere de demeyenlere de selamlar olsun!


Uzun zamandır Türkçe Hataları konusunda yazmıyordum. Ancak gördüğüm hataları da fırsat buldukça fotoğraflayıp depoluyordum yazarım bir gün diye. Bu yazıda 3 yazım yanlışından bahsedeceğim ve bunların doğrularından başlıktaki gibi bir cümle uydurdum! İlginizi çekip de geldiyseniz amacıma ulaşmışım demektir. :)

Önce ilk kelime ile başlayalım çünkü en çetrefillisi o! 

* "Kocaeli'de" mi, "Kocaeli'nde" mi?

Bugün attım yukarıdaki cikciklemeyi. Orada asıl değindiğim konu ise bambaşka idi. Kocaeli'deki iki yerel gazeteden biri, Takvim gibi baştan savma habercilik yapmış ve hangisinin doğru haber olduğunu sordum. Henüz cevap gelmedi ama birinin "Kocaeli'de", diğerinin "Kocaeli'nde" yazması beni bu yazıyı yazmaya itti.

Açıkçası bu Kocaeli, Davutoğlu, Sultandağı, Çınaraltı, Nişantaşı, Eminönü gibi sonları ünlü ile biten ve isim tamlaması şeklinde olan özel isimlerin sonlarına gelen eklerin yazılışları hakkında kesin ve kat'i kurallar yoktur. "Kocaeli'nde"yi doğru kabul eden dil bilimciler olduğu gibi "Kocaeli'de"yi doğru kabul edenler de var. Hepsinin de ellerindeki argümanlar kuvvetli. Adamları okusanız veya dinleseniz her iki tarafa da hak veriyorsunuz.

Peki ben neye göre mi "Kocaeli'de"yi doğru kabul ettim? Ben bu tarz kullanımlarda kullanım kolaylığına ve kulağımı tırmalamamasına bakıyorum. "Kocaeli'nde" benim kulağımı tırmalıyor mesela. Tam tersi olarak "Sultandağı'nda" doğru kullanım gibi gelirken "Sultandağı'da" kulağımı fena halde tırmalıyor. Anladınız siz meseleyi! :)

* Lavobo mu, lavoba mı, lavabo mu?

Dilimize Fransızca'dan giren bu kelimeyi doğru kullananların sayısı gün geçtikçe artıyor sanki. Siz ne dersiniz? Aşağıda hem Türkçe hem de İngilizce kamu spotu tarzı uyarıda bulunan levhada iki yanlış kullanımını birden görebiliyorsunuz. Türkçe kısmında başka bir arkadaş düzeltme yapmış ama İngilizce tarafına karışmamış! :)

Adam "medeniyet"in İngilizcesi daha zor olmasına rağmen yazmış ama nedense "sink" veya "washbasin" yazmaktan imtina etmiş. Türkçe bırakmış veya İngilizcesinin aynı olduğunu düşünmüş.


* Poğaça mı, Bohça mı?

Aslında iki kelimenin de yazılışı doğru. Ancak siz gidip de "bohça"yı simitle yan yana kullanırsanız bir gariplik vardır deriz!


Afyonkarahisar'da bir ekmek dolabında "Bohça - Simit Bulunur" yazıyor. "Poğaça"dan bahsettiği belli ama...

Poğaça kelimesini de "poğça", "pohaça" şeklinde yazanlar da var! Onlara buradan sesleniyorum! O yanlış kelimelerin hepsini koyun bohçanıza ve atın çöpe lütfen!

Bu arada Afyon Ekmek firmasında 250gr ekmek 1,00₺ imiş ben bu fotoğrafı çektiğimde. Şimdi baktım tam 1 ay önce çekmişim. Acaba hâlâ 1,00₺ midir yoksa zamcık gelmiş midir? Sizin orada kaç ₺ ekmek?

Pazartesi, Eylül 24, 2018

Haberciliğin Yüz Karası: Takvim Gazetesi

Eylül 24, 2018 14
Haberciliğin Yüz Karası: Takvim Gazetesi
Takvim Gazetesi son zamanlarda gözüme çok batmaya başladı. Adamlar yandaşlıktan ne yapacağını şaşırmış durumdalar. Doğru bir tanedir ve bunu kabul edersin. Eğriyi doğru kabul ettirmek için niye yüzlerce takla atıyorsun ki?


Takvim'i önce zamcik.blogspot.com adresinde yazdım. Adamlar sürekli "emekliye şu kadar zam geliyor", "emekliye 3 ayrı zam birden" gibi başlıklar atarak tabiri caizse emeklinin gazını alıyor. Sonuç ise sıfır. Emekliye ve emekçiye enflasyon oranlarının altında ezilecekleri zamcıklar geliyor, gelecek sadece.

Takvim bu sıralar hükümeti zam çukurlarında yalnız bırakmamak için "Fırsatçıyı Bildirin" adı altında bir hizmet başlatmış ve insanlar kendilerince "fırsatçı" gördüklerini buraya şikayet ediyorlar. Takvim de bu 3-5 gönderiyi sabah akşam farklı haberlerle okuyucuların önüne sunuyor. Dün sabah Twitter'da bu nasıl habercilik diye yazdım orada gözüme çarpan bir habercilik fiyaskosunu.

Takvim'in haberini gördünüz. Altına benim başka kaynaklardan öğrendiğim bilgiyi ekledim. Adamlar ne haberciliği biliyor; ne matematiği biliyor. Önlerine ne sunulursa araştırmadan, kendi zekaları çerçevesinde tartmadan paylaşıyorlar.

Asıl bomba; bu yazıyı bana yazdıran sözde zamcık fırsatçısını yayınlamaları ile patladı. Ne bunlara bu görseli gönderen matematik biliyor ne de bu görselleri alıp hiç araştırmadan paylaşan sözde Takvim habercileri matematikten anlıyor. Aslında olay matematik de değil sadece yaptığı işe özen göstermek. Bahsettiğim konu şu:

Takvim Gazetesi bu haberi şu şekilde yayımlamış:

"Faber Kartel

Zam ekibi uslanmadı. Bu furyaya süper marketler de katıldı. Faber Castel boyama önlüğünün indirimli fiyatı rafta 14.99 liraydı. Ancak kasada ödeme yapan vatandaş fişi görünce şoka uğradı. Çünkü aynı ürün için kendisinden 2 TL fazla alınmıştı."

Faber Castell Boyama Önlüğü'nün liste fiyatı 30,99₺ imiş. İndirimli fiyatı ise 14,99₺ imiş. Fişte ise 30,99₺ yazılmış ve altta Ürün İnd. bölümünde 16,00₺ indirim uygulanmış. Şimdi hesap makinemizi elimize alıyoruz ve 30,99₺ - 16,00₺ yapıyoruz çıkan sonuç benim hesap makinemde 14,99₺. Sizde de aynıdır diye düşünüyorum. Eee o zaman nerede, ne var? Hani 2,00₺ fazla alınmıştı.

2,00₺ fazla alındı muhabbeti de kesin şuradan çıkmıştır. Benim hanıma şu etiketi gösterseniz ve "Kaç liraymış bu boyama önlüğü?" deseniz "On dört lira" der. Kesinlikle küsuratları okumaz veya yukarıya doğru yuvarlayıp 15,00₺ demez. Bu abi veya abla da orada Ürün İnd. kısmında görünen 16,00₺'yi ürünün fişteki fiyatı kabul edip raftaki fiyatını da küsuratları saymadan 14,00₺ diye düşünmüş olacak ki 16,00₺ - 14,00₺ = 2,00₺ benden fazla alınmış diye ortalığı ayağa kaldırmış.

Sizin "Aha bir zam fırsatçısı yakaladım" fırsatçılığınız yüzünden ben burada sabah sabah bir sürü şey yazmak zorunda kaldım. Ha bu arada Takvim, "Faber Kartel" diye başlık atmış bu haberine. Burada Faber Castell'in hiçbir suçu günahı yok. Sırf kendince dikkat çekici başlık atmak için adamların günahını alıp dolaylı yoldan kul hakkına girmiş de oluyorlar. Suçsuzluğu ortaya çıkan CarrefourSa'nın zaten hakkına tecavüz etmiş oldular.

Siz böyle zam haberlerini Takvim gibi fırsatçılara değil de zamcik.blogspot.com adresine bildirin lütfen! :) Eee siz nasıl bilirsiniz bu Takvim'i? Zamlarla aranız nasıl? Var mı fırsatçılar etrafınızda?

Cumartesi, Eylül 22, 2018

Telegram Kanalındaki İlk Mesaja Ulaşma

Eylül 22, 2018 18
Telegram Kanalındaki İlk Mesaja Ulaşma
Telegram uygulamasından haberiniz vardır diye tahmin ediyorum. Haberi olmayanlar için biraz bahsedebiliriz. WhatsApp gibi anlık mesajlaşmalar için kullanılabilen ve daha güvenli bir ortam sunan bir mecra diyebiliriz kısaca. Bazıları ByLock gibi bir uygulama sanıp kullanmaktan imtina ediyor ancak böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası yok!

Telegram üzerinde kanallar var. Bu kanallar sâyesinde kanal sahipleri abonelerine yayınlarını iletebiliyorlar. Türkiye'de bildiğim çok aktif kullanılan kanallar yok. Benim bizzat takip ettiğim 2 kanal var. Bir tanesi Adam Danyal diye bir adamın kanalı ki kendisi yeni teknolojik ürünleri, inovatif ürünleri sosyal medyalarda paylaşır. Şu an kanalında 9998 abone var. Bir göz atmak isterseniz şuradan ulaşabilirsiniz: https://t.me/adamdanyal

Diğer takip ettiğim kanal ise Akademi Dergisi'nin Telegram kanalı. Ona da şuradan ulaşabilirsiniz: https://t.me/AkademiDergisi Akademi Dergisi'nin abone sayısı ise şu anda 1439.

Bir de bu yazıya başlamadan dakikalar önce kendi açtığım bir kanal var ki takip etmenizi özellikle isterim. Devir Tasarruf Devri! başlıklı yazımın da etkisi ile sıkı bir Donanım Haber Sıcak Fırsatlar takipçisi olarak açtığım kanalın adını Sımsıcak Fırsatlar koydum. Kanal şurada: https://t.me/simsicakfirsatlar Şu an sadece 1 takipçisi var. O da ben :) 

Sıcak Fırsatlar konusunu uzun zamandır Donanım Haber'den takip eden biriyim. Bazı ürünleri çok uygun fiyatlara mâl ettiğimi gören eş dost sorar nasıl becerdiğimi ve kendisine haber vermediğim için sitem ederdi. Ben de zamanında Facebook'ta grup olarak açtım ancak ilgilenemedim. Hatta onu yaptığımda da burada duyurmuştum şu yazımla. Buradan da anladığınız üzere hem blog açıp kapatma hem sosyal medyadaki diğer girişimlerimde maymun iştahlıyımdır. :)

Neyse biz gelelim asıl konumuza! Bir Telegram kanalına abone oldunuz ve paylaşımları çok beğendiniz. Ben bu kanalı en başından beri bir okuyayım diye düşündünüz ve kanalın ilk paylaşımını bulmaya çalıştınız. Eğer sürekli paylaşım yapılan bir kanalsa bunu geri giderek bulmak ölüm gibi gelir insana. O yüzden şu basit yöntemi kullanarak o Telegram kanalındaki ilk mesaja ulaşabilirsiniz:

Kanalın içinde iken sağ üstteki 3 noktaya tıklıyorsunuz ve "Search" seçeneğini seçiyorsunuz. Buraya "Telegram" gibi bir arama terimi yazabilirsiniz. Çünkü muhtemelen kanal ilk açıldığında "Telegram kanalımıza hoşgeldiniz!" diye bir giriş yapmış olabilir. 

Ancak "Telegram" araması size bir sürü sonuç getirecektir. İlk mesaja gitmek adına arama ekranı açıldığında ekranın sol altında beliren takvim ikonuna tıkladığınızda burada çok eski bir tarih seçebilirsiniz. Yılı 2010 seçin olsun bitsin! İşte şimdi Telegram'daki ilk mesaja ulaştınız! Tebrikler!

Sizin önerdiğiniz Telegram kanalları var mı?  Varsa yazar mısınız yorum olarak. Önerilerinizi bekliyoruz...

Pazar, Eylül 16, 2018

Devir Tasarruf Devri!

Eylül 16, 2018 29
Devir Tasarruf Devri!
Bir önceki yazımda bahsetmiştim. Hicrî yeni yıla başladığımız şu günlerde yeni yıl kararları alıp "tasarruf tedbirleri uygulayacağım" demiştim. Diğer aldığım kararlar için şuraya tıklayıp ilgili yazımı okuyabilirsiniz.

Tasarruf tedbirlerini uygulama kararımı çevremdeki herkese de tavsiye ediyorum. Merkez Bankası'nın aldığı faiz yükseltme kararı da maalesef istenen etkiyi göstermedi ve göstermeyecek de. Yanlış anlaşılmaktan ve linç edilmekten korkarım ("başıma bir şey gelmeyecekse eğer" de denir bu durumlar için) ancak ne bizim ülkemizin ekonomisi ne de diğer ülkelerin ekonomisi iyiye gitmeyecek ve özellikle 2019 çok zorlu geçecek. Bunun sonucunda belki de beklenen 3. Dünya Savaşı (Armageddon / Melhame-i Kübrâ) da çıkacak. 

Siz de farkındasınız sürekli bir şeylere zam geliyor. Bu hafta 1 birim para ödeyerek aldığınız ürünü sonraki hafta 1,2 birim ödeyerek alır hâle geliyoruz. Hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Bunun yanısıra maaşlarımız (cebimizdeki paramız) gün geçtikçe eriyor. İşten çıkarmalar artıyor. Maaş zammı geldiğinde kesinlikle istenilen oranlarda bir zam göremeyeceğiz. Gerçek enflasyonun çok çok altında bir zam olacak. O yüzden herkes kendi çapında tasarruf tedbirlerine başlasın. Bu konularda sürekli yazılar kaleme alan Görkem CAN Ağabey'in şu yazısını tavsiye ederim sizlere. Tıklayın.

Ben bu zam konularına da değinmek için kendi çapımda zamcik.blogspot.com 'u açtım. Orayı da arada ziyaret ederseniz sevinirim. Belki yayınlanmasını istediğiniz zam haberleri de olur!


Dedim ya her şey gerçekten ateş pahası! Dün marketten oğlum için ıhlamur alayım dedim, Akıncılar Bitki Çayları markasına ait 20gr ürün 4,50₺. Bu tarz ürünlerde fiyat sağlaması yaparım ben. Şu ıhlamurun kg fiyatı 225,00₺'ye geliyor. Ne kadar da pahalı değil mi? İşte böyle durumlarda mecbur kalmadıkça bu ürünü asıl yerinden yani aktarlardan almak gerekiyor! Bedavaya çözebiliyorsan o daha iyi tabii.

Sizlerin son zamanlarda karşılaştığı fiyatı yukarı yönlü düzenleme yapılan ürünler var mı? "Yukarı yönlü fiyat düzenlemesi" ne güzel bir isim tamlaması değil mi? Zam yerine "fiyat güncellemesi" demekten daha havalı! Sizler tasarruf tedbirleri uyguluyor musunuz? Uyguluyorsanız bizimle paylaşabileceğiniz tedbirleri yorum olarak belirtir misiniz?

Kemerleri sıkmaya devam ederken blogları ihmal etmeyin lütfen! Okunma oranları düşüyor; üzülüyor insan! :)

Pazartesi, Eylül 10, 2018

Yeni Seneniz Mübarek Olsun!

Eylül 10, 2018 12
Yeni Seneniz Mübarek Olsun!
Bu gece akşam namazından itibaren 1 Muharrem 1440 yılındayız arkadaşlar! Öncelikle yeni seneniz mübarek olsun! Geçtiğimiz senede işlediğimiz kötülükleri Rabbimiz affetsin. Yeni senede her hareketimiz iyilik üzerine olsun!


Eski yılın son gününde ve yeni yılın ilk gününde yapılacak bir takım ibadetler vardı. Bu yazıyı önceden yazsam onlardan bahsetmek isterdim ancak maalesef geç kaldım. Seneye onlardan bahsedeyim en iyisi.

Yeni senede benim uygulamak istediğim bazı kararlarım var. Sizlere onlardan bahsetmek istiyorum.

  • Sözde değil özde müslüman olmak için daha fazla gayret sarfedeceğim.
  • Tasarruf tedbirleri uygulayacağım.
  • Dışarıda daha az yemek yiyeceğim.
  • Kilomun kontrolünü elime alıp en az 10kg vereceğim.
  • Aileme daha fazla vakit ayırmaya devam edeceğim.
  • İşimde daha başarılı olmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım.
  • Eskisi gibi hiçbir şeyi kafaya takmayacağım; kendi tabirimle 5 liralık şey için 5 bin liralık üzülmeyeceğim!
  • Blogumda daha aktif olmaya çalışacağım ancak bunları yaparken ailemi ihmal etmeyeceğim.
  • Bugünün işini yarına ertelemeyeceğim.
  • Davama daha çok sahip çıkıp; daha çok hizmet etmeye gayret edeceğim.
  • Sevdiklerimi üzmeyeceğim; daha çok arkadaş biriktirmeye gayret edeceğim!
  • Günlük vazifelerimi aksatmamaya gayret edeceğim.
  • Satış için gittiğim yerlerde en yüksek başarı oranını yakalamaya çalışacağım.
  • Günde en az 5 sayfa Kur'ân-ı Kerîm okuyacağım.
Aklıma gelenler bunlar oldu bu saatte. Aslında her bir maddeyi detaylıca açıklamak isterdim. Yazılı bir ön hazırlık yapmadan yazan biri olduğum için böyle oluyor. Affınıza sığınıyorum. 

Tekrar hicrî yeni yılınızı kutlar; hayırlara vesile olmasını temennî ederim...

Cumartesi, Eylül 08, 2018

869 ile Başlayan Her Ürün Türk Malı mı?

Eylül 08, 2018 14
869 ile Başlayan Her Ürün Türk Malı mı?
Bu yazıyı yazmakta çok çok geç kaldım ancak şu yazımda da bahsettiğim üzere gündemi yakalamakta çok zorlanıyorum. Hatırlarsanız Dolar ve Euro'nun çok yükseldiği bayramdan önceki hafta milletimiz haklı olarak Türk malı ürünlere yönelelim dediler ve gerek sosyal medyada gerekse geleneksel medyada Türk malı ürünlerin özelliklerinden bahsedildi. Burada verilen yanlış veya eksik bir bilgi vardı ki o da barkod numaraları ile ilgili olan kısımdı.

Ürünlerin üzerindeki barkod numaralarından ürünün hangi ülkeye ait olduğunu anlayabiliyoruz ancak burada yanlış ve eksik bildiğimiz bir konu var! Maalesef internette herkesin paylaştığı "869 barkod numarası ile başlayan ürünler ülkemizde üretilmiştir; yerli malıdır" bilgileri kesinlikle yanlış! Yanlış demeyip de eksik de diyebiliriz! Detaylarını aşağıda belirteceğim!

Öncelikle bu yazımı LinkedIn'de takipleştiğimiz Kadir GENÇ Bey'e verdiğim söz dolayısıyla yazdığımı belirteyim. Kendisinin paylaşımının altına bu bilginin yanlış olduğunu yazıp açıklama yapmıştım. O da doğrusu hakkında siz bir paylaşım yapın da ben de onu paylaşayım demişti. Üzerinden 3-4 hafta geçti ve ben ancak paylaşabiliyorum. Kadir Bey acaba paylaşmış mı diye ara sıra profilime girmese bu konuda yazmayı da unutacaktım!


Şimdi gelelim daha fazla uzatmadan asıl konumuza! Evet yorumda da yazdığım gibi 868 veya 869 ile başlayan her ürün Türkiye'de üretilmemiştir. Barkodlama sistemini iyi anlamak gerekiyor. Bunun için ben lafı çok evirip çevirmeyeyim de sözü ülkemizde bu barkodlama sistemiyle ilgilenen TOBB GS1 Türkiye'nin sayfasındaki şu açıklamaları alıntılayarak noktalayayım:


869 ile başlayıp Çin'de üretilen bir örnek göster bize mi diyorsunuz? Buyurun o da burada!


Her konuda bilgi kirliliği o kadar fazla ki kendiniz hakkında bir bilgi paylaşırken bile emin olmak için düşünüp bekliyorsunuz! O derece bir bilgi kirliliği var sosyal medyada! O yüzden hiçbir şeyi kendiniz tam manasıyla araştırmadan paylaşmayın! 

ReHiTu kamu spotu tadında paylaşımlarına devam edecektir! :) Takipte kalınız!

Salı, Eylül 04, 2018

Tavsiye Blog: Dilciyizz.com

Eylül 04, 2018 17
Tavsiye Blog: Dilciyizz.com
Hatırlayanlarınız vardır; daha önce bloguma yazmışımdır. Ben İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Lisede YDA dedikleri (Yabancı Dil Ağırlıklı) dil bölümünde okuduktan sonra 2006 - 2010 yılları arasında İstanbul Üniversitesi'nde okumuştum. İlk bloglamaya da üniversite yıllarımda başlamıştım. Aslında ondan önce de lise dönemlerinde eğer blog sayılırsa MSN Spaces'larda takılıyordum. Şimdiki gençler bilmez tabii bu MSN Spaces'ı falan! :)

Neyse dediğim gibi asıl blog alemine üniversite yıllarımda Kelimelerin Soyağacı ile başlamıştım. Laf lafı açıyor... Kelimelerin Soyağacı deyince aha da şurama (yazar burada yumruk yaptığı elini böğrüne birkaç defa vurur) bir şey oturuyor gibi oluyor! Birkaç gün önce bu yaramı deşti zaten İpekBöceği
Bir neyse daha! Gelelim asıl konumuza! Ben giriş yapmak için anlatıyordum hep yukarıdakileri! İşte o üniversitede okuduğum dönemlerde de şimdi tanıtımını yapacağım dilciyizz.com gibi İtalyanca ve diğer dillere yönelik bir şeyler yapma hevesim vardı. Hatta dilciyiz.biz alanadını almıştım ve dilci arkadaşlarıma bunun üzerine bir forum kuralım demiştim de kimse ilgilenmeyince hevesim kursağımda kalmıştı!

Eveeet! Dilciyizz.com'un sahibesi Hatice DURMAZ Hanım. Kendisi İstanbul Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı mezunu. Facebook ve Instagram'da @genelarapca kullanıcı adıyla sayfaları da var! Bu sayfalarda takipçileriyle çoğunlukla Pratik Arapça ve bazen de İngilizce bilgiler paylaşıyor!

Hatice Hanım da benim gibi içerik üretmeyi ve başkaları ile paylaşmayı seven biri olduğu için bir de Dilciyizz.com'u açıyor ve burada bir dili öğrenmek isteyen herkesin aklına takılan soruları cevaplandıracak şekilde yazılar kaleme alıyor! Kendisi aynı zamanda yeminli tercüman olduğu için yine bu alandaki bilgi birikimini takipçileri ile paylaşıyor! Son yazısında ülkemizde Dil ve Edebiyat Bölümlerinden birinde okumanın artıları ve eksilerini paylaşırken benim bir yorumumu da alıntılamış! 

Dilciyizz.com henüz yolun boşunda. Umarım daha fazla içerikle bundan sonra daha fazla takipçiye ulaşıp daha fazla kişinin hayatına olumlu bir şekilde dokunur! Kendisine blog dünyasında başarılar diliyorum! 

Dilci olmak istiyorsanız Dilciyizz.com

Pazar, Eylül 02, 2018

Kendi Aracınızla Yurt Dışına Çıkmak Artık Çok Daha Kolay!

Eylül 02, 2018 0
Kendi Aracınızla Yurt Dışına Çıkmak Artık Çok Daha Kolay!


                                          
Kendi aracınızla yolculuk yapmak gibisi yok! Dilediğinizde mola verirsiniz, canınızın çektiği gibi yemek yersiniz. Gittiğiniz yeri bir turist değil, gerçek bir gezgin gibi keşfedersiniz.
Üstelik aracınızla yurt dışına çıkmak için yapmanız gereken işlemler de her geçen gün biraz daha kolaylaşıyor. Bugünlerde, yeni tip bir çipli ehliyete sahipseniz, Yeşil Kart Poliçenizi yaptırarak sınırı kolayca geçebilirsiniz. Üstelik artık bunu yaptırmak için bir yere gitmeniz, belgelerin peşinde koşmanız da gerekmiyor.
Anadolu Sigorta, Türkiye’de ilk defa Yeşil Kart poliçesini online olarak alma imkanı sunuyor. www.anadolusigorta.com.tr adresini ziyaret edip, plakanızı ve TC kimlik numaranızı girerek işlemi onayladığınız takdirde poliçeniz kapınıza kadar geliyor. Size de seyahat rotanızı çizmek kalıyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Cumartesi, Eylül 01, 2018

Gündem Çok Hızlı Değişiyor!

Eylül 01, 2018 15
Gündem Çok Hızlı Değişiyor!
Ben bu gündemin çok hızlı değişmesinden çok şikayetçiyim! O kadar hızlı değişiyor ki ben daha o konuyla ilgili birkaç kelam edemeden başka nur topu gibi bir gündemimiz oluyor. Aslında bir gündem değil birkaç gündem oluyor bizim ülkemizde. Biz sosyal medya kullanıcılarının ve özellikle blogcuların da kalemine mürekkep olur aslında bu gündemde yaşananlar ancak ben yetişememekten şikayetçiyim!

Gün içinde bilgisayar başında oturduğum bir işe sahip değilim! O yüzden mesai saatlerinde bilgisayar kullanamıyorum! İşime olan saygımdan ve yoğun çalıştığımdan dolayı işteyken şahsî olarak telefon kullanımını da çok abartmamaya çalışıyorum. Gündemden bir şeyler öğrendiğimde "Bana buradan ekmek çıkar" mantığıyla o gündeme ait öğeyi Google Keep'e veya bir kenara veya o an kullandığım sosyal medyanın kendi kaydetme özelliğini kullanarak kaydediyorum ancaaaakkk...

Ancak her akşam veya sabah evde bilgisayar kullanmaya vaktim olmayabiliyor. Daha önce de yazmıştım oğlumla ve eşimle vakit geçirdikten sonra kalan süreçte açmaya çalışıyorum bilgisayarı. Açamadığım zamanlarda da gündemi ıskalıyorum ve ben bilgisayar başına oturana kadar o gündem maddesi unutulmuş bile uluyor! 

Geçen hafta ülkemizde yine bir sürü olaylar oldu ve ben yine bir sürü konuya yetecek kadar hazırlıklıydım ancak vakit yokluğundan o konulara değinemeyince treni kaçırdım. 

Her bilgisayarı açtığımda önce maillerime bakıyorum sonra takip ettiğim site ve blogların yeni yazılarını okuyorum. Mesela bu sabah 350 yazı okudum 2-3 saat içinde. Bunlardan yaklaşık 250 tanesi blog yazısı idi. Bu mail ve site okumalarım bittikten sonra yazı yazmaya vaktim oluyor ancak o vakit de orada bitiyor zaten! 

Ayrıca içerik ürettiğim sadece bloglarım yok; bloglarımın yanısıra Facebook sayfaları ve çeşitli sosyal medya hesaplarım da var. Oralarla da ilgileniyorum derken internetin hayatımızdan çaldıklarının farkına varamıyoruz! İnternetin bize kattığı da bir sürü şey var muhakkak ancak orta yolu koyvermemek gerekiyor. 

Siz değerli blog yazarı arkadaşlarım benim yukarıda yazdıklarıma katılıyor mu acaba? Siz yakalayabiliyor musunuz gündemi? Yakalarsanız haber verin de hep beraber girişelim kendisine!